Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Erdoğan: 'Asla izin vermeyeceğiz!' Erdoğan: 'Asla izin vermeyeceğiz!' Haber 31 Mart 2016 16:26 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türk ve Amerikan iş dünyası temsilcilerine hitaben konuşma yaptı. Erdoğan konuşmasında; "Terörün demokrasimize, kamu düzenimize ve ekonomik gelişmemize zarar vermesine asla izin vermeyeceğiz." dedi.
Donmak üzere olan köpek böyle kurtarıldı Donmak üzere olan köpek böyle kurtarıldı Hayvanlar Alemi 19 Ekim 2016 20:16
Nihat Doğan'dan Enes Kanter ve Feto'ya muhteşem cevaplar! Nihat Doğan'dan Enes Kanter ve Feto'ya muhteşem cevaplar! Haber 13 Ağustos 2016 14:05 Nihat Doğan bir tv programında Enes Kanter ve teröristbaşı Gülen'i yerden yere vurdu.
Bir Kürdün Dilinden Terörist Pkk Örgütü Gerçeği Bir Kürdün Dilinden Terörist Pkk Örgütü Gerçeği Haber 09 Ekim 2015 00:07
Erdoğan'ı destekleyen kadına saldırı Erdoğan'ı destekleyen kadına saldırı Haber 01 Nisan 2016 19:27 ABD'de elinde Türk bayrağı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyen kadın FETÖ/PKK yandaşları tarafından saldırıya uğradı.
Meyve doğramaya üşenenler için pratik yöntemler Meyve doğramaya üşenenler için pratik yöntemler Pratik Bilgiler 07 Ekim 2016 19:05 Meyve salatası yapmak istiyorum ama doğramaya üşeniyorum diyenler için en pratik yöntemler.
Acılı baba mahkemede kızının katiline saldırdı. Acılı baba mahkemede kızının katiline saldırdı. Haber 03 Haziran 2016 17:17 Amerika Birleşik Devletlerinde bir suçlu, mahkeme salonunda kurbanlardan birinin babası tarafından saldırıya uğradı. O anlar kameralar tarafından kaydedildi.
Manyaklığın adını eğlence  koymuşlar Manyaklığın adını eğlence koymuşlar İlginç Videolar 06 Kasım 2016 13:22
140 km hızla giden trene çarptı! 140 km hızla giden trene çarptı! Haber 10 Aralık 2015 18:27 Polonya'da dikkatsiz bir bisiklet sürücüsü hemzemin geçit trafiğe kapalıyken geçmeye kalkınca 145 km süratle giden trene çarptı. Bisiklet sürücüsü, farklı kamera açılarından tüm detayların göründüğü kazadan ufak tefek sıyrıklarla kurtuldu. 5 Kasım'da meydana gelen ve görüntüleri yeni çıkan olayda, verilen bilgiye göre, polis 26 yaşındaki adama dikkatsiz araç kullanmak ve trafik kurallarına uymamaktan dolayı ceza kesti.
3. Boğaz Köprüsü'nde Son 9 metre 3. Boğaz Köprüsü'nde Son 9 metre Haber 06 Mart 2016 07:52
Vişne yemenin en kibar hali Vişne yemenin en kibar hali Hayvanlar Alemi 19 Ekim 2016 20:43
Bizim için PKK neyse PYD de odur Bizim için PKK neyse PYD de odur Haber 27 Ocak 2016 13:13

"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan"

02 Ekim 2015 19:58 626 İzlenme


Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben