Ercan Harmancı

Ercan Harmancı
  • img

    Dal ve Kavuk Krallığı

    • 06 Aralık 2016 10:40

    Selamı kelama bağlarken “Dalkavuk Krallığı şeklinde mi yoksa Dal ve Kavuk Krallığı şeklinde mi yazılır?” diye sormuş olalım… Dallar tehlikelidir olmadık zamanda olmadık yerimize takılır ve hele de diken dolu bir dalsa işte o zaman kurtulmak zordur. Ya kurtulurken bir yanımızı kanatır acıyı yaşarız ya da takılan neyse ondan vazgeçmemiz gerekir. Kavuk mu aslında kafasının içi boş olanların boşluğu kapatıp kendilerini kamufle etmenin en kısa yolu…   Sevmek ya da inanmak “Sen ne yapıyorsun, nasıl yaparsın?” sorusunu sormaktır. Biri birine “Sen ne yaparsan yap!” demek benim için değerli ..

  • img

    Erdoğan Çizmeyi Aştı (!)

    • 30 Kasım 2016 09:55

    Selamı kelama bağlayıp bir ünlemi iki parantezin arasına alıp  “Erdoğan Çizmeyi Aştı (!)” diyelim. Evet, cümleyi okuyanlar hemen hakkımıza girecek şeyleri zihinlerinden geçirmesinler. Sakın ola ki zihinlerinden geçirdiklerine de dillerini şahit yapmasınlar. Haksızlık karşısında susmayız. Konuşurken de ümmetin düşmanına ayrı ümmetin kardeşine ayrı cümle kurarız.   15 Temmuz’dan sonra ümmet düşmanlarının mutat olarak etrafında toplandıkları masalarda o masanın sahibi “Erdoğan Çizmeyi Aştı (!)” demiş ve toplantıdan ayrılmış… Bu aslında ne yapalım sorusuna karşılık bulma toplantısı..

  • img

    Soyunma Odası

    • 19 Kasım 2016 12:46

    Selamı kelama bağlarken affınıza sığınarak maslahata ve edebe en uygun cümleyi kurmaya çalıştım. Neden böyle bir başlık? İnanın ki farklı olsun, janjanlı olsun ya da biraz da ben zevk alayım diye yazılmış bir başlık olmadığını size temin edebilirim. Okullarda en iğrenç ifade pisliği çağrıştıran mekân nedir diye sorsalar belki iğrenerek WC diyebilirsiniz. Bana göre okullardaki en iğrenç mekân kapısında “Soyunma Odası”  yazan odalardır.   Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur yalanına dünyanın zehir gibi kafasına sahip insanlarının sağlam bir vücutlarının olmadığı gerçeği eklenme..

  • img

    Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın Kızları...

    • 13 Kasım 2016 12:42

    Selamı kelama bağlayıp “Cumhurbaşkanımızın ya da Başbakanımızın eşleri bir toplu ulaşım aracında tacize uğrasalar ne yaparlar?” diye soralım… Kimsenin eşine ve çocuklarına bir el ve göz uzanmasın bu temennimiz ve duamız ama adına realite dedikleri sosyal gerçek öyle değil… Yozlaşan ve asimile olan bir toplu ulaşım kültürümüz var? Sorulmayacak mıyız? Bir mazeretimiz olabilecek mi hayır… Başka bir ortamda uzun uzun bakan iki şirret gözden anında rahatsız olan kadın ve erkekler toplum ulaşım ortamlarında hiç rahatsız olmamaktadırlar… “Denize giren ıslanmaya katlanacak!” der gibi bakıyorlar bir..

  • img

    Mamoste ez te Hızdıkım…

    • 04 Kasım 2016 14:19

    Selamı kelama bağlarken soralım “Ne mutlu Türk mü yoksa ne mutlu Kürt mü?” soru bu şekilde kalsın biz hakikati yazalım… Ne mutlu ki o müminlere bir birlerini severler… Ne mutlu “Müslümanım!”  diyenlere… Mutluluk birçok duruma bağlıdır ama insanı en çok mutsuz edenlerin başında inançlarının gerektirdiği şekilde yaşayamamak gelir. Sonra ise fıtri bir kimlik olan dilini kullanamamak gelir. İnançların kodlarını bozmak dil ile oynamaktan geçer ki bunu damarlarına kadar tecrübe etmiş bir milletiz… Harf inkılabı ile bu toplum inançlarına yabancılaştırıldı daha sonrada inançlarından soyutla..

  • img

    İp ve Un

    • 28 Ekim 2016 09:19

    Selamı kelama bağlayıp “Türkiye’nin işi zor mu?” diye soralım. Türkiye’nin işi zor bu doğru ama bir başka doğru var ki o da Türkiye kolay yutulur bir lokma değil… Bunu ümmet düşmanları anlamadılar mı ya da bilmiyorlar mı bilmez olurlar mı damarlarına kadar biliyorlar… Türkiye kolay bir lokma değil öncelikle karizmatik bir liderin gücü son girişimle birlikte toplumun demeyeceğim ümmetin sevgisi ile aritmetiğin bile hesaplamada yetersiz kaldığı bir noktaya geldi… Bu güç dalga etkisi ile daha geniş kitlelere ulaşacağını toplum mühendisleri istemeye istemeye olsa da zorlarına gitse de duymak is..

  • img

    15 Temmuz Namazı (!)

    • 21 Ekim 2016 11:27

    Selamı kelama bağlayıp başlayalım… Evet, artık bir yerden başlamak gerek fakat ilk başlanması gereken selamdır, selam ile başladık. Rabbimin razı olmayacağı hiç bir iş bizim için başlanacak iş olmasın… Razı olmadığı işlerimiz varsa da onlar hatem ve ebter olan işler olsun… 15 Temmuz sadece bizim tarih kitaplarımızda değil bu ümmetin dostlarının ve düşmanlarının kitaplarında yerini çoktan aldı.15 Temmuz öncelikle Er-Rahim olan rabbimizin yüzümüze bakmasıdır. Kimse üstün millet, güçlü millet ve kimse bu millete bir şey yapamaz edebiyatı yapmasın. Rabbim öyle takdir etmiş olsaydı sayısı yüzbin..

  • img

    Onlar İstiyorlar Ki..

    • 17 Mayıs 2016 20:50

    Selamı kelama bağlayıp düşünelim… Ve diyelim ki “onlar istiyorlar ki …” Onlar ümmet düşmanlarının hepsidir. İstedikleri ise kişiden kişiye göre değişse de “böyle giderse” korkusudur. Böyle giderse korkusu hem içimizdeki hem de dışımızdaki malum çevrelerde tavan yapmış bir korkudur. Aslında dünya siyasetini koordine edenlerin geliştirdiği hep “acaba bunu yaparsak”  girişimleri sonuçsuz kalmıştır… Cumhurbaşkanımıza “Diktatör” yakıştırması yapıldığın günden buyana ümmet düşmanlarının işlerinin yolunda gitmediği teslim edilecek bir gerçektir. Önce medya üzerinden göndermeler yapılarak k..

  • img

    İslam Toplumlarından Sorumlu Devlet Bakanı (1)

    • 21 Mart 2016 13:18

    Selamı kelama bağladıktan sonraydı… Sarayda şaşkın şaşkın dolaşmamdan olacak şüpheli tavırlar sergileyince ilgili katın güvenlik görevlisi “Nasıl yardımcı olabilirim? Neyi aramıştınız?” diye sordu. “İslam Toplumlarından Sorumlu Devlet Bakanı’nın Odasını arıyorum ?” dedim. Bakan kelimesini duyunca hemen birilerini arayıp karşısındakine yanında bir beyefendi olduğunu ve İslam toplumlarından Sorumlu Devlet Bakanı’nın odasını aradığını söyledi. Aslında bine yakın olan odaların hepsinin adını biliyordu ama demek ki daha öğrenmesi gereken odalar olduğunu anladı. Önündeki kâğıda baktı. Tüm odalar ..

  • img

    Okuma Salgını Var

    • 11 Şubat 2016 12:28

    Selama kelamı ekleyerek başlayalım… Tüm alanların hurafeleri vardır. Hurafelerin toplumlarda hakikatlerden daha fazla yer kapladığına hepimiz şahit olmuşuzdur. İnsanın ve de toplumların birden çok hastalıkları vardır. Toplum için en çok tehlikeli olan ve salgın şeklinde görülen hastalık okuma hastalığıdır. Okuma hastalığı bir insan ya da topluma bulaşamaya görsün… Öyle bir yayılır ki hatta bu salgın hastalık yayılırken herkes zevkle izler. Okumak, eylemi kişiden kişiye değişmeye başlamışsa insanlar ne okursa okusunlar yine bildiklerini okuyacaklardır. Bilgi çağında insanlar ve kurumlar okum..

Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu