Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Trabzon sporlu Aykut'tan Mehterli paylaşım Trabzon sporlu Aykut'tan Mehterli paylaşım Haber 02 Haziran 2016 10:24 Trabzonspor'un, stili ile son günlerde oldukça fazla gündeme gelen yıldız futbolcusu Aykut Demir'den yeni bir video ile gündeme geldi. Tecrübeli defans oyuncusunun Arkadaşlarıyla seyahat halinde mehter marşı dinlediği görüntüler, sosyal medyada hayranları tarafından beğeniyle karşılandı.
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
Dansın böylesi Dansın böylesi Komik Videolar 04 Temmuz 2016 15:10
Bu da yerli 'formula' aracımız Bu da yerli 'formula' aracımız Teknoloji 05 Ekim 2015 03:53 Bu da yerli 'formula' aracımız Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerince tasarlanan ve imal edilen yerli formula aracı "Y TR-02" törenle tanıtıldı.
“FETÖ, İngiliz projesidir” “FETÖ, İngiliz projesidir” Haber 04 Ağustos 2016 13:15 Gazeteci yazar Yusuf Kaplan, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde gerçekleşen tercih tanıtım günlerinde öğrencilerle bir araya geldi. Etkinlik sonrası gündemi değerlendiren Kaplan, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminde bulunan Fetullahçı Terör Örgütü'nün bir İngiliz projesi olduğunu, Amerika'nın bu projede sadece bir sopa olduğunu, projenin asıl beyninin İngiltere olduğunu söyledi.
Çilingir Gizli Tanık Konuştu Çilingir Gizli Tanık Konuştu Haber 06 Mart 2016 07:52
Kedilerin Salatalıkla İmtihanı Kedilerin Salatalıkla İmtihanı Komik Videolar 16 Kasım 2015 22:26
HDP'li Belediyelere sert tepki HDP'li Belediyelere sert tepki Haber 07 Mart 2016 03:42
PKK'nın yeni oyunu: Kanas ile rastgele.. PKK'nın yeni oyunu: Kanas ile rastgele.. Haber 14 Ocak 2016 16:34 Diyanet-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ömer Evsan PKK'nın son zamanlarda yeni bir strateji geliştirerek çevreye kanaslarla ateş açtığını ve sivil halkın ölmesine neden olduğunu söyledi.
İngiliz usulü terbiyesizlik İngiliz usulü terbiyesizlik Haber 16 Haziran 2016 14:57 PSV taraftarının Atletico Madrid deplasmanında yaptığı skandala bu kez İngilizler imza attı! EURO 2016'da takımlarını izlemek isteyen İngiliz taraftarlar, mülteci çocuklara para atarak dalga geçti. Sosyal medyada bu görüntüler büyük tepki çekti.
Parası çok diye annesi evden kovmuş Parası çok diye annesi evden kovmuş Haber 07 Kasım 2015 17:31 Parayla yatıp kalkan inşaat işçisiGaziantep'te inşaat işçiliği yaparak geçinen Esat Kaplan, evde 3 tona yakın parasıyla yatıp kalkıyor. Evinde kendi imkanlarıyla paralarını sergileyen koleksiyoner Esat Kaplan, akşam işten geldikten sonra evde eski medeniyetlere ait biriktirdiği 3 tona yakın parasıyla yatıp kalkıyor. Koleksiyonerliğinin yani sıra, inşaat işçiliği de yapan Kaplan'ı parası çok diye annesi tarafından evden kovulmuş. Kaplan, uyumak için, başını yastık yerine para koyuyor. Binlerce eski medeniyete ait 3 tona yakın tarihi parası olduğunu ifade eden Kaplan, “Annem bu kadar paraya düşkün olduğumu görünce, bana pulunu pırtını topla git” dedi. “PARAMLA REZİLİM” Kaplan, “Arap Baharıyla beraber, bir otorite boşluğu oluştu. Suriye’den para geliyor, Yemen’den, Tunus’tan bana para geliyor. Aslında param çok diye annem beni evden kovdu. Kadıncağız artık kafayı yedi. Annem bu kadar paraya düşkün olduğumu görünce, bana dedi ki pulunu pırtını topla git dedi” ifadelerini kullandı. “TARİHLE, İNSANLARIN RUHUYLA UYUYORUM” Aslında parayla değil, tarihle beraber yattığını da sözlerine ekleyen Esat Kaplan tarihle, ilimle, bilimle insanların ruhuyla yatıp kalktığını söyledi. Kaplan, “Gidersin bir bankayı soyarsın çuvalla paran olur, o ayrı bir konudur. Burada her bir paranın ayrı bir hatırası var. Buradan birinin çağır deki bu parayı göster deki bana anlat o günün Türkiye’sinin. Yani ben dünyanın en huzurlu insanlarından bir tanesiyim. İnşaatta çalışırken, hem stresimi atıyorum hem de alın teriyle olduğu için zevklidir. Mesela bir Marko Polo’yu düşünün. Marko Polo aslında baktığın zaman Portekizlidir. Ama İtalyan paralarının üzerindedir. Mesela Nikola Tesla, ne Sırp’tır ne de Yugoslav’dır. Çünkü Balkanlarda yaklaşık 500 yıl biz yaşadık. Hani 500 yılda artık kendileri bile değişir” şeklinde konuştu. “A’DAN Z’YE KADAR PARA VAR” Paraların sergilendiği evi ziyaret etmeye gelen Cengiz Barna da, her medeniyetin parası bulunduğunu ifade etti. Barna, "Mesela kendimize ait eski paralar vardır. Görmediğimiz paraları burada görüyoruz. Mevcut bazı yerlerde 3-5 çeşit para vardır ama buraya geldiğinde A’dan Z’ye kadar hemen hemen her medeniyete ait paraları görebilirsiniz” diye konuştu.
İşte Rusya’nın petrol yalanı! İşte Rusya’nın petrol yalanı! Haber 07 Aralık 2015 17:41 Rusya'nın Türkiye'ye yönelttiği 'DAEŞ petrolünü satıyor' iftirası bilimsel tezlerle de örtüşmüyor... Çünkü Rusya'nın iddiasının doğru olabilmesi için sınır boyunca her gün ya 10 bin katırın ya da en az 4 kilometrelik TIR konvoyunun yol alması gerekiyor... Rusya'nın tezlerini Atv Haber Editörü Murat Gener Toplumsal Hafıza programında masaya yatırdı, ve ortaya bakın nasıl ilginç sonuçlar çıktı...