img

Levent Kemal

19 Mart 2014 13:22

Toplumsal Lobotomi Tercihi


Uzun uzun açıklamalar kavramlar, metodik ve spekülasyona açık paragraflar geldi aklıma

bu yazıyı yazmadan önce. Kurtulmak istedim, ama başaramadım kavramlardan. Çünkü gerçekler kimsenin işine yaramıyor. Ne yazık ki durum bu. Düşündükten sonra, etraflıca düşündükten sonra, bu yazının siyaset üstü olması gerektiğini anladım. Durum oldukça ahlaki ve gündelik siyasete kurban edilemeyecek derecede değerlendirmeye muhtaç.

Karşılıklı taraflar olarak takıntılı hale geldik. Kendi açımızdan baktığımızda ters bir şey görürsek karşı tarafa bağlama hastalığımız gelişti. Klasik ingiliz sosyalizmi ve onun kült eleştirilerindeki 'efendi' tavrı bizde bir takıntı (obsesyon) haline geldi. Herkes 'endişesini' gerçekleme, gerçeklerken de karşı tarafı suçlu ilan etme derdinde.

Gerçeği zorluyoruz, çekiştiriyoruz. Birden çok gerçeklik olduğuna dair fikirler atıyoruz ortaya. Alt metinleri, menkulleştirilmiş subjektivizmleri 'işte salt gerçek bu' diye karşımızdakinin kafasına zorla sokmaya çalışıyoruz. Sonuç; Sancho Panza şimdi bizim için endişeleniyor.

Tüm taraflarda bu hastalık var. Rubik'in küpü gibi evire çevire oynuyoruz gerçekle, kendi algılarımızla doğru bulduğumuzu gerçek ilan ediyoruz. Sanırım Diogenes'in mahçubiyeti ve isyanı da böyle başladı.

Formlara takılmadan, gündelik ilişkilerin ve uzamların faydacı deneyimlerini – genel geçer olmadıkları için – bir kenara iterek baktığımızda aslında bir gerçekliğin içinde olduğumuzu fakat bu gerçekliği gölgeleyen şeyin aslında 'kendi doğası' olmadığını görmek lazım.

Gerçek üzerine o kadar çok yargıda bulunuyoruz ki artık pozitif bilim yahut kutsal bağlamlarımız bile kimseyi ikna edecek durumda değil. Çünkü daha önceki süreçlerde herkes sözü tüketti. Oysa pek çok az kişi dışında kimse farkında değil, o sözler onların değil.

Bu araçsallaştırılmış durum ile sosyal seçim biçimlerimiz çeşitlenirken sosyal durum süzülmüş bir fenomenolojik saflaşmaya ilerliyor. Bu, gerçeği tapuladığını sanan tarafların oluşmasına neden olduğu gibi 'doğaya ait gerçek ortadan kalktığı için doğruyu da bireysel alana indiriyor'.

Aşırı hassas bilgi toplumu bireyinin gerçekliği ve doğruyu minimalize ve regüle etmesi ile hakikat ayrıttan, söylemsel bir güzellemeden öteye gitmiyor. Hücrenin kendisini yek ve kafi bir vücut yerine koyması ve buna uygun eşikte beklemesi ile umuma dair bir hakikatin kendisini gerçekleme olanağı da demokrasi de hürriyet ile açıklanamayacak derecede bir ben'ler çatışkısının ödevi haline geliyor. Bu anafor gerçeklerden, doğrulardan sonra ayrı ayrı ve/veya birbirine benzer hakikatlerin verili şekilde olup bitmesinden menkul ittifaklara neden oluyor.

Verili durumların nihayeti ile beliren durum da kendisini oluşturan önceki anaforu parçalayarak büyütüyor. Sonuç; sosyal manada motor davranışların bile yerine getirilmesinde zorlanma. Bir düşman okuması ihtiyacının periyodik olsun ya da olmasın tek tek bireyler ve bireylerin çıkar ittifaklarının doğrulanması için gerekliliği.  - Yine – Sonuç; Zizek şaşkın, Althusser intihar ediyor.

Ve yine en baştayız. Herkesin bir doğrusu ve gerçeği var.

Kimsenin yanlışı yok. Varsa da nezaketen.

Sonuç; yazar lobotomi tercihini gözden geçiriyor...

           

           

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
CHP gençlik kolları Beşiktaş'taki saldırıyla böyle dalga geçti
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
Kahire'de bombalı saldırı: 6 polis öldü

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu