img

Metin Ünal

11 Mayıs 2017 02:28

Afrika ve Türkiye


Hatırlayacaksınız bir önceki yazımda yani geçen hafta Ortadoğu’da dönen oyunlardan ve olayların perde arkasından uzun uzadıya bahsetmiştim. Yazımın finalini ise can alıcı bir kısımla yani Afrika gerçekleri ve o coğrafyada değişen dengelere değinmiştim. Hani demiştim ya Türkiye olarak her hareketimizi takip ediyorlar gerekirse önlem alıyorlar diye işte Afrika’da durum artık önlem alınacak bir boyutta değil. Çevirilecek entrikalar oralarda artık işe yarayacak gibi görünmüyor . Bilirsiniz boğa kesilirken ömründe hiç atmadığı kadar yüksek sesle nara atar. Avrupanın Afrika için artık elinden gelen sadece bu. Geçtiğimiz hafta sonu kinlerini, sinirlerini bir nevi şikayetlerini gazete sayfalarına manşet, haber kanallarına eleştiri konusu yapar oldular.

 

HABERE GELECEK OLURSAK

 

İsviçre'de yayın yapan Neue Zürcher Zeitung gazetesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde, 23 Afrika ülkesine 39 ziyaret düzenlediğini yazarak Türkiye’nin bölgede artan nüfuzunu ele aldı. Haberde yazanların bir kısmı ise aynen şöyle; "Türkiye, özellikle Müslüman ülkelerde kültürel ve diplomatik hakimiyet sağlamak istiyor. Afrika halkları ile Osmanlı geçmişi, bunun için ideolojik temel oluşturuyor." ifadeleri kullanıldı. Gazetenin ismini verdim isteyen bakabilir. Onlar tehlikenin o kadar farkında ki Osmanlıyı yazmadan geçemiyorlar. Biz Türkiye Cumhuriyetin’de Osmanlı dediğimizde gerici olarak görülürken elin Avrupalısı bunu yazıyor ve aşamaların önleme tabi olmasını savunuyor. Gel de bunu bizim man kafalara anlat…

 

NEDEN BU KADAR İLGİ ÇEKTİ?

 

Bi defa  Recep Tayyip Erdoğan 93 yıllık Türkiye tarihinde  23 AFRİKA ÜLKESİNE GİDEN TEK LİDER  . Türkiye’nin bölgedeki  farkı ise Avrupalı çıkarcı kan emicilerin aksine, onlara ham madde gözüyle değil insan oldukları için değer veren, islamiyetin hoşgörüsünü hissettiren yapısı. Tabi ki bu 39 ziyaretin hepsinde bazen kameralar karşısında bazen de toplantılarda verilen mesaj ; Açın gözünüzü, kendinize gelin kimi yamyamların sizi sömürmelerine izin vermeyin. Bu yamyamların size yaptıklarının birtanesini bile siz onlara yapsanız burada kıyameti kopartırlar. Kimsede çıkıp demez ki ; eyy Fransa, eyy İngiltere, eyy Almanya senin Somali topraklarında ne işin vardı da bana burada saldırı yapıldı diyorsun diye kimse sormaz. Hatta kan kokan o BİR(LEŞ)MİŞ milletler dedikleri çıkar amaçlı meclislerini toplayarak size yaptırım uygulayıp cezalandırırlar. Unutmayın içinizde sizdenmiş gibi görünenler olacaktır. Ama onlarda bu çıkar meclisinin bir maşası olduklarını işte tam bu yaptırımlar uygulanırken göstereceklerdir ve aldıkları talimatlarla size, milli iradenize kast edeceklerdir. Her ne pahasına olursa olsun dik durmasını bilin. Nasıl ki bizim Atalarımız bu topraklarda uzun yıllar refahı ve huzuru sağlayıp kimsenin canına, malına, namusuna en önemlisi elindeki rızkına musallat olmadıysa, bizde Türkiye olarak yeri geldiğinde adil dünya düzeni için sizin daimi koruyucunuz, güven veren dostunuz olmaya hazırız . Siz yeter ki dik durun, eğilmeyin, omurgalı olun.

 

SOMALİ’NİN  ARKA BAHÇELERİ !

 

Mesela hiç düşündünüz mü somali neden aç?

Bugün dünyaya baktığımız da İngilterenin resmi dili ingilizce, İtalyanın resmi dili italyanca peki neden Somalinin resmi dilleri arasında italyanca ve ingilizce var?

 

AVRUPANIN ADALET ANLAYIŞI !

 

Daha da önemlisi Mesela, “2 bin 680 kilometre kıyı şeridi olan bir ülkede nasıl bu boyutta açlık olur” ? Ülkenin kuzeyi Aden Körfezi, doğusu Hint Okyanusu. Türkiye’nin 3’te 1’i kadar sahili var Somali’nin.Denizi ton balığı kaynıyor. Dünyanın yiye yiye bitiremediği o ton balıklarının hepsi Somali’den geliyor. Ama bir bakıyorsun açlıktan insanlar ölüyor. İşte tek derdi cebini doldurmak olan köpeklerin kurduğu bu oyunları sorgulayınca gerçek ortaya çıkıyor.

 

Nasıl ki bizim içimiz de FETÖ gibi satılmış insanlar varsa, Somali de ki satılmış bir kaç sahtekarın kurduğu düzmece mezheplerin balığı yemeyi bırak tutmayı bile haram kıldığından bugün o sahillerde İtalyan askerleri nöbet tutuyor, Fransız şirketlerin devasa gemileri balık avı yapıyor.

 

Tabi bununla yetinmeyip düzmece korsan savaşları da yapıp sahillerin koruma altına alındığı safsatasını uydurmayı da  ihmal etmemişler ki kimse derme çatma sallarıyla açılıp da balık tutmaya kalkışmasın ki birkaç dolarcık zarar ermesinler . Tutmaya bir alışırsalar engel olamayacaklarını biliyorlar.

 

Hepimizin malumu bu Avrupalı pek medeni insanlar gittikleri her yeri bölüp parçalamadıkça rahat edemezler. Somalinin kuzeyini Somaliland diye özerk bir bölge haline getirmişler  ki olurda bir gün bu topraklardan kovulursalar arkalarında çatışacak, bir birini öldürmek için her şeyi yapacak bir millet bırakıyorlar

 

BİZE DÜŞEN GÖREV

 

Bize düşen görev; Atalarımızın bir zamanlar hüküm sürdüğü bu topraklara hasta adam olarak veda ettiğimizi sananlara karşı, gencecik bir delikanlı gibi geri dönüp, var olan umutları tekrar yeşertmektir. Türkiye, Türkiye’den büyüktür diyerek Afrika kıtasının en ücra köşeleriyle dertlenen Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıkmaktır. Bize düşen görev; açım diyen mazluma ekmek vermek değil, ekmek yapmayı öğretmektir. Silinmeye yüz tutmuş tarihi yeniden yazıp, Adriyatik’den Çin seddine tüm mazlumlara yeniden okutmaktır.

 

Bize düşen görev; yarıda bıraktığımız islam sancaktarlığını yeniden üstlenip, param parça olmuş islam ümmetini tekrar bir araya toplamaktır. Irka dayalı mezhepçilik ayrımı yaparak bizleri yaralayan, sindirmeye çalışan, Avrupalı ortaklarıyla iş tutan hainlerin daha fazla müslüman kanı emmesine müsade etmemektir.

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Erdoğan'dan 'askeri müdahale' sorusuna cevap
Türkiye
Diyanet İşleri Başkanlığında devir teslim töreni
Dünya
Katalonya krizi, İspanya'da sokakları karıştırdı

Hava Durumu

25°
Detaylı Hava Raporu