Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Videoya 3 Yorum Yapılmış

Tüm yorumları okumak için tıklayın

91'lik dededen Erdoğan'a övgüler 91'lik dededen Erdoğan'a övgüler Haber 21 Eylül 2015 18:47 91 yaşındaki dede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a övgüler yağdırdı. 91 yaşındaki dede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bu sözlerle övdü: "Böyle bir adam gelmez." Sosyal medyada çokça paylaşılan görüntülerde, 91 yaşındaki bir dedenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sevgisi görülüyor. Nevşehirli olduğunu söyleyen dede, "O adama (oy) vermeyene Allah soracak. Benim yaşım 91. Böyle bir adam gelmez. Türkiye’yi de bütün dışarıları da iyiliğe davet ediyor, silahları bıraktırıyor. Bu adam reisi cumhur oldu da halen yine çalışıyor. Ama yazıklar olsun bilmeyenlere. Bunlar öbür alemde âmâ olacaklar. Diyecekler ki ’Allah’ım dünyada gözlerimiz var idi’. ’Siz siyaha beyaz dediniz, beyaza siyah dediniz’ (denecek)" ifadelerini kullanıyor.
Pilin boş mu dolu mu olduğu nasıl anlaşılır: İşte püf noktası! Pilin boş mu dolu mu olduğu nasıl anlaşılır: İşte püf noktası! Pratik Bilgiler 22 Haziran 2015 12:47 Pillerin dolu mu boş mu olduğunu anlamanın çok kolay bir yolu var. Bunun için elinizdeki pili 2 katı yüksekliğinden sert bir zemine bırakın. Pil sekiyorsa boştur. Dolu pil sekmediği gibi tok bir ses de çıkarır. İşte hepsi bu.
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
Muhabir Atalay Demirci'nin Suratına Tükürdü Muhabir Atalay Demirci'nin Suratına Tükürdü Haber 03 Ağustos 2016 14:04 Beyaz TV muhabiri yaptığı röportajın ardından "yayını kesin" dedikten sonra Atalay Demirci'ye "Fetonun Köpeğisiniz" diyerek suratına tükürdü.
Erdoğan'dan gençlere çağrı Erdoğan'dan gençlere çağrı Haber 10 Aralık 2016 23:03 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek ödül töreninde açıklamalarda bulundu.
MHP’de olağanüstü kurultay tartışmaları MHP’de olağanüstü kurultay tartışmaları Haber 15 Mayıs 2016 12:16 Kurultay Çağrı Heyeti'nin daveti üzerine Ankara'ya gelen MHP'li çok sayıda grup, kurultayın yapılması öngörülen Büyük Anadolu Oteli güzergahında polis tarafından durduruldu. Sinan Oğan'ın ofisinde bir araya gelen Akşener, Özdağ, Aydın ve Oğan'ın otele birlikte giderek açıklama yapması bekleniyor.
Suyla Kabartma Tozunu Karıştırırsan Ne Olur ? Suyla Kabartma Tozunu Karıştırırsan Ne Olur ? Pratik Bilgiler 11 Mayıs 2015 13:00 200 kg kabartma tozu ile 450 lt su karıştırılırsa işte sonucu!
Şarj aletini korumak : Sadece 4 sn Şarj aletini korumak : Sadece 4 sn Teknoloji 07 Aralık 2015 01:59
Mesele Dik Durmak Mesele Dik Durmak Haber 06 Mart 2016 08:21
Meral Akşener, kocasını böyle azarladı Meral Akşener, kocasını böyle azarladı Haber 16 Mayıs 2016 23:25 MHP'de muhaliflerin korsan kongre girişimi polis barikatına takıldı. Ortak bildirinin açıklanmasından sonra Özdağ, Aydın ve Oğan alandan ayrılırken Akşener polis barikatının önüne gitti ve "Emniyet'in yazılı emrini görmeden ayrılmayacağız" dedi. Meral Akşener bu sırada kocası Tuncer Akşener'i kameralar önünde azarladı. Tuncer Akşener'in 'barikatlar önünde beklenmesin' isteğine çok kızan Meral Akşener kocasına "Sana ne oluyor bekleyeceğim, çekil." dedi. Akşener daha sonra oğlu Fatih'e "Al şu babanı" diyerek seslendi. O anlar kameraya böyle yansıdı.
Donuyok Donuyok İlginç Videolar 20 Nisan 2017 19:02
Farklı vücut uzunluklarıyla hayrete düşüren insanlar Farklı vücut uzunluklarıyla hayrete düşüren insanlar Haber 26 Nisan 2016 17:33 10 farklı insan