Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Tahir Elçi'nin son 24 saniyesi ve son sözü! Tahir Elçi'nin son 24 saniyesi ve son sözü! Haber 14 Aralık 2015 19:59 Diyarbakır İstihbarat Şube'de görevli kameraman tarafından çekilen görüntü, Elçi'nin son anlarını gösteren en net görüntü olma özelliği taşıyor. 39 saniyelik görüntüde, basın açıklamasının hemen ardından bir yaşlı adamın Elçi'nin yanına gelerek Kürtçe konuştuğu görülüyor. Elçi'nin yaşlı adama yanıt verirken ilk silah sesinin geldiği, ardından birkaç atışın daha yapıldığı, Elçi'nin de merakla o yöne doğru baktığı anlaşılıyor. Daha sonra görüntüye sokağa elinde silahla giren ilk YDG-H'li terörist giriyor. “Bu ne ya!” diyerek sokağa bakarken son kez görüntülenen Elçi'nin tam ikinci YDG-H'li terörist koşarken, kameranın o yöne çevrilmesi üzerine yerde yüzüstü yattığı anlaşılıyor.
Farklı Biri Olsaydık Farklı Biri Olsaydık Animasyon 10 Mayıs 2017 23:30
Kelime-i şehadet getirin gerisi kolay Kelime-i şehadet getirin gerisi kolay Haber 04 Ağustos 2016 13:11 0 yıldır ülkenin bürokrasisine, ordusuna, sivil toplum kuruluşlarına sızdılar. vatanı bölmek için karanlık odalarda gizli toplantılar yaptılar. Kanal kanal dolaşıp zehirli dilleriyle kin kustular. Milleti hor görüp aşağıladılar. Gün geldi milletin tankıyla, uçağıyla milleti bombaladılar. Ve bu aziz milletten gereken cevabı aldılar... Yarın aynısı olursa ne mi yapmalısınız? Kelime-i şehadet getirin gerisi kolay!
Erdoğan'dan engelli takipçisine büyük jest Erdoğan'dan engelli takipçisine büyük jest Haber 07 Aralık 2016 10:21 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter'dan kendisine mesaj yazan engelli takipçisi Gülşah Yağmur Yazıcı'ya yanıt verdi. Erdoğan daha sonra takipçisini telefonla aradı ve teşekkür etti.
Daha önce elektriksiz çalışan çamaşır makinesi görmüşmüydünüz? Daha önce elektriksiz çalışan çamaşır makinesi görmüşmüydünüz? Teknoloji 16 Eylül 2015 14:07 Özellikle elektriklerin sık kesildiği ülkeler için çok iyi bi icat.
Cumhurbaşkanı Erdoğan çay fabrikasını gezdi Cumhurbaşkanı Erdoğan çay fabrikasını gezdi Haber 22 Mayıs 2016 10:54 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ÇAYKUR'a ait Cumhuriyet Çay Fabrikasını ziyaret etti.
Erdoğan'ın Çağrısı Fetöcüleri Komaya Soktu Erdoğan'ın Çağrısı Fetöcüleri Komaya Soktu Haber 01 Ağustos 2016 10:42 Darbe sevinciyle yorum yapan FETÖ'cü haşhaşiler, Erdoğan'ın sokağa çıkın çağrısı yaptığını görünce küçük dillerini yuttular.
"5. parti çıkarsa MHP'den çıkar" "5. parti çıkarsa MHP'den çıkar" Haber 24 Ekim 2015 14:27 Başbakan Ahmet Davutoğlu, Show TV yayınına katıldı. Gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı. MHP Genel Başkanının, beşinci parti iddialarına cevap verdi "5. parti çıkarsa MHP içinden çıkacak" dedi. Başbakan, Kılıçdaroğlu'na da bir kez daha seslendi "ne biliyorsan açıkla" çağrısı yaptı. Gündeminde terörle mücadele ve Suriye'deki iç savaş da vardı.
Evini PKK'lılar yıktı... Evini PKK'lılar yıktı... Haber 12 Ocak 2016 07:31 Evi teröristler tarafından işgal edilen, eşyaları yağmalanan sonrada bomba döşenip yerle bir edilen kadının isyanı.
OF'LU HOCA'DAN BOMBA KONUŞMA ? OF'LU HOCA'DAN BOMBA KONUŞMA ? Haber 10 Mayıs 2016 17:47 Kürsü yasağından dolayı uzun süredir cami kürsüsünden mahrum bırakılan Oflu Hoca lakaplı Yasin Gündoğdu, sürgün öncesi tekrar kürsüye çıktı ve kendisini hedef alanlara sert sözlerle yüklendi.
Çok amaçlı ayakkabı :) Çok amaçlı ayakkabı :) Pratik Bilgiler 29 Ekim 2016 19:21
Harika bir yetenek Harika bir yetenek Haber 13 Mayıs 2016 12:41 Kaliforniya sokaklarında çekilen görüntülerde bir sokak sanatçısının spreyle yaptığı inanılmaz çalışmadan gözlerinizi alamayacaksınız.

"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan"

02 Ekim 2015 19:58 707 İzlenme


Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben