Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Çatışma sırasında PKK paçavrası böyle indirildi! Çatışma sırasında PKK paçavrası böyle indirildi! Haber 16 Kasım 2015 16:54 Şırnak'ın Cizre ilçesinde Çarkendal Tepesi olarak bilinen bölgeye PKK'lı teröristlerin astığı bez parçası özel harekat polislerinin katıldığı bir operasyonla indirildi. Güvenlik güçleri bez parçalarını indirip aynı tepede Türk bayrağını bir süre dalgalandırdı. Operasyonun sonuna doğru çevreden güvenlik güçlerine ateş açıldı ve çatışma çıktı. O anlar kameralara an be an yansıdı. Çekim yapan habercilere doğru seken bir mermi büyük tehlike yarattı.
Emin Çapa'ya kapak bırakan hacı amca Emin Çapa'ya kapak bırakan hacı amca Haber 08 Aralık 2016 09:28 Döviz bozdurmaya giderken kameraya konuşan yaşlı amca vatandaşın hislerine adeta tercüman oldu. Reis'in çağrısına kulak veren dedemiz, "asil azmaz, bal kokmaz; kokarsa yağ kokar" diyerek sözde ekonomiste mesajını iletti.
Putin’den Türkiye’ye yönelik 6 maddeli  Yasak Putin’den Türkiye’ye yönelik 6 maddeli Yasak Haber 29 Kasım 2015 21:40 RUSYA’NIN TEDBİR MADDELERİ 1)Merkezi Türkiye’de bulunan ve hukuken Rusya’ya bağlı olan firmaların Rusya’da güvenliği ilgilendiren alanlarda faaliyet yürütmesi yasaklanıyor. 2) 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren Türk vatandaşlarının, Rusya’da işe alınmasına yasak getiriliyor. Bu arada 31 Aralık 2015 tarihine kadar işveren ile imzalanmış sözleşmesi bulunan Türk işçiler çalışmaya devam edebilecek. 3) Türkiye’de üretilmiş belirli ürünlere Rusya’ya giriş yasağı getiriliyor. Yasağa dahil olacak ürünlerin Rusya hükümeti tarafından daha sonra belirlenecek listede duyurulması öngörülüyor. 4) Rusya’ya taşımacılık yapan araçlar, sıkı kontrol ve denetim altına alınacak. 5) İki ülke arasında sefer sayısı uçuşlar dışındaki charter seferlerinin tamamı askıya alınıyor. Ayrıca Rusya tur operatörlerinden Türkiye’ye tur satmaktan kaçınmaları isteniyor. 6) 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren vizesiz seyahat uygulaması askıya alınıyor. Rusya’nın milli güvenliğinin koruma altına alınması için Karadeniz ve Azak denizindeki tüm limanlarda güvenliğin arttırılması emrediliyor.
Taş gibi oldu Taş gibi oldu Pratik Bilgiler 19 Aralık 2016 14:35
Şehitleri anma programında gözyaşları sel oldu Şehitleri anma programında gözyaşları sel oldu Haber 29 Temmuz 2016 23:13 Beştepe'de yapılan Demokrasi Şehitlerini Anma programında duygu dolu anlar yaşandı.
"Be dangalak, be şarlatan" "Be dangalak, be şarlatan" Haber 04 Ağustos 2016 13:49 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, oda ve borsa başkanları ile istişare toplantısında konuştu. Erdoğan: "Çıkıyorlar sıkılmadan, utanmadan, güya önünde de bakıyorsun bir kariyeri var, 'O bize şah damarından daha yakın' diyor. Kim için diyor? Pensilvanya'daki için. Be dangalak, be şarlatan, Allah ayetinde ne buyuruyor, 'Ben size şah damarınızdan daha yakınım' diyor. Bize şah damarından yakın olan Rabbimizdir, başka kimse yok. Bu bir şirktir, bu bir küfürdür. Niye? Çünkü Pensilvanya'yı tanrılaştırıyorsun" dedi.
3 Boyutlu Yazıcı Nasıl Çalışır 3 Boyutlu Yazıcı Nasıl Çalışır Teknoloji 29 Nisan 2015 14:35
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
Ronaldo Zidane'a küfür etti Ronaldo Zidane'a küfür etti Haber 26 Eylül 2016 13:55 Ronaldo Zidane'a küfür etti Las Palmas maçında Zidane'ın 72. dakikada oyundan çıkardığı Cristiano Ronaldo kulübeye geçtikten sonra hocasına "o..... çocuğu" dedi.
Yaralı kahraman Albay'ın Erdoğan'dan isteği Yaralı kahraman Albay'ın Erdoğan'dan isteği Haber 02 Ağustos 2016 18:56 15 Temmuz darbe giriminde yaralanan gazileri telefonla aradığını belirten Erdoğan: "Bir tane albayımla konuşuyorum. O da 7 mermi isbet etmiş. Ona bakıyorum hala bizi düşünüyor. Aman Cumhurbaşkanım dikkatli olun diyerek bizi düşünüyor. Bu milletle ne kadar iftihar etsek azdır" dedi.
Karnesini şehit babasına götürdü Karnesini şehit babasına götürdü Haber 23 Ocak 2016 20:43 Yozgat'ta, Şehit Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Koçak'ın 9 yaşındaki kızı Gülten Naz, karnesini aldıktan sonra babasının mezarını ziyaret edip, "Derslerim çok iyi, seni gururlandırmak istedim" dedi. Şehit Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Koçak, 25 Temmuz 2015 tarihinde Diyarbakır'ın Lice ilçesinde bomba imha uzmanı olarak görev yaparken, zırhlı aracın geçişi sırasında terör örgütü mensuplarınca yapılan bombalı saldırıda şehit olmuştu.
Suya, sabuna dayanıklı telefon: Digno Rafre Suya, sabuna dayanıklı telefon: Digno Rafre Teknoloji 15 Aralık 2015 21:45 Suya sabuna dokunabilen Japon menşeli firma olan Kyocera'nın imzasını taşıyan Digno Rafre isimli modeli benzerlerinden ayıran tarafı suya karşı 1.5 metreye kadar yarım saat süreyle dayanıklılık anlamına gelen IP58 sertifikasının yanısıra temizlik malzemeleri ile de yıkanabilmesi.

Kelimenin tam anlamıyla evi taşıdılar!

13 Mayıs 2016 15:10 859 İzlenme


Evdeki eşyaları değil, evin bizzat kendisini taşıdılar. Görüntüler Endonezya’nın bir köyünden. Tek katlı evin altındaki bu insanlar da onu taşımak için orada.

astropay