img

Arzu CİHANGİR

28 Nisan 2013 14:58

Süleymaniye ve Halepçe’ye Pazarlama Merceği


Boynumda uzun ve şık bir Süleymaniye şalıyla kaleme alıyorum bu yazıyı. Genelde bu blogda gezi yazısı paylaşmam ama içine reklam, pazarlama ve sosyal medya sızmış bir gezi yazısına siz de hayır demezsiniz sanırım.

Bir süre önce Gazeteci ve Yazarlar Vakfı bünyesindeki Medialog’dan gelen “Kadın Gazeteciler Çalıştayı”na katılma davetini büyük bir heyecanla kabul ettim. Evvela etrafımdakilere Irak’a gidiyorum, dedim. Biraz biraz sürece alışınca Kuzey Irak yahut Süleymaniye demeye başladım. Ancak Süleymaniye Havaalanı’na ayak basınca buranın adının Kürdistan olduğunu gördüm diğer bütün gazetecilerle birlikte. Pasaportuma işlenen isim buydu. Bizim görmeye tahammül bile edemediğimiz renkler orada resmi bayrak olarak dalgalanıyordu. Haberlerden bildiğim bölge, zihnimde bir Afrika ülkesi ile aynıydı desem abartmış sayılmam.

Bu geziden 2 hafta önce Diyarbakır’a ve Batman’a gittim. En son 2000 yılında gittiğim Diyarbakır, barış süreci nedeniyle bahar bahar olmuştu. Sülüklü Han’da kahve, mırra keyfi, Sanat Sokağı’nda Asmalı Mescid havası, yüzlerce sahabi ile Ayvansaray’ı aratmayan, her gün biraz daha güzelliği ortaya çıkan kent. Belediyeciliği eksik, tarihi ve ruhu zengin asırlık şehir Amed’e, Süleymaniye öncesi gitmem çok iyi oldu.

Havaalanında bizi, ellerinde çiçeklerle süslü kıyafetli Kürt kızları karşıladı. Bu kadar süslü kıyafetleri biz de kına gecelerinde giyer kadınlar. Öyle renkli, allı pullu cumpullu. Hem Diyarbakır’da hem Süleymaniye’de insanlar gayet nazik, latif ve naif. Onca acı, işkence, savaş, yoksulluk hoyratlaştırmamış, aksine onları daha insan yapmış. Bizim tüm şımarıklığımıza, çaktırmasak da üstten bakmacılığımıza, bencilliğimize usul usul ders verir gibi.

Yüzlerce Türk firmasının yatırım yaptığını bildiğim Bölgesel Kürt Yönetimi’nde, outdoorlarda Beko reklamlarını gördüm ilk. Bizde ki reklamlarla eş zamanlı. Otel banyosu Vitra, sular Danone, peynirler Pınar, çikolatalar Ülker. Büyük firmaların yatırım iştahları küçük yatırımcılar için de yeşil ışık yakıyor böylece.

Öyle çok lüks araç var ki, insan şaşırıyor. Fakat en pahalı aracın 25.000 – 30.000 bandında olduğunu öğrenince şaşkınlık geçiyor. Haftada 1-2 kez hükumet bedava benzin de dağıtıyor. Bize ters yani:)

Konsolosumuz, Süleymaniye Valisi, Başbakan Yardımcısı hep aynı şeyi söyledi. Yatırıma ihtiyaç var. Yatırım ve iş için geleceklere inanılmaz kolaylıklar sağlanıyor. Temizlik işçisi sıkıntısı olduğu için Bagladeşlileri çalışıyor bol bol. İnşaat işlerinde ise Güneydoğu Anadolu’dan çok fazla işçimiz var.

Kadınlar güzelliğe meraklı. Yani bütün kadınlar gibi işte:) Fakat kuaför, güzellik ve estetik merkezi çok az. Bu konularda iş yapıyorsanız bölgeye gidip bir AR-GE yapın, derim. Altın çok gözde bir takı. Bu konuda yatırıma açık bir alan.

Yemekler konusunda yıldızımız pek barışmadı burada. Eti çok seven ben, önüme konan tepsi tepsi eti reddetmek zorunda kaldım. Baharat kullanmayı sevmiyorlar. Pilav konusunda çok başarılılar. Pilav çeşitlilikleri keşke Türkiye’ye de taşınsa. Mis gibi kokusu ile yasemin pirinçli, bademli, üzümlü pilavlarını özleyeceğim.

Coca Cola’nın, Pepsi’nin “Global düşün, yerel hareket et!” sloganı burada çok belirgin. Arap alfabesinin kullanıldığı bölgede içecek ambalajları da dile uyumlu tasarlanmış.

Süleymaniye’de ve Halepçe’de 2 müze var. Saddam’ın zulümlerinin, işkencelerinin şahidi isimler, fotoğraflar, videolar, insanlar, yapılar bir zamanların işkencehanelerinde müze materyali olmuş. 180 bin insan evlerinden alınıp, götürülüyor. Bir daha haber alınamıyor. Bu 180 bin kayıp için müzede her bir bireyi kırık aynalar temsil ediyor. Aynalara dokununca bile içiniz kırılıyor. Kim bilir nerede, nasıl yok oldular diye yüreğinize batıyor acı. Süleymaniye’deki müzenin odalarında, çok değil 10-15 yıl önce erkekler, kadınlar ve çocuklar ağzı açılmamış işkenceler gördüler. Çocukların tutulduğu odaya girip, duvarlara boylarının yeteceği yerlere çizdikleri anne resimlerini görünce duvara çarpıp, yere yığıldım. Kurşun gibi acılar…

Halepçe’ye geçiyoruz araçlarımızla. Yağmur yağıyor şakır şakır. Acılar ve gülüşler gibi keskin yağışlar burada. Birden bire kesiliyor yağmur, sıcacık oluyor hava, güneş yakıyor. Halepçe’deki rehberimiz Türk Okulları’nda okuyan ve çok güzel Türkçe konuşan Mihriban. Mihriban’ın babası 1988’de Musul’da öğrenciymiş. Acı haberi alıp, Halepçe’ye döndüğünde ailesindeki herkesin kimyasal bombalara yenik düşüp, acı çeke çeke öldüğünü öğrenir. Uzun süre konuşamaz. Ailesinden kalan tek resim Halepçe Soykırım Müzesi duvarlarında sergileniyor. Tam 5 bin insan saatler içinde öldürülüyor.

2 müzenin de profesyonelleştirilmeye ihtiyacı var. Bu konuda bile yatırıma ihtiyaçları var.

İnternete girmek sorun oldu çok defa. Buna rağmen orada gençlere “Facebook Gençleri” deniliyor olması beni güldürdü. Demek bizi görseler ne derlerdi? Başbakan Yardımcısı Barham Salih, sosyal medyada Türkiye’nin gelişmişliğini hayret verici bulduğunu, kendisini Twitter’dan çok fazla Türk’ün takip ettiğini, sosyal medyanın gücüne inandığını söylemesi de hoştu.

Genel anlamda reklam, imaj, tanıtım eksikleri var. İyi ve büyük ajanslara göz kırpıyor ülke.

Ülkede çok sayıda ve etkili Türk Okulu var. Okullar vasıtası ile yatırımlar konusunda danışmanlık alınabilir. Çünkü yıllardır oradalar. Bölge halkının kültür kodlarını iyi biliyorlar. Dillerine hakimler. Nelere, nasıl tepkiler vereceklerini öğrenmişler.

Yolculuğu Atlas Jet ile yaptık. Ferah feza koltukları, ikramları ve ilgili personeli ile benden tam not aldılar. Keşke daha çok noktaya uçsalar da bu konforu her yerde yaşasam, dedim. Teşekkür etmesem olmazdı.

Yolculuğumda 29 kadın gazeteci vardı. Orada da Kürt kadın gazeteciler ile tanışma şansım oldu. Kadın Gazeteciler Çalıştayı’nda, sosyal medya ve kadın konusunda küçük bir sunum yaptım. Onu da başka bir yazıya sakladım.

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Halep’te İnsanlık Ölmesin" kampanyası başlatıldı
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
Fransa'da İslam karşıtı saldırılar yüzde 500 arttı'

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu