Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Keskin nişancıdan kurtulan kurnaz asker! Keskin nişancıdan kurtulan kurnaz asker! Haber 11 Kasım 2015 19:10 Iraklı genç asker, büyük bir kayanın arkasına siper almış, IŞİD'li keskin nişancının hedefinden kurtulmaya çalışıyor. Genç asker, keskin nişancıdan kurtulmak için öyle bir şey yapıyor ki, yaptığı aldatmacayla hayatta kalıyor. Iraklı asker, çantasından çıkardığı bez parçasını bir çubuğun ucuna dolayıp, başındaki kepi de üzerine takıyor ve kayanın üzerinden keskin nişancıya doğru gösteriyor. O anda keskin nişancı şapkayı indiriyor, asker ise yakaladığı fırsatı iyi değerlendiriyor. Olay, Iraklı askerin arkadaşının kamerasına an be an yansıyor.
Abladaki rahatlığa bakar mısınız? Abladaki rahatlığa bakar mısınız? Komik Videolar 04 Ekim 2016 17:02
Gerçek korku! Gerçek korku! Hayvanlar Alemi 05 Mayıs 2016 11:08
Yunus balığının doğum yaptığı anlar Yunus balığının doğum yaptığı anlar Hayvanlar Alemi 30 Nisan 2016 10:14 Katrl isimli anne yunus akvaryumda doğum sancıları ile dolanmaya başladıktan bir süre sonra başarılı bir şekilde doğumunu gerçekleştirdi.
Diyarbakır'da polis ekiplerine yapılan bombalı saldırıdan ilk görüntüler. Diyarbakır'da polis ekiplerine yapılan bombalı saldırıdan ilk görüntüler. Haber 10 Mayıs 2016 19:53 VALİLİKTEN YAPILAN AÇIKLAMA Diyarbakır Valiliği'nden saldırıyla ilgili yapılan açıklamada, "Terör örgütü adına bir ilçede bulunan fabrikaya el koyma suçu nedeniyle gözaltına alınan bölücü terör örgütü mensubu şahısların doktor raporu almak için hastaneye götürülmeleri esnasında saat 16.30 dolaylarında Batıkent Kavşağı mevkiinde bomba yüklü araç patlatılmıştır. Araç içerisinde 9 polis, 7 şüphelinin olduğu, civarda oturan ve olay esnasında seyahat eden vatandaşlar ile çay bahçesinde oturan vatandaşlarında olduğu yaralılar bulunmaktadır. Olayda 12 polis, 33 sivil olmak üzere 45 kişi yaralanmıştır. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 3 şahıs tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını kaybetmiştir" denildi.
Ağlayan bebeği uluyarak sakinleştiren  anne kurt Ağlayan bebeği uluyarak sakinleştiren anne kurt Komik Videolar 10 Mayıs 2016 12:27
Evde piton mu  beslenir ? Evde piton mu beslenir ? Hayvanlar Alemi 09 Eylül 2016 22:50
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
Köpeğin güldüren oyunu Köpeğin güldüren oyunu Hayvanlar Alemi 05 Eylül 2016 12:54
Kayseri de  HDP Binası yakldı Kayseri de HDP Binası yakldı Haber 17 Aralık 2016 14:45 Kentte sabah saatlerinde meydana gelen patlamanın ardından vatandaşlar Cumhuriyet Meydanına akın ederken, bir grup vatandaş da HDP binasına saldırdı. Polisin durdurmaya çalıştığı grup, slogan atarak binaya girdi. Polis ekipleri bina çevresindeki önlemlerini artırdı. Grup binadaki eşyaları dışarı atıp yaktı.
yeter len başım döndü yeter len başım döndü Hayvanlar Alemi 15 Ekim 2016 09:37
Yolcuların bonzai kullanan muavinle imtihanı.mp4 Yolcuların bonzai kullanan muavinle imtihanı.mp4 Haber 17 Eylül 2016 09:59