Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Cumhurbaşkanı'ndan Hz.Ömer kıssası Cumhurbaşkanı'ndan Hz.Ömer kıssası Haber 09 Haziran 2016 17:38 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki muhtarlarla iftar programı öncesinde açıklamalarda bulundu. Muhtarlara bulunduğunuz yerde siz benim gören gözüm, duyan kulağım, yardım eden elimsiniz diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hz. Ömer'in yaşadığı bir olayı örnek ver
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
CHP'li eski vekil devleti katliam yapmakla  suçladı CHP'li eski vekil devleti katliam yapmakla suçladı Haber 09 Haziran 2016 12:02 CHP eski milletvekili Binnaz Toprak katıldığı TV programında terör örgütü PKK'nın katliam yapmadığını savundu. Binnaz Toprak, Hamza Türkmen'e "Şimdi yakın zamandaki katliamları kim yapıyor?" sorusunu sordu. Türkmen, Toprak'ın sorusuna "Şuı anda PKK yapıyor" yanıtı verdi. Türkmen'in bu yanıtı üzerine CHP'li Toprak "Hayır PKK değil" cevabını verdi.
Allah beterinden saklasın Allah beterinden saklasın İlginç Videolar 06 Kasım 2016 13:56
Görevimiz tehlike 3 :) Görevimiz tehlike 3 :) Komik Videolar 05 Eylül 2016 13:17
Mimar Sinan'ın Minarelerinden 4 Mevsim İstanbul Mimar Sinan'ın Minarelerinden 4 Mevsim İstanbul Haber 09 Temmuz 2015 10:20 Mimar Sinan, 16. yüzyılda 3 kıtaya yayılmış olan Osmanlı İmparatorluğu’nun, 50 yıl baş mimarlığını yapmış; çoğu, devletin başkenti İstanbul’da olmak üzere imparatorluğun her bir köşesinde 360’ı aşkın başyapıt bina etmiştir. Ölümünün ardından 5 asır geçmesine rağmen, bugün bile, İstanbul’u gezerken ya da şehre şöyle bir bakış attığınızda, kolaylıkla, İstanbul’un hâlâ Sinan’a ait olduğu hissine kapılırsınız. Mimar Sinan, 16. yüzyılda 3 kıtada birden hüküm-fermâ olan Osmanlı İmparatorluğu’nun, 50 yıl mimarbaşılığını yapmış; ardında, kâhir ekseriyeti Devlet-i Aliyye’nin pây-i tahtı İstanbul’da olmak üzere imparatorluğun dört bir yanında sayıları 360’ın fevkinde şaheser bırakmıştır. Vefatını müteakip 5 asır mürûr etmesine rağmen, el-ân dahî, İstanbul’un sokaklarını adımladığınızda ya da şehri kuşbakışı, yek nazarda temâşâ ediverdiğinizde İstanbul’un hâlâ Sinan’ın saltanatında olduğu hissi sizi sühûletle ihata eder. ------------ Videodaki sırayla: ● Rüstem Paşa Camii (Eminönü) ● Mihrimah Sultan Camii (Üsküdar) ● Şemsi Paşa [Kuşkonmaz] Camii (Üsküdar) ● Ayasofya Camii ● Süleymaniye Camii - Süleymaniye ● Cihangir Camii (Beyoğlu) ● Sokullu Mehmet Paşa Camii (Azapkapı) - Süleymaniye - Süleymaniye - Süleymaniye - Cihangir - Süleymaniye - Ayasofya - Cihangir - Süleymaniye - Cihangir - Mihrimah (Üsküdar) - Cihangir - Ayasofya ● Sinan Paşa Camii (Beşiktaş) - Mihrimah (Üsküdar) - Mihrimah (Üsküdar) - Şemsi Paşa [Kuşkonmaz] Camii - Süleymaniye - Süleymaniye - Ayasofya - Ayasofya - Ayasofya - Ayasofya - Süleymaniye ● Şehzadebaşı Camii - Şehzadebaşı - Sokullu Mehmet Paşa Camii ● Mihrimah Sultan Camii (Edirnekapı) - Süleymaniye - Cihangir - Süleymaniye - Cihangir http://www.sinansminarets.com
Erdoğan: Senin bedduan tutmaz Erdoğan: Senin bedduan tutmaz Haber 27 Mart 2016 15:33
Tüm Dünya Bu Arabayı Konuşuyor! Tüm Dünya Bu Arabayı Konuşuyor! Haber 02 Kasım 2015 22:41 Rusya'da bir aracın kamerasına takılan görüntü, tüm dünyanın diline düştü. Görüntülerde bir anda ortaya çıkan otomobilin nereden geldiğini kimse çözemiyor. Rusya'dan çıkıp dünya çapında yayılan görüntülerin gizemini çözmek için sayısız teori üretildi, ancak henüz hiçbiri doğrulanamadı. İzleyin, kendiniz karar verin...
Eğlencesi kabusa döndü!. Eğlencesi kabusa döndü!. Haber 13 Mayıs 2016 11:26 Çin’de matkabın ucuna bağladığı mısırı yemeye çalışan genç kız, hiç de beklemediği bir kaza yaşadı. Kadının saçları, hızla dönen mısıra takıldı. Talihsiz kızın saçlarının bir kısmı tamamen koparken, o anlar saniye saniye böyle kaydedildi..
Bu aracın tam 288 tekerleği var! Bu aracın tam 288 tekerleği var! Haber 23 Ocak 2016 20:34
Al sana demokrasi Al sana demokrasi Haber 15 Ekim 2016 09:42
126 metre yükseklikten basketbol topu serbest bırakılırsa ne olur? 126 metre yükseklikten basketbol topu serbest bırakılırsa ne olur? Haber 23 Temmuz 2015 19:55 Birkaç gençin bir barajın kenarına gelerek yaptığı bu ilginç deney bir bilim adamının araştrması. Topun bu şekilde hareket etmesine magnus etkisi deniyor. Magnus etkisi, genellikle dönmekte olan toplarda(veya silinderde) harekete başlangıç noktasından itibaren kavis yaparak izlediği yolda gözlemlenen bir etkidir. Bu etki, top ile oynanan birçok sporda önemlidir. Dönerek ilerleyen füzelerde de etkisi görülür ve mühendisliklerde de bazı kullanım alanları (rotor gemileri, uçaklar...) vardır. Top ile oynanan sporlarda topspin (üst yönlü dönme) diye adlandırılan bir durum vardır. Bu durum, topun hareket yönüne dik olacak eksende oluşan kavisin etkisiyle dönerek ilerlemesidir. Bir top magnus etkisi altında iken; top spin, tek başına oluşturacağı yerçekimi kuvvetinden daha büyük aşağı yönlü bir dönme kuvveti oluşturur,aynı zamanda ters yönlü bir back spin(geri yönlü dönme) oluşur. Beyzbol toplarında da benzer şekilde side-spin(yanal dönme) denilen her iki yönde dönme kuvveti oluşur. Genel tanımıyla, aynı etkiye fiziksel dönme ile uçak kanatlarının çevresinde oluşan sirkülasyonda da rastlanmaktadır. Alman fizikçi olan Heinrich Gustav Magnus bu etkiyi araştıran ilk isimdir. Dönmekte olan silindirde oluşan etkiyi bulan isim olarak bilinen Kutt-Joukowski, sonrasında ise Martin Wilhelm ve Nikolai Zhukovsky bu etkiyi analiz eden ilk isimlerdir.