Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Minik kuş trafiği birbirine kattı Minik kuş trafiği birbirine kattı Hayvanlar Alemi 24 Ekim 2015 14:04 Rusya'da yola çıkan kuşa çarpmamak için fren yapan araç, zincirleme kazaya neden oldu. Bir araç kamerasına yansıyan o anlarda bir otomobil sürücüsünün yola çıkan kuş nedeniyle frene bastığı görülüyor. Ani fren nedeniyle diğer otomobiller de duran araca çarpınca ortaya bu görüntüler çıkıyor. 3 aracın birbirine girdiği kazaya aldırış etmeyen minik kuş ise yoluna devam ediyor.
Topunuz hayır dese ne yazar !! Topunuz hayır dese ne yazar !! Haber 25 Kasım 2016 12:28 Cumhurbaşkanı Erdoğan, KADEM Adalet ve Kadın Kongresi'nde konuşuyor. Avrupa Parlamentosunun Türkiye kararını hatırlatan Erdoğan, "Daha ileri giderseniz bu kapılar açılır bunu da bilesiniz" dedi
Karpuz en pratik nasıl kesilir ? Karpuz en pratik nasıl kesilir ? Pratik Bilgiler 21 Eylül 2016 19:33
Türkmen bölgesinde Rus helikopteri böyle düşürüldü Türkmen bölgesinde Rus helikopteri böyle düşürüldü Haber 24 Kasım 2015 18:01 Rusya'ya ait savaş uçağının Türk F-16'lar tarafından düşürülmesinin ardından bu ülkeye ait bir askeri helikopter de Suriye'nin Lazkiye bölgesinde Suriyeli muhalifler tarafından vuruldu. Askeri helikopter zorunlu iniş yaptı. Muhalifler, Rus askeri helikopterini tanksavar füzesiyle vurduklarını duyurdu. İşte o anlar...
Melih Gökçek, Aylin Nazlıaka ile çok fena dalga geçti! Melih Gökçek, Aylin Nazlıaka ile çok fena dalga geçti! Haber 06 Mart 2016 09:50
Şeffaf Balık Şeffaf Balık Hayvanlar Alemi 05 Mayıs 2016 15:25
Azerbaycan camilerinde Türkiye duası Azerbaycan camilerinde Türkiye duası Haber 20 Şubat 2016 19:36
Elif Şafak'tan "saçma" dedirtecek öneri Elif Şafak'tan "saçma" dedirtecek öneri Haber 08 Temmuz 2016 18:18
Fetullah Gülen’e hadisli gönderme! Fetullah Gülen’e hadisli gönderme! Haber 14 Kasım 2015 12:43 İzmir merkezli yürütülen 'Askeri Casusluk Kumpası Davası' mağdurlarından Narin Korkmaz suskunluğunu A Haber'de yayınlanan Orhan Sali yönetimindeki Arka Plan programına bozdu. Korkmaz, Paralel yapı tarafından 7 yaşında nasıl örgüt lideri yapıldığını anlattı...
Laz Uşak Emir  Korkayirum ondan :)) Laz Uşak Emir Korkayirum ondan :)) Komik Videolar 17 Nisan 2015 14:51
Ciğer Parası :) Ciğer Parası :) Hayvanlar Alemi 28 Nisan 2016 20:33
El Bab'da "overlog makinası ayağınıza geldi" anonsu El Bab'da "overlog makinası ayağınıza geldi" anonsu Komik Videolar 28 Mart 2017 16:41

"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan"

02 Ekim 2015 19:58 718 İzlenme


Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben