Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
"En iyi arkadaşınız kim?" diye sorulunca öğrencinin verdiği cevap muhteşem "En iyi arkadaşınız kim?" diye sorulunca öğrencinin verdiği cevap muhteşem Haber 18 Nisan 2016 20:26 Cvap muhteşem oldu! MaşaAllah!
penguen'den görülmemiş vefa penguen'den görülmemiş vefa Hayvanlar Alemi 04 Mayıs 2016 19:35 71 yaşındaki emekli tuğla ustası ve balıkçı Joao Pereira de Souza petrole bulanmış, ölmek üzereyken bulduğu pengueni 11 ay sağlığına kavuşana dek bakmış. Dindim adlı penguen 2011'den beri her yıl Brezilya sahillerine gelip kurtarıcısını ziyaret ediyor. de Souza şöyle diyor: "Onu çocuğum gibi seviyorum ve tahmin ediyorum o da beni seviyor. Başkalarına kendini dokundurtmuyor. Dokunmaya teşebbüs edenleri de bir güzel gagalıyor"
Ağa takılan arkadaşını yanlız bırakmayan balık Ağa takılan arkadaşını yanlız bırakmayan balık Hayvanlar Alemi 12 Haziran 2016 17:45
seni yerim ben yerim :) seni yerim ben yerim :) Komik Videolar 17 Eylül 2016 09:58
Domates Şişeye Nasıl Girer ? Domates Şişeye Nasıl Girer ? Pratik Bilgiler 18 Haziran 2015 13:31
Mobilyalarınızı yenilemeden önce bu videoyu muhakkak seyredin Mobilyalarınızı yenilemeden önce bu videoyu muhakkak seyredin Pratik Bilgiler 22 Şubat 2017 16:56
Facebook'ta canlı yayın yaparken silahlı saldırıya uğradı Facebook'ta canlı yayın yaparken silahlı saldırıya uğradı Teknoloji 01 Nisan 2016 19:10 ABD Chicago'da Facebook'ta canlı yayın yapan bir adam silahlı saldırıya uğradı. Ağır yaralanan kişinin mafya üyesi olduğu iddia ediliyor.
Dalında olgunlaşan pandalar Dalında olgunlaşan pandalar Hayvanlar Alemi 15 Ekim 2016 20:44
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
Erdoğan'dan 14 Ağustos tehditlerine cevap Erdoğan'dan 14 Ağustos tehditlerine cevap Haber 04 Ağustos 2016 13:55 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Oda ve Borsa Başkanları'na hitap ederken, FETÖ'cülerin son günlerde "14 Ağustos'u bekleyin" yönündeki tehditlerine cevap verdi. Erdoğan: "Yaşananlardan ders almayanlar, milleti hala tehdit etmeye çalışıyor. Şimdi ne diyorlar 14 Ağustos'u bekleyin. Biz namert değiliz, mertiz mert" dedi.
Vatandaşın duyarlılığı kameramanı bile ağlattı Vatandaşın duyarlılığı kameramanı bile ağlattı Haber 11 Ocak 2016 14:57 TRT'nin sevilerek izlenen programı “Sen Olsan Ne Yapardın? izleyenleri göz yaşına boğdu. Sinema ve tiyatro Sanatçısı Altan Erkekli'nin sunuculuğunu yaptığı ve vatandaşların olaylara karşı tepkilerinin ölçüldüğü 'Sen Olsan Ne Yapardın?' programında evsiz rolündeki oyuncunun yaşadığı sıkıntıya duyarlılık gösteren bayanın davranışları, olayın kurgu olduğunu bilen kameramanı bile ağlattı.
FETÖ'den ödleri kopuyor FETÖ'den ödleri kopuyor Haber 06 Kasım 2015 11:16 Halk Tv'de programa katılan Latif Şimşek CHP ve MHP'nin FETÖ'den ödünün koptuğunu söyledi. Cemaatle ilgili konuların konuşulduğu anda AK Parti'ye karşı yapılan suçlamalara cevap veren Şimşek, muhalefet partilerinin hata yaptığını belirtti.

FETÖ'cü derneğin evrakları çiğ köfteciden çıktı

13 Ağustos 2016 14:19 786 İzlenme


Kırşehir'de FETÖ yanlısı olduğu iddiasıyla kapatılan Kırşehir Ahi İşadamları Derneğinin bazı belgeleri, arama yapılan çiğ köftecinin deposunda çıktı. Bazı dernek üyelerince bağışlanan paraların, Bank Asya üzerinden başka hesaplara aktarıldığını gösteren dekontlara da ulaşıldı. İş yeri deposundaki aramada, "himmet" adı altında toplandığı iddia edilen 28 bin lira ile çok sayıda çek, senet, doküman ve dosya bulundu.

astropay