Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
az da şu sağ tarafı tutu ver hıııh az da şu sağ tarafı tutu ver hıııh Hayvanlar Alemi 28 Eylül 2016 18:38
NEDEN ARABESK RAP NEDEN ARABESK RAP Komik Videolar 02 Nisan 2017 20:36
Doğadan topladığı malzemelerle sapan yaptı Doğadan topladığı malzemelerle sapan yaptı Haber 29 Kasım 2015 20:08 Daha önce sadece doğada bulunabilecek malzemelerle ev yapan adam, şimdi de yine doğada bulunan malzemelerle sapan yapıyor. Pek kullanışlı olmayan sapanla avlanmak oldukça zor gözüküyor.
Turşunun iyisi Limonla mı yoksa Sirkeyle mi olur? Turşunun iyisi Limonla mı yoksa Sirkeyle mi olur? Haber 07 Mart 2016 03:31
Cumhurbaşkanı Erdoğan: AYM Kararına saygı duymuyorum Cumhurbaşkanı Erdoğan: AYM Kararına saygı duymuyorum Haber 29 Şubat 2016 16:36
Irma Kasırgasında Bulutlarda Beliren Ürkütücü Görüntü Irma Kasırgasında Bulutlarda Beliren Ürkütücü Görüntü İlginç Videolar 12 Eylül 2017 19:47 ABD'yi alt üst eden Irma Kasırgası sırasında bulutların oluşturduğu ürkütücü görüntü bir cep telefonu kamerasına böyle yansımış.
Allah korumuş dedirten anlar Allah korumuş dedirten anlar Hayvanlar Alemi 04 Temmuz 2016 15:05
Rusya, İdlib'in kuzey kırsalındaki Kammune ismindeki kampı vurdu Rusya, İdlib'in kuzey kırsalındaki Kammune ismindeki kampı vurdu Haber 05 Mayıs 2016 21:05 Rusya, İdlib'in kuzey kırsalındaki Sermede ilçesi yakınlarında Kammune ismindeki kampı vurdu
iki karısı olan adamın çilesi iki karısı olan adamın çilesi Komik Videolar 18 Mayıs 2017 18:32
Ne Çektin be Ne Çektin be Teknoloji 29 Nisan 2015 14:57
Ahmet Davutoğlu, Varto'da çocuklarla futbol oynadı Ahmet Davutoğlu, Varto'da çocuklarla futbol oynadı Haber 01 Mayıs 2016 15:58 Başbakan Ahmet Davutoğlu, Muş'un kurtuluşunun 99. yıl dönümü törenine katıldıktan sonra Varto ilçesinde AK Parti ilçe binasının açılışını yaptıktan sonra çocuklarla futbol oynadı.
Kadınların Park kavgası! Kadınların Park kavgası! Haber 02 Aralık 2016 12:45 Amerika Los Angeles’ta iki kadın park kavgasına tutuştu. Birbirlerine giren iki kadın daha sonra araçlarına atladı. Daha sonra araçlarıyla birbirlerine vurdular. O anlar çevredekiler tarafından kaydedildi.

"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan"

02 Ekim 2015 19:58 745 İzlenme


Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben