Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Meyve sandığında 1 milyon liralık sigara Meyve sandığında 1 milyon liralık sigara Haber 30 Eylül 2015 08:46 Gaziantep Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi (KOM) ekipleri kentin çeşitli noktalarındaki uygulamada, durdurdukları 2 kamyonet ve 1 TIR'ın içerisinde hurda plastik ve meyve sandıklarının arasında saklanmış olan ve piyasa değeri yaklaşık 1 milyon TL olan 350 bin paket kaçak sigara ele geçirdi. Ekipler ismi açıklanmayan 3 araç sürücüsünü de gözaltına aldı.
Milyonları ağlatan farkındalık videosu Milyonları ağlatan farkındalık videosu Haber 18 Kasım 2015 15:34 Engelli kardeşlerimizi görüyormusunuz ?
Şehidin ağlatan mektubu ! Şehidin ağlatan mektubu ! Haber 10 Şubat 2016 07:45 Diyarbakır’ın Sur ilçesine güvenlik sebebiyle görevlendirilen ve çıkan çatışma sonrası kaldırıldığı Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde şehit olan Zonguldaklı Uzman Çavuş Göksal Cin’in babası Şaban Cin’e yazdığı mektubu yürekleri burktu. İki ay önce Büşra Aslan ile nişanlanan uzman çavuşun naaşı memleketi Zonguldak’ta defnedildi. Cin, 3 Şubat 2015 tarihinde Sur ilçesinde yazdığı mektubunda şu ifadelere yer verdi: "Askerlik ibadet demiştin ya bana babam. Allah yolunda diyerek çıktım evimden. Ağlamayın şehit düşersem vatan toprağına. Buralar soğuk annem çok soğuk. Toprak bizi çağırıyor annem. Nasibim bir kurşun olur da düşersem toprağıma. Toprak bağrını açmışsa bana ağlama.. Üç ay önce okuldan mezun olduğumda isteyerek ben yazdım doğu görevini. Niye diye isyan etmeyin. Benim vatanım ateşler içinde yanarken ben evimde çay içemem baba. Allah’ın izniyle bayrağımı düşürmem. Kurşundan başka bir şey varsa o da nasip olsun. Her gün bir yoldaşım toprağa düşüyor. Biz İbrahim’in askerleriyiz. Dua edin bizlere. Ferman devletin. Sur bizim. Göksal Cin, Piyade Uzman Çavuş."
İzmir'de metro devrildi İzmir'de metro devrildi Haber 08 Ocak 2016 14:12
Yaşar Nuri canlı yayında Gülgün Feyman'a hakaret etti Yaşar Nuri canlı yayında Gülgün Feyman'a hakaret etti Haber 11 Ocak 2016 15:04
ip atlamada level  atlamış  resmen ip atlamada level atlamış resmen İlginç Videolar 27 Ekim 2016 19:03
"Senin her yerin yaptırım olsa ne yazar ya !" "Senin her yerin yaptırım olsa ne yazar ya !" Haber 14 Kasım 2016 18:18 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'yi yaptırım uygulamakla tehdit eden AP Başkanı Martin Schulz'a çok sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Birileri kendi akıllarınca bize bu coğrafyayı dar etmek istiyorlar. Terbiyesize bak ya yaptırım uygularız diyor, senin her yerin yaptırım olsa ne yazar? Geç kalıyorsun geç.. dedi
Manyak işte bildiğin manyak Manyak işte bildiğin manyak Komik Videolar 22 Şubat 2017 16:58
Yeni Hızlı Tren ile mesafeler kısalıyor! Yeni Hızlı Tren ile mesafeler kısalıyor! Haber 27 Ekim 2015 14:43 YHT hatlarıyla, Türkiye'nin hızına hız katmaya devam ediyorlar
eşek arısının  hazin sonu eşek arısının hazin sonu Hayvanlar Alemi 09 Eylül 2016 22:46
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
"FETULLAH GÜLEN ÖLSE BİLE YENİ AÇIKLAMALAR YAPABİLİR" "FETULLAH GÜLEN ÖLSE BİLE YENİ AÇIKLAMALAR YAPABİLİR" Haber 11 Kasım 2015 07:08 Turgay Güler’in hazırlayıp sunduğu ‘Sıradışı’ programında dün akşam FETÖ iddianamesinde örgüt lideri olarak yer alan Fetullah Gülen’in basına yansıyan son beddua videosu ile ilgili önemli açıklamalar yer aldı. Programa konuk olarak katılan Ömer Özkaya, ‘Gülen ölmüş olsa dahi CIA tarafından kullanılabilir.’ dedi. Gülen cemaati hakkında hazırlanan Terör Örgütü (FETÖ) iddianamesine tepki gösteren Fetullah Gülen’in son bedduası Turgay Güler’in hazırlayıp sunduğu ‘Sıradışı’ programında masaya yatırıldı. Programa konuk olarak katılan Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Genel Müdürü Ömer Özkaya’nın değerlendirmelerine göre Amerika’nın Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA, Fetullah Gülen’in bütün vaazlarını sayısal analize dönüştürülerek dijitalleştirildi. Özkaya’ya göre Gülen hasbelkader ölmüş olsa bile bu teknoloji sayesinde kendisine sorulan soruları sistem canlı olarak yanıtlayabilecek. Çarpıcı iddiaların yer aldığı programda Özkaya, “Yakın bir tarihte Fetullah Gülen ile görüşmüş bir tanıdığımın görüşme ile ilgili anlattıkları da oldukça ilgi çekici. Kendisini önce bir odaya aldıklarını daha sonra mum ışığı ve benzeri ışıklarla aydınlatılmış uzun bir koridordan geçirilerek Gülen’in yanına götürdüklerini, odada bir camekan olduğunu ve Fetullah Gülen’in kendisini değil siluetini gördüğünü, görüştüğü kişinin de kesin olarak Gülen olup olmadığını anlayamadığını söyledi. Özkaya ayrıca “Fetullah Gülen Türkiye için bir Milli Güvenlik sorunuysa onu göremediğimiz ve dokunamadığımız zaman bu sorun 10’a çıkacaktır. Çünkü CIA’nın olmayan bir şahsın üzerinden neler yapacağını önceden tahmin edemeyiz. Konunun daha iyi anlaşılması için bir örnek vermek gerekirse, Azerbeycan eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev tedavi için Amerika’ya giderken ölmüştü ama vefatını uzun süre açıklamadılar ki Azerbeycan’daki dengeleri istedikleri gibi kursunlar ve İlham Aliyev’i başa getirsinler. Dolayısıyla CIA’de şu an elindeki teknoloji ile Fetullah Gülen’i misyonunu bitirene kadar, dijital de olsa, yaşatabilir.” dedi.