img

Hasan Basri Aydeniz

22 Eylül 2017 15:42

"Ordu Devlettir" Tuzağı


15 Temmuzdan sonra M. Kemal üzerinden yürütülen girişimler ile aynı anda yürütülen bir operasyon daha var ki, maksadının ve tehlikesinin gayet farkındayız.

Operasyonun mimarları kendilerini Devlet-i Ebed Müddet-çi olarak tanımlıyor ve bunu iki bin yıllık Türk tarihe dayandırıyorlar. İmaları ise oldukça tanıdık. Bakınız: 'Ordu Devlettir'

Bu slogan hepimizin bildiği, duyduğumuzda ise takılmadan geçtiğimiz masumane bir deyimden ibaret gibi gözükmekte. Ancak bu tabu, gerçeklikten tamamen uzak olmakla beraber, kurulmakta olan büyük tuzağın "Şirin pazarlama' yöntemi olarak kullanılmaktadır.

İlk öncelikle en eski Türk devletlerine baktığımızda dahi, hiçbir zaman 'Ordu Devlet' olmamıştır(Devlet-i Aliyyenin olduğu 17. yüzyıla kadar) Gerçek olan 'Millet Ordudur', Devlet ise Hanedandır. Hanedanın mutlak koruyucusu da yine milletten oluşan ordudur -ki- her Türk askerdir mantığı buradan gelmektedir. Sonuç olarak ortaya 'Devlet ve Ordu eşittir Millettir' gerçeği çıkar.

Son zamanlarda bunu devamlı dile getirenler sadece Ebed Müddetciler değil. Koyu Kemalistler, İttihatçılar(emin olun hala var), pazalandırılan Jön Türkler ve Milliyetçi kitlenin (İslamdan uzak olan) bir kısmı. Oluşumun yönetim kadrosu, Ergenekon ve Balyoz mağdurlarından(!) oluşuyor. İşin aydın kanadını başta İlber Ortaylı, Fatih Altay ve Celal Şengör gibi isimlerle beraber bazı gazeteciler yürütüyor. Algı ayağını 'Milli' zannedilen medya özellikle asker odaklı tv dizileri üzerinden sürdüyor. Siyasi kanadını ise, Perinçekgiller ve Pamukoğlu-cular. Ancak Perinçek ve Pamukoğlu bu oluşumda sadece birer görüntüden ibaret.

Ekibin vizyonu yukarıda özet geçtiğim mantıktan oluşuyor. Devlet'in gerçek sahibi Ordudur. Ordu Türk milletini var eden yegane güçtür. Siyasetçiler sadece perde önünde durması ve Orduya mutlak itaat etmesi gereken kişilerdir. 
Peki son 300 yıldır darbe üstüne darbe yapan bu Ordu kimdir? Milli midir? Bağımsız mıdır? Ve hatta her şeyden öte (çok takıntılıyız ya) Türk müdür?

Cumhuriyetten önce, en çok bilinen ve Abdulhamid Han'ın tahttan indirilmesiyle beraber çok geçmeden Devlet-i Aliyye'nin tamamen parçalanmasıyla sonuçlanan darbe ve darbecilere baktığımızda (en başından itibaren) zerre kadar Milli bir ekip görememekteyiz. Öyle ki, Abdulhamid Han'ın karşına Hal' edildiğini bildirmek için çıkan ekip, bir Ermeni, bir Yahudi, bir Arnavut ve sadece bir Mason'dan oluşuyordu. Peki Cumhuriyet sonrasında ki darbeler? Hiçbirisinin milli olmadığı, yine her birinin ABD, İngiltere, Almanya arasındaki denge/güç çatışmasının birer yansımaları olduğu bugün saklanamaz gerçektir.

Sonuç olarak kendilerini Devlet'in esas sahibi olarak görenler, Devletin ve hatta Ordunun gerçek sahibi olan Millete en fazla zararı veren tasmalı vesayetçilerdir. Çoğunluğu ne millidir ne de bağımsızdır ve hatta şimdiye kadar olan her sözde 'Sahiplenmeleri' sonrasında bu ülkeyi ABD, İngiltere veya Almanya'nın kucağına bırakmışlardır.

Geldiğimiz süreçte ise özellikle 15 Temmuzdan sonra kendilerine yer ve söz hakkı bulan bu yapılanmanın güçlendiğini, planlı olarak M. Kemal'in gündemden düşürülmemesinden fazlasıyla beslendiğini ve günden güne Hükümeti kafeslemeye çalıştıklarını(kısmende başardıklarını) görüyoruz. Emellerin farkındayız. Ancak şuna emin olsunlar ki bu milleti Kemalizm/Ebed Müddet-çi maskesi ile rehin alarak tasmanızı tutanlara tekrar peşkeş çekmenize; Ülkenin, Ordunun ve Devletin gerçek sahibi olan Anadolu milleti olarak asla izin veremeyeceğiz.

Hasan Basri Aydeniz

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
İspanya'dan Katalonya açıklaması: Amacımız düzeni yeniden sağlamak
Türkiye
Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde 'kadro' eylemi
Dünya
İspanya'dan Katalonya açıklaması: Amacımız düzeni yeniden sağlamak

Hava Durumu

22°
Detaylı Hava Raporu