img

Levent Kemal

12 Şubat 2014 07:58

Kahverengi Gömlekli Bolşevikler Saflara


Gobbels'in fedaileri İhsan Yılmaz ve Dumanlı

Pazartesi akşamı Türkiye televizyonlarında'kayırmacı' programcılığın fiyaskolarından biri sergilendi. CnnTurk'te bir programda cemaatin 'silahşörleri'nden İhsan Yılmaz vardı. En az Türköne kadar büyük gaflara imza atan Yılmaz, o akşamki programda Zaman gazetesi yazarlarından Dumanlı'ya 'uzun pas' atmaya çalıştı. Dumanlı'nın Pravda üzerinden kurduğu kör mantığın üzerine İhsan Yılmaz adeta tüy dikti.

İhsan Yılmaz, AkParti'yi ve yargı üzerindeki değişiklikleri Nazi Almanya'sındaki uygulamalara benzetti. Paralel devleti asıl AkParti kuruyor, dedi.

Doğrusunu biz açıklayalım da bu al-i cenaplar sağda solda atıp tutmasın.

Kahverengi Gömlekliler, Kilise ve Bürokrasi

Hitler Almanyası'nın doğuşu sırasında Alman ordusu sayısı yüz bin civarında iken hem Alman ordu teşkilatı içinden üyeleri hem de para-militer üyeleri ile sayısı üç milyona yaklaşan bir örgüt vardı. Asıl adı Sturmabteilung olan Fırtına bölüğü. Bu örgüte üye olanlar kahverengi gömlekler giydikleri için toplumda 'kahverengi gömlekliler' olarak anıldılar.

Paralel devlet teorisini ortaya atan ABD'li Paxton ve ardıllarına göre tarihteki paralel devlet örgütlenmelerinin en barizi olan kahverengi gömlekliler, devlet içinde ve dışında devlet mekanizmalarını etkileyen ve yönlendiren bir yapıyla örgütlenmişti. Ordu içinde Hitler'in bağlantıları ile, toplum içinde de elde ettikleri güç ile yaygınlaşmışlardı.

Kahverengi gömlekliler genelde bir şiddet unsuru olarak göze batsa da Alman bunalımı sırasında devlet içinde elde ettikleri paralel güç ile karne ekonomisini yönlendiren, en uç noktada Nazi olanlara öncelikli davranan bir yapıydı. Faşizm üzerine yazılmış kitaplarda da bu modelin işleyişi anlatılmaktadır.

Kahverengi gömlekliler aynı zamanda çok sıkı fıkı olmasa da bir kilise örgütü idi. Örgüt gelişim amacında iken reform zamanlarında Vatikan'a isyan bayrağını çeken Alman Kilise'sinden destek almış, daha sonra ise Hitler'in dine karşı olan tutumu ile bu ittifak sona ermişti. Ne var ki paralel devlet değerlendirmeleri içinde bu olgu sıkça bahsedilen bir konu.

Aynı anda kahverengi gömlekliler bürokrasinin de kontrol altına alınmasında kullanılıyordu. Alman ordusu içindeki kurmay bağlantılarla zaten sıkıştırılmış olan bürokrasi paralel polis örgütü ile iyice bunalıyor, makamlar sırası ile Nazi'lerin eline geçiyordu.

Kahverengi gömlekliler o dönem için açık ve savunmasız bir cephe olan Alman devletini ele geçirmek için hem komünistlerle hem de diğer sağ partilerle mücadele ediyordu. Fakat polis, bürokrasi ve devlet aygıtlarındaki gücü ile tüm rakiplerini sindirdi.

Bugün Türkiye'deki olaylara bakınca Emniyet içinde yerleşmiş kimi cemaatci polislerin tavırları ve onlara dışarıdan destek verenlerin kahverengi gömleklilerden pek de farkı yok! Yargı içindeki durum da buna benzer ve hatta daha da vahim durumda.

Dumanlı'nın 'zeminsiz' Pravda Örneği

İhsan Yılmaz'ın eğip bükerek anlattığı Hitler ve paralel devlet hikayesi aslında aynı gün Zaman gazetesinde çıkan Dumanlı abisine bir jestti. Zira o gün Dumanlı, AkParti ve medya ilişkisini eleştirel bir şekilde ele alırken Pravda örneğini verdi. Pravda bile daha namusluydu, yazdı.

Dumanlı'nın algı oluşturmaya yönelik bu çıkışı ise temelsiz.

Çünkü siyasal durumlar için bir anıştırma yapılacaksa benzer koşullar üzerine yapılır. Sovyet Pravda'sı demokratik olmayan sosyalizm koşullarında devlet yerine geçen 'parti elitizminin' sözcüsü idi. Sosyalizmde seçimler, farklı medya kolları veya aygıtları ve muhalefet yoktu. Bu bakımdan Sovyet Pravda'sını öne sürerek ile AkPartiyi tek parti gibi davranmakla ve medya ile olan ilişkisini eleştirmek temelsiz hale geliyor.

Eğer Dumanlı illa tek parti ya da devletleşen parti durumu ile ilgili bir eleştirel yaklaşım getirecekse, buyursun 'bakın nasıl yazdım, Pravda'ya namuslu dedim' şeklindeki yazıları ile göz kırptığı CHP'yi ve yayınlarının tarihine girsin.

Yazabilir mi, sanmam. Zira sindirdikleri askeri vesayetin kuyruklarına yani CHP ve diğerlerine ihtiyaçları var. Kahverengi gömleklilerin yaptığı gibi 'devleti ele alma' girişimlerinde tek başlarına yapamayacaklarını anladılar çünkü. Hatta o kadar ki Hitler'in tarzını dini motiflerle maskelerken bir yandan da bolşevikleri saflara çağırıyor paralel medya.

Tam da yerinde Dumanlı'nın gazetesine 'paralel devletin medyası' olmak eleştirisini sunalım. Üzerine de ekleyelim, İngiliz Muhipleri Cemiyetinden Sait Molla'nın Yeni İstanbul gazetesi kadar bile namusunuz yok!

 

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Erdoğan'ın çağrısına Rusya Merkez Bankası'ndan yanıt.
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
İran'ın resmi para birimi değişiyor.

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu