img

İsa Abidoğlu

01 Temmuz 2017 22:30

Ayasofya Metafiziği


Hayat bir resmi geçit gibidir, öyle ki hayatın sahibi hayat sahnesi içinde hem kendi sanatını görmeyi hem de göstermeyi murad etmiştir. bu resmi geçidi seyredenler bulundukları posizyon gereği resmin tamamını hiç bir zaman seyredemeyeceklerdir. Fakat alınan izlenimler ile bilinebilir ki kesret-vahdet dengesi içinde parçadan bütüne gitmek mümkündür.

Şu bir kaç gündür gündemde ayasofya’nın o şa’şaalı günler gibi tekrar cemaatiyle buluşabilmesinin imkanları konuşuluyor. Öyle ki bu imkanları konuşturtan ciddi gelişmelerin başında kadir gecesinin bu kutlu camide ihya edilmesi var. Aslında bu iyi bir şey çünkü  metafizik kanunlardandır; kişi kendi nefsi adına istediği şeyleri ne kadar fazla konuşursa o şeyin gerçekleşme ihtimali o kadar azdır.çünkü “konuşmanın” “gerçekliğin” yerini alma eğilimi vardır. tıpkı başa gelecek bir musibetin daha başa gelmeden rüyada görülmesi ile, rüyanın bir nevi kaza olmaması gibi. Nitekim Eski bir söz, “Allah sevdiğini rüyada cezalandırır” der. Buna göre bir rüya gerçek bir deneyimin yerini tutabilir.[*] Fakat istenilen şeyler bu şeyin takdir olması dahilinde çevremizdekilere olumlu yansıması olacaksa çok fazla dillendirmek gerekir. Öyle ki külli-kuşatıcı dua hükmünde dillendirmeler genelde gerçekleşir.

Biz de ayasofyayı tüm alem-i islam için talep etmeye, gönülden istemeye ve bunu dillendirmeye devam etmeliyiz. Bunun nedeni Ayasofyanın anadolu denilen muhkem kalenin bayrak direği olmasıdır. Daha geniş persektiften denilebilir ki Ayasofya, İttihad-İslam'ın ve tam bağımsızlığın anahtarıdır. Burada seçtiğim cümleler, hamasilikten veya şovenistlikten uzak söylemlerdir. Aksine bir muhakeme ve tefekkürün mahsülü cümlelerdir. Fakat elbette ki zaman en iyi müfessirdir.

Kesret-vahdet, parça-bütün, şehadet alemi/gayb alemi gibi birbirinden haber veren çizgide nazarları güçlü olanların öyle tahminleri olur ki bazen bu, keramet derecesine çıkar. Örneğin irfan, ehli nefs-i emmarenin gölgeler (misal) alemindeki karşılığına kelptir demişler. Bundandır ki köpek bir evin ehli olursa ve bu vakıa yaygınlık gösterirse o toplumda egoizm ve bireysellik gibi nefsin uç halleri hakim olur veya tam tersi şekilde egoizm bir toplumun ahlakı olduğunda o toplum hayvanat arasından en fazla köpeğe sempati besler hatta evinde onu ehlinden sayacak hale gelir. Nazarı keskin olanlar için bu örnekler arttırılabilir. Ayasofya fizik ile metafiziğin öyle bir kesişiminde durmaktadır ki, bir allah dostu bunun hakkında şöyle bir hüküm vermiş: “Ayasofya, Hristiyanlığın, İslâmiyete devir ve tesliminin bir âbidesidir. Bunun için kilise iken cami olmuştur. Elbette tekrar camiye çevrilecektir.” Dolayısıyla ayasofyayı açan ile onu kapatan, çemberin zıt noktalarında duran noktalardan karşıt bir şekilde salınan bir sarkaç gibi devrana hakim olurlar. Allah-u A’lem. Fakat yine kanundur; kim bir şeyi vakti gelmeden talep ederse o şeyden mahrum edilir.

“Ayasofya’da ibadete kapandığı tarihten 50 yıl sonra, 8.8.1980’de 4 minaresinden 5 vakit Ezânı ilk kez okuyan Hafız İsmail'dir. Fakat bu ezan 1 ay 4 gün sonra 12 eylül 1980 darbesinden sadece 2 gün sonra susturuldu. Hatırlayacak olursak 2 temmuz 2016'da bu ezanlar ayasofya minarelerinden bir daha duyuldu lakin 15 temmuz akşamı sadece ayasofyadan duyulan ezana değil tüm vatan sathından duyulan ezanlara kastedildi. Fakat bu defaİnşaallah ayasofyada gerçekleştirilen kandil ihya programı ile sarkac fatihten taraf salınmaya devam eder.

----------------

* Annamarie Schimmel, Halife’nin Rüyaları, s. 108.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
TBMM'den bir pislik daha temizlendi
Türkiye
Terörist sevici vekil hakkında savcılık fezleke hazırladı
Dünya
Kenya'dan Filistin için birlik çağrısı

Hava Durumu

23°
Detaylı Hava Raporu