Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
KANSERİ NASIL ANLAYABİLİRİZ? KANSERİ NASIL ANLAYABİLİRİZ? Haber 04 Aralık 2015 22:57 Çağın hastalığı kanserin türü ve belirtilerini, erken teşhisin önemini uzmanlar anlattı.
Süper güçlü mıknatısların ortasına elma, iPhone, meyve suyu bırakırsak ne olur? Süper güçlü mıknatısların ortasına elma, iPhone, meyve suyu bırakırsak ne olur? Haber 14 Ağustos 2015 15:00 Yavaş çekimde süper güçlü neodymium mıknatısların arasına elma, iPhone, şekerli nohut ve meyve suyu yerleştiren ekibin gözlemlerini izliyoruz..
Miniklerin Dağ gezisi Miniklerin Dağ gezisi İlginç Videolar 06 Kasım 2016 13:24
Yüksek gerilimli fırlatıcı yatak.. Uyanamamak mı imkansız.. Yüksek gerilimli fırlatıcı yatak.. Uyanamamak mı imkansız.. Haber 19 Ağustos 2015 04:00 Colin Furze adlı çılgın icatci bir adamın fikrinin uygulamaya geçmiş hali. İcatın haddinden fazla iyi olduğunu söyleyebiliriz. Uyanmamak sizin elinizde değil..
CANAVARIN MOTORLU TESTEREYE DÖNÜŞÜMÜ..DAYIYA HELAL OLSUN CANAVARIN MOTORLU TESTEREYE DÖNÜŞÜMÜ..DAYIYA HELAL OLSUN Teknoloji 02 Aralık 2015 21:29
Bizim için PKK neyse PYD de odur Bizim için PKK neyse PYD de odur Haber 27 Ocak 2016 13:13
Polis helikopterine lazer tutan gence  beklemediği ceza Polis helikopterine lazer tutan gence beklemediği ceza Haber 07 Eylül 2015 21:38 Vaughan'da polis helikopterine lazer ışığı tutan genç belli bir süre kaçıyor. Helikopterden kara birimlerine haber verilmesi üzerine kara birimi harekete geçti. İşte o anlar..
Bir Babanın Keşfi; 'bebeğinizi nasıl 1 dakikanın altında uyutursunuz ?' Bir Babanın Keşfi; 'bebeğinizi nasıl 1 dakikanın altında uyutursunuz ?' Pratik Bilgiler 17 Mayıs 2015 18:45 Nathan Dailo adlı bir babanın "bebeğinizi nasıl 1 dakikanın altında uyutursunuz?" adlı videosu tıklanma rekorları kırıyor !
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
Biri şunu durdursun :) Biri şunu durdursun :) İlginç Videolar 06 Kasım 2016 11:33
Kemal Burkay: Defolun alçaklar Kemal Burkay: Defolun alçaklar Haber 23 Şubat 2016 13:18
Kılıçdaroğlu : Sende yürek yok mu Beyaz! Kılıçdaroğlu : Sende yürek yok mu Beyaz! Haber 12 Ocak 2016 18:26 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Bir televizyon programında kadın öğretmen çıkıp 'çocuklar öldürülmesin' diyor, programı yapan sanatçı arkadaş özür üzerine özür diliyor. Niye özür diliyorsun, yürek yok mu sende, cesaret yok mu? Kimi üzdün? Üzsen üzsen çocuk katillerini üzersin bırak da üzülsünler'' diyerek Beyazıt Öztürk'e tepki gösterdi.