img

Levent Kemal

29 Mart 2014 09:59

İhanet Sarmalı ve Genel Müdür Müebbet Yer mi?


Amerika 11 Eylül'ü yaşadığı gün Başkan Yardımcısı Cheney daha önceden “hard conditions” zeminde oynanmış bir oyun teorisini icra etti. Kamplarda ve yüksek güvenlikli sığınakların eş modelleri içinde gerçeğe en yakın şekilde prova edilen bir “oyun teorisi” idi bu. Bu oyun Cheney'e Amerikan derin devletince öğretilmişti.

Benzer bir durum daha da geçmişte Fransa – Prusya savaşları için uygulanmıştı. Fransız generaller en kötü şartları gözönüne alarak düşüncelerini ifade etmişlerdi. Yine de başaramadılar. Çünkü bir oyun teorisinde “sadece en kötüler değil tüm şartların hesaplanması” gerekir.

Büyük bir ihanetle gündeme gelen Dışişleri bakanlığındaki dörtlü toplantı ise gerek Cheney'nin gerek Fransızların gerçekleştirdikleri oyun teorileri nden farklı. Zira 11 Eylül'de gerçekleşen olay Cheney'nin “ready continent” senaryosuna benziyor. Hakeza Fransızlar gibi hali hazırda açık bir cephe de yok. Bu bakımdan gayri nizami harp taktiğine dayalı acil bir duruma karşı oynanıyor.

Kimilerinin köşelerinde ya da televizyonda çıkıp konuştuğu gibi vinçle çekseniz kalkmaz ağır kavramlarla konuşulmaz oyun teorilerinde. Tavşan sadece tavşandır. Ya da “Efendim bakınız” gibi yalı efendilerinin efemine tavrı da olmaz. Taş taştır, kaldırılması gerekiyorsa nasıl olacağı üzerine konuşulur.

Kayıtlarda da tam bu var. Bir siyasetçi bir bürokrat bir general ve istihbarat müsteşarı bunu konuşuyorlar. IŞİD örgütünün tehditini. Nitekim, devleti al kağıt ver kağıt sanan, pişpirikte bile riske girmekten kaçanlar kıyameti koparıyor. Kendi askerimizi öldürecekmişiz! Öküz de öküzdür demek istiyorum bunu diyenlere!

Bir devletin stratejik planlarını masada bir harita, elde bir cetvel bir pergel ve ağdalı kelimelerle yapılacağını sanan bu ulusolcu kesimin stratejik sığlığının nedenini de öğrenmiş olduk bu ihanetle. Adamların bir anlamda beyin fırtınası diyebileceğimiz “oyun teorisi”nden haberleri yok.

Bakınız dünyanın en etkin haberalma kuruluşları analist olarak alacağı kişileri belirli sürelerde verili bir oyun teorisine tabi tutuyor. Diğer yandan sıcak ya da soğuk, psikolojik ya da değil; nizami ya da gayri nizami olsun harp veya potansiyel temas tehlikelerinde dünyanın her devletinin ilgili birimleri bunu yapar. Yaparken de her türlü nizami ya da gayri nizami teknik masaya yatırılır.

Sözkonusu olan durum da zaten bir yanı ile Uluslararası hukukun da alanına girdiği için tartışılan meşruiyet noktası. O noktada istihbarat müsteşarının verdiği örneğin önünde ve arkasında buna gerek olmadığını açıklayan ifadeler zaten var.

Tüm bunlar gözönüne alındığında vahim olan kayıtta konuşulanlar değil! Kaydı alıp “pazara çıkanlar”ın halidir! İhaneti algı ile süsleyip bu ülkeye yedirmeye çalışmalarına zaten değinmiyorum!

Lakin bu ihanetin arkasından bu “pis yemeğe” çalakaşık girişenlerin bu ülkenin iktidarına talip olan siyasal “varlıklar” olduklarını görmek beni endişelendiriyor. Alıştıkları Boğaz Yalılarındaki ağdalı ve içi boş fragman cümlelerle, kavramların sığ kibarlığı ile kendilerini üstün zannedenlerin aslında ne kadar geride olduğunu gördük bu ihanetle!

Aynı zamanda dış destekli paralel yapının istihbarat teşkilatımız içindeki darbeci – Aydınlık kanadı ile olan temasını da gördük! Gerçekten aptal olanlar dışında kimse “hani nerede” demesin. Aptala yatmak serbest olsa da Suriye güdümlü ve Esad yandaşı politikaları kimin sürdürdüğünü, Suriye üzerinden hükümeti ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kimlerin hedef aldığı biliniyor. Paralel klik Suriye meselesini El Kaide üzerinden servis ederken darbeci – Aydınlık kliği ideolojik ve etnik bir zeminde servis ediyor.

İki sığ, seçkinci, cahil ve hain grup ihanet noktasında birleşiyor. Üstüne de muhalefet genel müdürü bu grupların kanallarından birine çıkıp “devletin vicdanı olan bazı kurumlar”ın kendisine bilgi aktardığını ifade ediyor. Aktaranın da kendisinin de suç işlediğinin farkına varamayacak kadar ahmak!

Ama ahmaklığı kırk yılda bir de olsa işe yarıyor, genel müdür bu ifadesi ile daha önce “nerede bu paralel yapı, hani” sözünün tam tersini söylemiş oluyor! Eğer kurum gerçekten devletin kurumu ise size gelip “rapor, tape, bilgi” vermez. Veriyorsa devletin içinde ayrı bir çalışma yürütüyordur ve suçludur! Siz de eğer adamsanız o geldiğinde onu kovar ve devlete bilgi verirsiniz, merhum Muhsin Başkan gibi! Ama adam değilseniz onunla işbirliği yaparsınız, o zaman siz de suçlusunuzdur!

Devletin içinde devletin stratejik merkezlerini, toplantılarını dinleyenler ve bunu dünyaya servis edenlerin kimler olduğu ve ihanetleri apaçık ortada ve onlara yardım ve yataklık eden muhalefet de! Muhalefetin lideri de!

Mesela muhalefet lideri hakkında soruşturma açılmalı ve TCK 327. madde ve ardı sıra gelen iki madde üzerinden yargılanması gerekmektedir zira “devletin vicdanı” olan kurumların kim olduklarını açıklamazsa TCK 327'de geçtiği üzere “(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibariyle, gizli kalması gerekn bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Fiil savaş sırasında işlenmiş veya devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet hapis cezası verilir” mi?

 

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu