Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Otomobil TIR’ın altına böyle girdi Otomobil TIR’ın altına böyle girdi Haber 17 Kasım 2015 14:47 Adana'nın Kozan ilçesinde ışık ihlali yapan otomobil TIR'ın altına girdi. Feci kazada 2 kişi yaralandı.
Japonya'da şitil ekimi Japonya'da şitil ekimi Pratik Bilgiler 15 Temmuz 2016 19:19
Araç park etmek hiç bu kadar kolay olmamıştı Araç park etmek hiç bu kadar kolay olmamıştı Pratik Bilgiler 13 Ağustos 2016 16:49 Araç park etmek kimi zaman sürücülerin en büyük çilesidir. Ama bu adam, aracını park etmenin çok kolay bir yolunu bulmuş. Kurnaz adam, minik otomobilini garajdan çıkardığı bu cihazın üzerine park ediyor. İşin püf noktası ise bundan sonra. Cihazı garaja iten adam aracını da kolaylıkla park etmiş oluyor. İlginç olan bir şey daha var ki o da garajın ne eksik ne fazla tam minik otomobile göre olması. Bu yöntem tüm sürücelere ilham olacağa benziyor.
Oruçlu olduğunu unutan yaşlı amca Oruçlu olduğunu unutan yaşlı amca Komik Videolar 11 Haziran 2016 15:06 Oruçlu olduğunu unutan yaşlı amcanın aklına oruç tuttuğu gelince yaşadığı pişmanlık izleyenleri gülümsetti. Yaşlı adamın görüntüleri sosyal medyada paylaşım rekorları kırıyor.
1 limon 5 telefonu şarj edebilecek güçte. 1 limon 5 telefonu şarj edebilecek güçte. Pratik Bilgiler 04 Mayıs 2016 14:30
Yerli İHA ilk kez silahlı uçtu ! Yerli İHA ilk kez silahlı uçtu ! Haber 30 Nisan 2016 16:15 Türk mühendisleri tarafından tasarlanan yerli İnsansız Hava Aracı (İHA) Bayraktar, testlerde MAM-L tipi harp başlıklı akıllı mühimmat kullandı. Kale-Baykar ortaklığıyla geliştirilen taktik sınıftaki İHA'dan Konya atış sahasında test edilen Roketsan'ın geliştirdiği mühimmat, kilometrelerce uzaktan hedefini tam isabetle vurdu.
Arı'ların dünya'ya geliş  şekilleri Arı'ların dünya'ya geliş şekilleri Hayvanlar Alemi 30 Mayıs 2016 13:02
İzmir'de Suriyeli bir aile İzmir'de Suriyeli bir aile Haber 06 Mart 2016 07:40
Mehmet Ali Erbil'den skandal küfür! Mehmet Ali Erbil'den skandal küfür! Haber 02 Aralık 2015 00:49 Spor Toto Süper Lig'in 13.haftasının kapanış maçında Fenerbahçe Kadıköy'de Trabzonspor'u Nani ve Fernandao'nun golüyle 2-0 mağlup etti. Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil Trabzonspor maçını, Genç Fenerbahçeliler taraftar grubu ile birlikte izledi. Ünlü şovmenin taraftarlara tezahürat yaptırdığı sırada "Bir baba hindi. Cimbom'un ta.. " sözleri tepki topladı.
Korkma ! Korkma ! Haber 22 Temmuz 2016 22:37
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
Deli Demir'den muhteşem konuşma! Deli Demir'den muhteşem konuşma! Haber 02 Ağustos 2016 15:11 Diriliş Ertuğrul'un Deli Demir'i Mehmet Çevik'ten darbecilere sert tepki!