Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Evde Gerçek Led Ampul Nasıl Yapılır Evde Gerçek Led Ampul Nasıl Yapılır Pratik Bilgiler 30 Ekim 2015 19:20
Nepal'de deprem anı kamerada Nepal'de deprem anı kamerada Haber 25 Nisan 2015 14:49 Nepal'in başkenti Katmandu'da meydana gelen 7,9 şiddetindeki deprem kameraya böyle yansıdı.
Minik Baykuşların beslenme saati Minik Baykuşların beslenme saati Hayvanlar Alemi 16 Ekim 2016 13:07
140 km hızla giden trene çarptı! 140 km hızla giden trene çarptı! Haber 10 Aralık 2015 18:27 Polonya'da dikkatsiz bir bisiklet sürücüsü hemzemin geçit trafiğe kapalıyken geçmeye kalkınca 145 km süratle giden trene çarptı. Bisiklet sürücüsü, farklı kamera açılarından tüm detayların göründüğü kazadan ufak tefek sıyrıklarla kurtuldu. 5 Kasım'da meydana gelen ve görüntüleri yeni çıkan olayda, verilen bilgiye göre, polis 26 yaşındaki adama dikkatsiz araç kullanmak ve trafik kurallarına uymamaktan dolayı ceza kesti.
Huysuzluk Yerini Uykuya Bıraktı , Nasıl mı ? Huysuzluk Yerini Uykuya Bıraktı , Nasıl mı ? Haber 04 Kasım 2015 02:34 Kur'an sesini duyan çocuk bir anda huysuzluğu bırakıyor..
Görevimiz tehlike 3 :) Görevimiz tehlike 3 :) Komik Videolar 05 Eylül 2016 13:17
Terörist başı yine tehdit etti Terörist başı yine tehdit etti Haber 16 Eylül 2016 21:37
Ruslar ve müslümanlar için kızdıran sosyal deney ! Ruslar ve müslümanlar için kızdıran sosyal deney ! Haber 07 Şubat 2016 12:58 Ruslar ve müslümanları hırsızlık deneyine soktular.
Unutulmaz Replik - Bir Garip Koleksiyoncu Unutulmaz Replik - Bir Garip Koleksiyoncu Haber 28 Mart 2015 00:38 “Ne yatarsınız canlar, kalkın. Kalkın da görün dünyadakilerin halini. ‘Bal tutan parmağını yalar’ demiş ya birisi, tutup tutup yalıyorlar parmaklarını. Her gün, gökten yıldız kayar gibi biri kayıyor da aralarından, ne sizden haberleri var ne de sizin gibi olacaklarından. Bakmayın üzerinize kapanıp da döktükleri gözyaşlarına, daha mezarlık duvarından çıkmadan kuruyuveriyor gözlerindeki yaşlar. Ağlarken gülüverirler, ölenle ölünmez diyerek. Hiç olmadık yerde saatlerce çene çalıp zaman öldürseler de, size bir Fatiha gönderecek kadar zaman bulamazlar. Bu toprağın üstü varsa bir de altı vardır derler de bazen, altını hiç düşünmeye yanaşmazlar nedense. Sizler bu duvarın içinde beklerken kopmasını kıyametin, Onlar duvarın dışında ölümsüzlüğün sırrının bulunmasını beklerler. Üç günlük seyahatte bile valizlerini tıka basa doldurup hazırlık yaparlar da, Bu kaç gün süreceği belli olmayan seyahatleri için hazırlık yapmaya bile gerek görmezler. Neden susuyorsun doktor? Berbat bir gece değil mi? Bu ne iştir ki, kalkıp ‘görmediğim şeylere pek inanmam’ diyorsun, Sonra da görmediğin aklımın hasta olduğunu söylüyorsun. Kafayı ölüme takmış diyorsun! Ya sen doktor, sen kafayı neye taktın hiç düşündün mü? Paraya mı? İnsaf edin Allah aşkına! 22 yıldır şu duvarların içine kimler geldi bir bilsen! Hepsinin resimlerini biriktirip albüm yaptım. Hani şu ‘Garip Bir Koleksiyon’ dediğin. Adlarını yazdım, ne iş yaptıklarını yazdım, nasıl öldüklerini yazdım. Neden mi? Bu garip koleksiyonu karıştıranlar gerçeği görsünler diye. Görsünler de ölüm diye bir sona, ölüm diye bir başlangıca hazırlıklı olsunlar diye. Ölüm! Ölüm ufuktaki bir çizgidir doktor, siz bu çizginin görünen tarafına baktınız. Bense görünmeyen tarafına. Hak, hak deyip kendinize bile haksızlık yaptınız. Vur patlasın çal oynasın misali yaşadınız; sorumsuzca, şuursuzca. Bazen ne geçiyor aklımdan biliyor musun doktor? Bazen ne derim kendi kendime biliyor musun? Herkesi toplasam diyorum; dağda, taşta, yolda, belde kim varsa herkesi ve sorsam diyorum ‘nereye böyle?’ Bu telaşla, bu hırsla, bu aceleyle nereye böyle? Ne büyük delilik olur değil mi? Etrafına bir bak hele doktor! Bir sürü insan göreceksin. Acıları, sevinçleriyle bir sürü insan. Bunları düşünmek, bunları söylemek delilikse, ben deliliğimden memnunum doktor. Git tedavi için boşuna zaman kaybetme. Git akıllılığının sefasını sür. Git felekten bir gün de sen çal. Kaç günü varsa bu feleğin, herkes çala çala ne bittiği var ne biteceği. Git, ne olur git, yalnız bırak beni. Sahte bir dost görmek istemiyorum karşımda.”
Suriye'deki durumun kısaca özeti Suriye'deki durumun kısaca özeti Haber 15 Aralık 2015 22:47 .
Neodyum mıknatıs yakılırsa ne olur Neodyum mıknatıs yakılırsa ne olur İlginç Videolar 22 Kasım 2016 11:48 Bor ve demir elementlerinden oluşan en güçlü manyetik alana sahip mıknatıs olan neodyum fırının içinde yüksek bir sıcaklıkta yakılmak istendi.
Paralel medya NATO’yu , Türkiye’yi işgale böyle çağırmıştı! Paralel medya NATO’yu , Türkiye’yi işgale böyle çağırmıştı! Haber 13 Ağustos 2016 03:05 Ne yazık..! Bununla da anılacaksın... Çok yazık... Ali abi... Çok yazık! Sen PKK’ya “terör örgütü” diyemeyenler kervanında yoluna devam ederken, bir temennine Boşnakları şahit tuttun! Hani “İnsanın Özgürlük Arayışı” diyerek, “Modernizm” diyerek, “Medine Vesikası” diyerek kattığın ya da karıştırdığın zihinlerimizi bu kez “idiş etmeye” kalkıştın... Bu sana yeter; Ali abi! Ali abi dediysem, tabir camiada yerleşik olduğu için... Yoksa abiliğin de “katkın” da mazide kaldı! Sen PKK terör örgütünün nihai hedefini Boşnakları hem de bir Boşnak’ın 1999 yılında söylediği sözler üzerinden “şahit tutun” ya..! Aslında zihninin arkasındakini de faş etmiş oldun. Ne diyeyim... Yuh desem az gelir! Neymiş efendim, “PKK, NATO’ya müracaat ederse NATO Güneydoğu’yu işgal edebilirmiş!” kim diyor, Zaman yazarı Ali Bulaç..! Peki gerekçesi neymiş, “Kriz bölgeleri”ne yeni konsepti gereği NATO müdahale edebilirmiş. Müracaatı da PKK bizzat yapabilirmiş! Bugünü ta 1999 yılında Saraybosna’da tanıştığı Aliya’nın bir danışmanından duymuş Ali Bulaç! Vay be..! “Türkiye’yi de pek yakından tanıyan dostumuz ‘Uzak olmayan bir gelecekte NATO Türkiye’yi işgal edebilir!’ dedi. Hayretle ‘Hangi gerekçe ile?’ diye sordum. Şunları söyledi: ‘Kürt sorunu giderek ağırlaşacak. Çatışmalar yayılıp da, sorun siyasi ve toplumsal krize dönüşürse NATO istikrarı sağlamak gerekçesiyle Güneydoğu’ya müdahale edecek.’ Ona, bunu kendi yorumu olarak mı düşündüğünü sordum, ‘Hayır, Sayın Begoviç, bunu bizzat konuyu kendi aralarında müzakere eden Amerikalı generallerden duyduğunu bize söyledi’ cevabını verdi.” (Ali Bulaç, Zaman 14 Eylül 2015) Medine Vesikası’nı sündüre sündüre yıllarca zihin dünyamıza katkı vermişti ya da karıştırmıştın da Boşnakları düşüncene şahit tutup, Türkiye’yi NATO’ya işgal ettirecek kadar ileri düzeyde düşünceler serdedeceğin aklımdan geçmemişti! MİT TIR’ları üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Lahey’e göndermek için çırpındığınızı biliyorduk da... Daha doğrusu maaşlı elemanı olduğun Paralel Yapı bütün aktörleri ile Erdoğan’ı “Terör suçlusu ilan etmek için” elinden geleni yaparken ve bir şekliyle Uluslararası Adalet Divanı’na göndermek için bütün kirli servislerle kol kola çalışırken, senin fikrin hepsini bastıracak türden! (uzun cümle kurmayı da senin kitaplarından öğrenmişti be Ali abi) Sen işin kolayını bulmuşsun. “PKK müracaat etsin, NATO, Güneydoğu’yu işgal etsin!” Sonra? Sonrası malum. Kısa bir sürede orası Türkiye’den ayrılsın. Aslında fikrinin gerçekleşmeme ihtimalini de düşünmüş olmalısın ki DAEŞ’i de senaryona eklemişsin. NATO’nun Güneydoğu’yu işgal etmesi için ikinci bir senaryoyu da yazmışsın. Sen her ne kadar IŞİD demeyi tercih etsen de (ki anadilin Arapça olduğu halde) DAEŞ’in Türkiye’ye saldırmasını bahane etmesi durumunda NATO’nun harekete geçeceğinden dem vurmuşsun..! Sahi senin köşe arkadaşlarından biri geçen gün Paralel Yapı’nın, CIA ve MOSSAD ile iç içe geçmişliğini bütün cüretkarlığıyla o gazetede yazmış ve Erdoğan’ın alaşağı edilmesinde “dışarı”yı işaret etmişti. Senin o kadın yazardan ne farkın kaldı? Aslında bütün bu tehditleri neden yaptığını da yazının son paragrafında itiraf ediyorsun. Ne diyorsun, “Türkiye en zayıf dönemini yaşıyor. Ben ilk günden Hükümet-Hizmet kavgasının ‘dış etkiler’den kopuk olmadığını düşünüyorum.” (Ali Bulaç, Zaman 14 Eylül 2015) Ne hallere düştün be Ali abi? Tayyip Bey İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına devam etse, sen de o matbuat işlerini yürütseydi iyiydi hı? Senin bir kitabında şöyle bir cümleyi okumuş olmalıyım, “Allah kindarları sevmez!”

astropay