Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Şevki Yılmaz'dan Kamalak'a ağır tarih dersi! Şevki Yılmaz'dan Kamalak'a ağır tarih dersi! Haber 29 Ekim 2015 14:59
Provokasyon sürerse Türkiye Boğazları kapatır mı? Provokasyon sürerse Türkiye Boğazları kapatır mı? Haber 09 Aralık 2015 15:14 Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İstanbul Boğazından füzeli geçişle ilgili, "Bunları çok ciddiye almamak gerekir ama öbür tarafta egemenliğimize dönük sistematik bir harekete dönüşürse tabii ki Türkiye gerekli tedbirleri alır" dedi.
Patlama anı Beşiktaş Tv canlı yayınına böyle yansıdı Patlama anı Beşiktaş Tv canlı yayınına böyle yansıdı Haber 10 Aralık 2016 22:12 Beşiktaş'ta Vodafone Arena stadı yakınındaki Patlama anı Beşiktaş Tv canlı yayınına böyle yansıdı
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
THY'den muhteşem İstanbul videosu! THY'den muhteşem İstanbul videosu! Haber 13 Kasım 2015 04:36 Türk Hava Yolları, İstanbul'u en güzel biçimde tanıtmak için İngiliz yönetmen Rob Whitworth'a video hazırlattı.
Avusturya'lılara 'Osmanlı'yı Biliyormusunuz' Diye Sorulursa ? Avusturya'lılara 'Osmanlı'yı Biliyormusunuz' Diye Sorulursa ? Haber 25 Mayıs 2015 10:53 Avusturya'nin Salzburg kenti sakinlerine Osmanlıyı hatırlayıp hatırlamadıklarını ve konu hakkındaki bilgileri soruluyor. Kimisinin nefreti gözlerinden okunuyor, kimisi hayran bir şekilde Osmanlı'yı tarif ediyor.. İşte O birbirinden ilginç o cevaplar..
Rock'çı yunus Rock'çı yunus Hayvanlar Alemi 08 Temmuz 2016 18:15
Eski ve tarihi fotoğraflar nasıl düzeltilir? Eski ve tarihi fotoğraflar nasıl düzeltilir? Pratik Bilgiler 11 Temmuz 2015 14:26 Değişen odalarda, evlerde, sokaklarda, şehirlerde kendimizi arıyor, çoğu zaman bulamıyoruz. Yalnızca fotoğraflarımız değişmeden kalıyor onları bıraktığımız yerlerde. Yollarda, caddelerde rastlayamadığımız kendimizi en kolay fotoğraflarda buluyor, tanıyoruz. Eskiden kalıp yıpranmış fotoğrafları düzeltme yöntemi..
2015 yılında yapılan camiler ısınmıyor ama Sinan'ın asırlar önceki sistemi hâlâ çalışır durumda. 2015 yılında yapılan camiler ısınmıyor ama Sinan'ın asırlar önceki sistemi hâlâ çalışır durumda. Haber 25 Haziran 2015 22:24 2015 yılında yapılan camiler ısınmıyor ama Sinan'ın asırlar önceki sistemi hâlâ çalışır durumda. Tabanından yazın soğuk,kışın sıcak su geçen kanalların olduğu,ustalık eserinde asırlar önce yapılan yerden ısıtma sistemini yerinde gördük.
Kararmış Muz Tekrar Nasıl Sarı Haline Dönüştürülür ? İzliyoruz.. Kararmış Muz Tekrar Nasıl Sarı Haline Dönüştürülür ? İzliyoruz.. Pratik Bilgiler 13 Ocak 2016 01:20
Tren üstünde  harika bir show Tren üstünde harika bir show 16 Eylül 2016 21:46
Bebek arabasını devirip karısını tekme tokat dövdü Bebek arabasını devirip karısını tekme tokat dövdü Haber 14 Aralık 2015 19:45 Beyoğlu'nda bebek arabasını yere deviren öfkeli baba, karısını sokak ortasında tekme tokat dövdü. Dehşet görüntüleri güvenlik kameralarına yansıdı.