img

Levent Kemal

23 Şubat 2014 06:46

Olağan Şüpheliler


MİT yasası değişiyor. Yurt içi ve dışı operasyon yetkisi geliyor.

Birileri telaşlı! Birileri veryansın ediyor! Muhaberat devleti oluyoruz, diyorlar. Daha dün gidip Esed'e bağlılık sunanların bunu söylemesi ne kadar 'ahlaki', bunun yorumunu siz yapın.

Neden bu kadar karşı çıkıyorlar? Sıkıntıları ne?

Bunlar olağan şüpheliler oldukları için sıkıntılılar. MİT yasası değişince eskisi gibi cirit atamayacakları için telaşlılar!

Hatırlayın, bugün MİT yasasına karşı çıkan odaklardan CHP'nin içinde ajanlar var!

Milletvekili hem de!

Hem de 'insan hakları komisyonunda' görevli!

Kim bu isim Sezgin Tanrıkulu!

CHP genel başkan yardımcılarından olan Tanrıkulu için ABD Ankara Büyükelçiliği'nin 5 Temmuz 2006 tarihli bilgi notunda 'kontak kişi' deniyor. Tanrıkulu, Diyarbakır Baro başkanı iken gerçekleşen Kürt meselesi hakkındaki bir konferansa dahil bilgileri iletiyor elçiliğe.

Daha sonra ise tarihin garip bir cilvesi mi desek aynı Tanrıkulu geçtiğimiz aylarda Barzani'yi düşman ilan ederken 21 Haziran 2007 tarihinde ABD Ankara Büyükelçiliği bilgi notunda ilginç şeyler söyleniyor. Tanrıkulu 19 Haziran 2007 tarihinde ABD Adana Konsolosluğuna Diyarbakır Atatürkçü Düşünce Derneğinin Barzani ve ailesi hakkında tutuklama istemi ile açmayı 'düşündüğü' davayı iletiyor. Kaygılarını belirtiyor.

Aynı Tanrıkulu 2 Mart 2006 tarihindeki ABD Ankara Büyükelçiliği bilgi notunda çok endişeli olduğunu belirtiyor. Irak Ebu Garip cezaevinde Amerikan askerlerinin müslümanlara yaptıkları işkence fotoğraflarının yayınlanmasından endişe ediyor Tanrıkulu. Ayrıca ABD'nin bölgedeki çabaları için teşekkürlerini sunuyor! ABD'nin 'insan haklarını iyileştirme çabalarının' zarar göreceğinde 'diğer kontaklarla' da aynı görüşte olduğu belirtiliyor.

Sadece Tanrıkulu mu? Geçtiğimiz günlerde JeruSalem Post gazetesine mülakat veren milletvekillerinin de ABD dışında 'güneydeki sevilen ülke' notlarına paraf attıkları söyleniyor.

Peki ya şüpheliler bu kadar mı?

Abdurrahman Çelik ismini pek azınız duymuştur sanırım. Ama ABD büyükelçisi Edelman'ın Başbakan Erdoğan hakkında Washington'ı uyardığı 'gizli sınıflandırmalı' raporunda geçen bilgileri ileten diğer bir kontak da Gülen cemaatinden Abdurrahman Çelik. Yayımcı. 30 Aralık 2004 tarihli bilgi notunda bazı isim ve bilgiler iletiyor Çelik.

Edelman ABD'yi İslamcılık tehlikesi ile uyarırken cemaatin yayımcılarından Abdurrahman Çelik'in aktardığı bilgileri sunuyordu. Abdurrahman görevini en iyi şekilde yerine getiriyordu!

Ama cemaatin içinden isimler bu kadarla bitmiyor!

Eski vali ve sonra da milletvekili olan Galip Demirel de cemaate ve ulvi amaçlarına çalışıyordu.

Mesela ABD Başkonsolos Vekili Stuart Smith'in 4 Ağustos 2005 tarihli bilgi notunda FBI İstanbul temsilcisinden Gülen için ricada bulunanlar var. Üst düzey polisler hem de.

Mesela GYV da Gülen'in ABD'de ikameti için lobi yaparken bilgi notlarına düşülenlerden!

Son süreçte birden şerit değiştiren Nazlı Ilıcak da ABD büyükelçiğinin cemaati anlamak için düzenlediği davetin katılımcılarını belirleyen isim.

Cemaatin Türkiye karşıtı çalışmaları yanısıra Türkiye içinde de manipülasyon ekipleri siyasi olaylarda ciddi zararlar vermek üzere çalışıyor. Yazıcıoğlu suikastinde bu göze çarpıyor. Helikopter vakasında geçilen ilk istihbaratta merhum Yazıcıoğlu için 'ambulansla hastaneye gidiyor' bilgisini geçip tüm acil kurtarma işlemlerinin gecikmesine neden olan çalışma da bu yöndedir.

Cemaatin diğer casusluk faaliyetlerinden biri de George Fidas başta olmak üzere CIA çalışanlarını Rumi Forum adını verdikleri bir organizasyonla Türkiye'ye getirmek.

Toplam bilginin küçücük bir kısmı bile bu iki şurekanın neden MİT yasasına karşı çıktıklarını anlamaya rehber olur. Ortaya attıkları demokrasi MİT yasası ile elden gidiyor, hükümet MİT'i kendine bağlıyor saçmalıklarına ne demeli!

MİT zaten Başbakanlığa bağlı çalışıyor. Ak Parti hükümetine kadar Genelkurmayın arka bahçesinde yetki alanı sınırlı ve dış istihbaratlara bağımlı olan MİT bağımsızlığını ilan edince İsrail temelli sıkıntılar başladı. MİT millileştikçe bölgedeki gücü arttı. Bu da yukarıda saydığımız Esed muhaberatına ve CIA-Mossad'a bağlılıklarını ilan edenleri rahatsız etti. Çözüm süreci hedefe alındı, Suriye'deki Türkmen'lere giden tırlar hedefe alındı. Savcıları, polisi, istihbaratçısı ve askeri ile paralel ve-veya darbecilerin sisi dağıtıldı. İşte yüzleri görünmeye başlayan bu gruplar ve arkalarındaki sermaye MİT'in yurtiçi ve dışında operasyonel yetkilerinin artmasını istemiyor.

Çünkü bunlar olağan şüpheliler..

NOT : Yakında Azerbaycan'da gelişebilecek muhtemelen 'kalkışmalar' ile doğu sınırımıza gözlerimizi çevirebiliriz. Ukrayna'dan sonra ise kuzeyde Moldova karışacak gibi. Ukrayna da Kırım, Batı ve Doğu olarak bölünme tehlikesi ile karşı karşıya. Kırım eğer ayrılma kararı alırsa orası bir uluslararası düello sahasına dönüşmeye müsait. Orta Afrika'da ise Müslüman katliamları 'BM gözetiminde' devam ediyor. Altın, elmas ve uranyum yataklarının paylaşımı için Müslümanlar katlediliyor. İsrail ise dört gözle Kıbrıs müzakerelerini izliyor....

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Mescid-i Aksa baştan başa yenilendi
Türkiye
Meteorolojiden 20 il için fırtına uyarısı
Dünya
Almanya'nın gizli belgelerini yayımladılar

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu