img

Saliha EREN

27 Mart 2014 14:03

Münferit (Olmayan) Vak’alar


Uzun zaman önce hüsnüzannı adet edindiğimiz zamanlarda kulaklarımıza gelen şeyler vardı elbette.

Mısır’daki arkadaşlarınız Türkiye’de misafir edecekleri Mısırlı öğrencinin ailesine, Türkiye’nin ne kadar tehlikeli bir ülke olduğunu, çok içki içildiğini, sokakların hiç güvenli olmadığını anlatabiliyordu... Ki kızcağız sonradan Türkiyede devam ettiği eğitimi sırasında cemaat evinden ayrılmak istediğinde ailesini çok güç ikna ediyordu.

Washington’da kurulacak bir MÜSİAD temsilciliği için oradaki TUSKON temsilcileri  “orada biz varız, ne gerek var” diyebiliyordu devlet yetkililerine.

Aynı TUSKON ekibi Başbakanlık’ın desteklediği yerli bir düşünce kuruluşu olan SETA’dan gelenlere “Yine mi siz, bu sefer kaç kişi geldiniz” diyebiliyordu bir etkinlikte.

Amerika’da bulunan, yönetimi hizmete bırakılan bir okulun ( American Islamic Collage) temsilcileri, açtıkları standda Türkiye ve hükümeti kötüleyebiliyordu geçen Ağustos ayında…

Bazı ülkelerde sadece İngilizce, Fransızca gibi yabancı diller öğretilirken okullarda, seçilen birkaç öğrenciye Türkçe öğretilip  olimpiyatlarda  gösteri yapılabiliyordu.

Bir Uzakdoğu ülkesinde, devlet görevlileri tarafından göz altına alınan arkadaşlarınız, normalde  yanyana gelmeye imtina ettiğiniz başka yardım kuruluşunun adını vererek  kurtulabiliyordu…

Bir mütevelliniz, bir ablanız, bir hocanız burs aldığı, kurban topladığı kişiler kendisinin baskısından rahatsız olunca “ ama bu Allah rızası” diyordu.

Biz bugüne kadar hep sustuk. Hep bunlar "münferid vakalardır" dedik. Kişilerin hatalarıyla koskoca bir camiayı zan altında bırakmak hoş olmaz, bize yakışmaz dedik.

Farkettik ki münferid değilmiş olanlar.  O istişare toplantılarında tebliğ edilen talimatları yollayan “ÜST AKIL” varmış hepsinin arkasında.

Ve şaşırarak izliyoruz sizi. Türkiye’yi hedef alanlara tuttuğunuz alkış kahrediyor bizi.

Arkadaşlar, sevgi emek demişti yıllar önce bir arkadaşım. İnsan emek verdiği şeye bağlanır. Anlıyorum sizin gönülden bağlandığınızı bu hizmet hareketine. Ama bu önünüze konulan senaryolara gözü kapalı inanmanızı, yaşadığınız akıl tutulmasını açıklayamıyor.

Mesela devamlı atıfta bulunduğunuz binlerce km ötedeki vatan evlatlarının, mesela Ürdün’de neden “Başbakana büyü yapıldığını” anlattığını, 40 bin yetime aile olan bir vakfı neden hedef aldığınızı açıklayamıyor…

Kardeşlerim, dostlarım, arkadaşlarım…

Hayatınızdaki emeği, katkısı ne kadar büyük olursa olsun her insan bir vesiledir. Hatırşinaslıkla bağlandığınızı bilsek de siz ne yapacağınıza karar verirken hocanıza değil, Efendimiz (s.a.v) in tavsiyesine uyarak kalbinize, vicdanınıza sorun.

Dışarısı çok gürültülü ama kalbiniz en sonunda hakikati fısıldayacaktır size

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Teröristbaşı Fetullah Gülen'in 17 Aralık darbe girişimi pişmanlığı
Türkiye
Akdeniz'de deprem meydana geldi!
Dünya
'Stockholm sendromu'nun son örneği: İşgalcisinin adını bebeğine verdi!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu