Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
İnsanlık Tarihin En Sıradışı 10 Deneyi İnsanlık Tarihin En Sıradışı 10 Deneyi Haber 11 Kasım 2015 07:44 Gıdıklanmanın nedeni Deneyi-1933'te psikoloji profesörü Clarence Leuba, gıdıklamaya verilen tepki olan gülmenin öğrenilen bir reaksiyon olup olmadığını kanıtlamak için, yeni dogmuş oğlunu gıdıklarken kimsenin gülmemesini istedi. Yedi ay süren deney sonunda çocuk gıdıklandığında gülüyordu. Böylece gülmenin gıdıklamaya karşı istemdışı bir tepki olduğunu tespit etti. Evrensel Yüz İfadeleri Deneyi: Evrensel yüz ifadelerini tespit etmek isteyen psikolog Carney Landis, deneklerinin yüz kaslarının hareketini takip etmek için yüzlerine yanık bir mantarla hatlar çizdi. Daha sonra deneklere amonyak koklatıldı, caz dinletildi, porno izlettirildi, elleri kurbağa dolu bir sepete sokuldu. En sonunda tüm denekler canlı bir farenin kafasını kesmeye ikna edildi. Bu eylem sırasında çekilen fotoğraflarda denekler "Deneyin Büyük Tanrısı"na kurban adayan garip bir tarikatın mensuplarına benzer yüz ifadelerine sahipti. Ölüm ile Stres Arasındaki Bağ Deneyi: 1960'larda 10 askeri taşıyan bir uçakta "Motorumuz bozuldu, iniş takımlarımız da çalışmıyor. Okyanusa acil iniş yapacağız" anonsu yapıldı.Ardından son anlarını yaşadıklarını düşünen askerlere "ordunun ölümlerinde kusuru olmadığını" ilan eden bir sigorta formunu doldurmaları istendi. Askerlerin tamamı formu doldurdu. Deneydeki amaç stres yönetimiydi. 1954'te Sovyet cerrah Vladimir Demikhov bir köpek yavrusunun başını, önayaklarıyla birlikte bir Alman Kurt köpeğine naklederek çift başlıköpek elde etti. Her iki baş da ayrı ayrı süt içebiliyor hattabirbirlerinin kulaklarını ısırabiliyordu. Köpekler bir aydan az yaşadı. Sarı hummanın bulaşıcı bir hastalık olmadığını ispata çalışan stajyerdoktor Stubbins Ffirth, bu hastalığa yakalanan bir kişinin kusmuğunugözlerine, kendi yarasına sürdü ve sonunda da içti. Doktor sağlığınıkaybetmedi çünkü sarı humma bulaşıcı değildi. Daha sonra bu hastalığınancak virüs taşıyan sivrisineklerin ısırığıyla bulaştığı kesinleşti. Hindilerin seks yaşamını araştıran iki bilim adamı, dişi bir hindimaketini erkek hindilerin önünde parçalara ayırdılar. Modelden geriyebir tek çubuk kaldığında bile erkek hindiler arzuluydu. Lawrance Sheean, tırnak yiyen bir grup erkek çocuğunun uyuduğu odadaher gece defalarca "Tırnaklarım çok acı" cümlesini tekrarladı. Yaztatili sonunda biten deneyde çocukların yüzde 40'ının tırnak yemealışkanlığına son verdiği tespit edildi. Robert Cornish 1930'larda tahtıravalliye benzer bir düzenek kullanarakölü hayvanları canlandırmaya kalkıştı. Yeni ölen bazı köpeklerindamarlarına adrenalin ve anti-pıhtılaştırıcılar enjekte etti. Bazıdenekler bir süreliğine ağır beyin hasarı ve körlükle hayata döndü. 1960'larda Ian Oswald, insanların her koşul altında uyuyup uyuyamayacaklarını tespit etmek için gönüllülerin gözkapaklarını açıkkalacak şekilde yapıştırdı, gözlerine 50 santim öteden yanıp sönenışıklar tuttu. Elektroşoka ve yüksek sesli müziğe de maruz üç denek de12 dakika içinde uyudu. Tusko isimli bir file, tipik bir insandozundan 3 bin kat daha fazla olan 297 miligram LSD enjekte edildi.Kendi çevresinde dönen fil bir saat sonra öldü. Deneydeki amaç, LSD'ningeçici bir deliliğe neden olup olmayacağını öğrenmekti.
Batı kendine İslam'ı hedef seçti Batı kendine İslam'ı hedef seçti Haber 06 Mart 2016 08:22
CNN Türk Canlı Yayınında Mirgün Cabas, MİT TIR'ları Manşetine Yanlış Diyen Avukat Cüneyt Toraman'ın Konuşmasını Yarıda Kesti CNN Türk Canlı Yayınında Mirgün Cabas, MİT TIR'ları Manşetine Yanlış Diyen Avukat Cüneyt Toraman'ın Konuşmasını Yarıda Kesti Haber 02 Haziran 2015 11:47 CNN Türk canlı yayınında Mirgün Cabas, Cumhuriyet gazetesinin MİT TIR'ları manşetine yanlış diyen Avukat Cüneyt Toraman'a önce karşı çıktı sonra da Toraman'ın konuşmasını yarıda kesti.
İran provakasyon için şimdide bu videoyu yeniden servis ediyor İran provakasyon için şimdide bu videoyu yeniden servis ediyor Haber 24 Ekim 2016 21:05
Yemin metnini unutunca... Yemin metnini unutunca... Haber 18 Kasım 2015 04:25 AK Parti Sivas Milletvekili Mehmet Habib Soluk, yemin metnini unutunca meclis sıralarından kahkahalar yükseldi
Hasır parke nasıl yapılır Hasır parke nasıl yapılır Teknoloji 09 Kasım 2016 17:49
11 Yıl Süren Dünya Ticaret Merkezinin İnşaatının Time Lapse Görüntüsü 11 Yıl Süren Dünya Ticaret Merkezinin İnşaatının Time Lapse Görüntüsü Haber 02 Haziran 2015 09:24 Yapımına 2004 yılında başlanan ve 2015 yılında biten Dünya Ticaret Merkezinin Time Lapse Görüntüsü. İnşaat ABD'deki en yüksek gökdelendir(541 m) ve inşaat 3900000000 $'a mal olmuştur. Bu gökdelen aynı zamanda dünyanın en pahalı yapısıdır.
Polis halkı kışkırtıyor diyenler izlesin. Polis halkı kışkırtıyor diyenler izlesin. Haber 13 Aralık 2015 21:33 ..
Kuru Buza Lav Dökülürse Ne Olur ? Kuru Buza Lav Dökülürse Ne Olur ? Pratik Bilgiler 15 Haziran 2015 21:43
Şirin hamster Şirin hamster Komik Videolar 15 Temmuz 2016 19:51
Geleceğin Cem Yılmaz'ı Geleceğin Cem Yılmaz'ı Komik Videolar 30 Mayıs 2016 18:15

ABD Polisi Bir Siyahi Vatandaşı Daha Öldürdü

20 Eylül 2016 15:58 9083 İzlenme


ABD'nin Oklahoma eyaletinde bir polisin, silahsız bir siyahiyi vurduğu görüntüler ortaya çıktı. AP'nin haberine göre polis kamerasından çekilen görüntülerde, 40 yaşındaki Terence Crutcher'ın elleri havada yürüdüğü, ardından polisin elektrik şoku verdikten sonra siyahi adamı silahla vurduğu görülüyor.