Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Eve giren hırsız sağır ve dilsiz kadının boğazını kesti! Eve giren hırsız sağır ve dilsiz kadının boğazını kesti! Haber 04 Ekim 2015 23:36 Gölcük ilçesindeki Şirinköy kalıcı konutlarında bir evde meydana gelen olayda, sağır ve dilsiz kadın, eve giren hırsız tarafından boğazı kesilerek öldürüldü.
Sabah sporu Sabah sporu Hayvanlar Alemi 19 Ekim 2016 17:39
FETÖ'cü emniyet müdürünün adliyeden kaçmaya çalıştığı an ortaya çıktı FETÖ'cü emniyet müdürünün adliyeden kaçmaya çalıştığı an ortaya çıktı Haber 05 Ekim 2016 18:17 İzmir'de FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan Eski emniyet müdürünün adliyeden kaçmaya çalıştığı an güvenlik kameralarına yansıdı.
Paralel medya NATO’yu , Türkiye’yi işgale böyle çağırmıştı! Paralel medya NATO’yu , Türkiye’yi işgale böyle çağırmıştı! Haber 13 Ağustos 2016 03:05 Ne yazık..! Bununla da anılacaksın... Çok yazık... Ali abi... Çok yazık! Sen PKK’ya “terör örgütü” diyemeyenler kervanında yoluna devam ederken, bir temennine Boşnakları şahit tuttun! Hani “İnsanın Özgürlük Arayışı” diyerek, “Modernizm” diyerek, “Medine Vesikası” diyerek kattığın ya da karıştırdığın zihinlerimizi bu kez “idiş etmeye” kalkıştın... Bu sana yeter; Ali abi! Ali abi dediysem, tabir camiada yerleşik olduğu için... Yoksa abiliğin de “katkın” da mazide kaldı! Sen PKK terör örgütünün nihai hedefini Boşnakları hem de bir Boşnak’ın 1999 yılında söylediği sözler üzerinden “şahit tutun” ya..! Aslında zihninin arkasındakini de faş etmiş oldun. Ne diyeyim... Yuh desem az gelir! Neymiş efendim, “PKK, NATO’ya müracaat ederse NATO Güneydoğu’yu işgal edebilirmiş!” kim diyor, Zaman yazarı Ali Bulaç..! Peki gerekçesi neymiş, “Kriz bölgeleri”ne yeni konsepti gereği NATO müdahale edebilirmiş. Müracaatı da PKK bizzat yapabilirmiş! Bugünü ta 1999 yılında Saraybosna’da tanıştığı Aliya’nın bir danışmanından duymuş Ali Bulaç! Vay be..! “Türkiye’yi de pek yakından tanıyan dostumuz ‘Uzak olmayan bir gelecekte NATO Türkiye’yi işgal edebilir!’ dedi. Hayretle ‘Hangi gerekçe ile?’ diye sordum. Şunları söyledi: ‘Kürt sorunu giderek ağırlaşacak. Çatışmalar yayılıp da, sorun siyasi ve toplumsal krize dönüşürse NATO istikrarı sağlamak gerekçesiyle Güneydoğu’ya müdahale edecek.’ Ona, bunu kendi yorumu olarak mı düşündüğünü sordum, ‘Hayır, Sayın Begoviç, bunu bizzat konuyu kendi aralarında müzakere eden Amerikalı generallerden duyduğunu bize söyledi’ cevabını verdi.” (Ali Bulaç, Zaman 14 Eylül 2015) Medine Vesikası’nı sündüre sündüre yıllarca zihin dünyamıza katkı vermişti ya da karıştırmıştın da Boşnakları düşüncene şahit tutup, Türkiye’yi NATO’ya işgal ettirecek kadar ileri düzeyde düşünceler serdedeceğin aklımdan geçmemişti! MİT TIR’ları üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Lahey’e göndermek için çırpındığınızı biliyorduk da... Daha doğrusu maaşlı elemanı olduğun Paralel Yapı bütün aktörleri ile Erdoğan’ı “Terör suçlusu ilan etmek için” elinden geleni yaparken ve bir şekliyle Uluslararası Adalet Divanı’na göndermek için bütün kirli servislerle kol kola çalışırken, senin fikrin hepsini bastıracak türden! (uzun cümle kurmayı da senin kitaplarından öğrenmişti be Ali abi) Sen işin kolayını bulmuşsun. “PKK müracaat etsin, NATO, Güneydoğu’yu işgal etsin!” Sonra? Sonrası malum. Kısa bir sürede orası Türkiye’den ayrılsın. Aslında fikrinin gerçekleşmeme ihtimalini de düşünmüş olmalısın ki DAEŞ’i de senaryona eklemişsin. NATO’nun Güneydoğu’yu işgal etmesi için ikinci bir senaryoyu da yazmışsın. Sen her ne kadar IŞİD demeyi tercih etsen de (ki anadilin Arapça olduğu halde) DAEŞ’in Türkiye’ye saldırmasını bahane etmesi durumunda NATO’nun harekete geçeceğinden dem vurmuşsun..! Sahi senin köşe arkadaşlarından biri geçen gün Paralel Yapı’nın, CIA ve MOSSAD ile iç içe geçmişliğini bütün cüretkarlığıyla o gazetede yazmış ve Erdoğan’ın alaşağı edilmesinde “dışarı”yı işaret etmişti. Senin o kadın yazardan ne farkın kaldı? Aslında bütün bu tehditleri neden yaptığını da yazının son paragrafında itiraf ediyorsun. Ne diyorsun, “Türkiye en zayıf dönemini yaşıyor. Ben ilk günden Hükümet-Hizmet kavgasının ‘dış etkiler’den kopuk olmadığını düşünüyorum.” (Ali Bulaç, Zaman 14 Eylül 2015) Ne hallere düştün be Ali abi? Tayyip Bey İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına devam etse, sen de o matbuat işlerini yürütseydi iyiydi hı? Senin bir kitabında şöyle bir cümleyi okumuş olmalıyım, “Allah kindarları sevmez!”
Dağlar Dağlar Haber 03 Mayıs 2016 19:14
Cesur Yürek Cesur Yürek Komik Videolar 04 Ekim 2016 17:12
Ata nasıl binilir ? Ata nasıl binilir ? Hayvanlar Alemi 09 Eylül 2016 22:39
Köpeğin içine  Ayı kaçmış Köpeğin içine Ayı kaçmış Hayvanlar Alemi 06 Kasım 2016 13:45
Avrupa’nın göbeğinde bir insanlık ayıbı: ‘Fransa, Calais Mülteci Kampı’ Avrupa’nın göbeğinde bir insanlık ayıbı: ‘Fransa, Calais Mülteci Kampı’ Haber 14 Kasım 2015 02:59 Calais Ormanları’nda yine tanıdık bir manzara… Fransa’nın kuzeyinde bulunan bir mülteci kampındayız. Sudan, Eritre, Etiyopya, Afganistan ve Suriye’den gelen bu insanlar iç savaş ve dikta yönetiminden kaçmışlar. Sangatte’deki kabul merkezi 2002 yılında kapandığından beri, ülkedeki mülteciler ormanlara gruplar halinde yerleştirilmiş. Yerel sivil toplum örgütleri ellerinden gelen yardımı yapıyor. Ekibimiz ayrıldıktan sadece birkaç gün sonra bölgede büyük oranda tahliyeler yapıldı. Christian Salome, Mülteci Kampı Sorumlusu: ‘‘Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin savaştan kaçan göçmenler için kurduğu Ürdün’deki kamplarda kalmak istiyoruz. Oradaki şartlar zengin ülkelerdeki kamplardan daha iyi.’‘ Calais’de yaklaşık bin 500 mülteci yaşıyor. Bazıları Fransa’ya iltica etmek istiyor. Ancak birçoğunun hedefi denizin diğer tarafına, İngiltere’ye gitmek. Çünkü bu ülkenin dilini biliyorlar ve orada bekleyen bazı akrabaları var. Bu deniz çok tehlikeli ancak buraya gelene kadar birçok acıya katlanan bu insanlar her şeyi yapmaya hazır. Eritreli Mülteci, Fransa Calais: ‘‘Ben ülkemde hapishanedeydim. İçerisi gerçekten çok kötüydü… Hiçbir suçum olmamasına rağmen 3-4 ay boyunca yargılanmadan hapiste kaldım. Bunun sebebi politik görüşüm… Geri dönersem tekrar hapse atacaklar ve işkence göreceğim. Vücudum üzerinde ahlaka aykırı şeyler deneyecekler. İnsan gibi yaşamak için ülkemden kaçtım. Ailem ve işim vardı. Hayallerim vardı. Ancak bu artık önemli değil. Ben özgür olmak istiyorum.’‘ Onlar özgürlüğün bedelini ödediler. Sahra Çölü’nü geçerek Libya’ya ulaştılar. Avrupa’ya ulaşmak için de ölümü göze aldılar. Mülteci, Calais Kampı: ‘‘Hepsi Akdeniz’e ulaşıyor. Hatta bazıları kurtarma ekiplerinin gözleri önünde can veriyor. Buna birçok kere şahit oldum. Arkadaşlarımı ve kardeşimi kaybettim. Buraya vardığımızda Avrupalı ülkelere ve buranın insanlarına karşı iyi bir bakış açımız vardı. Adalet, politika ve insanlık adına büyük beklentilerimiz vardı. Ancak şu anda yaşadığımız hayat bir köpeğin yaşadığından daha da kötü durumda.’‘ Tepeleri aşıyoruz… Polisler otobanda bizi kovalıyor. Aniden bir telefon geliyor. Bizi kampın olduğu bölgeye götürüyorlar. Tepelerin ardında umut var. Yavaşlayan trafikten medet umarak İngiltere’ye giden bir kamyona gizlice binmek istiyorlar. Ancak polisler her an tetikte bekliyor. Yolu geçebilmek için daha maceralı bir gün geliyor. Kameralarımız kapalıyken bizlere polis yaklşınca herkesin kaçmak istediğini söylüyorlar. Polis üzerimizi arıyor ve mülteci grubu izlemeye alıyor. Kameralar kapalıyken birçoğu polisin yaptığı şiddeti gösteriyorlar. Bu durumu sivil toplum örgütleri ve Avrupa Konseyi daha önce gündeme getirmişti. Mülteci, Calais Kampı: ‘‘Oraya karaborsa yüzünden gidiyoruz. Çünkü bu işi orada yapabiliyoruz. İtalya’dan aldığımız belgelerimiz var ancak burada bize iş vermiyorlar ve Avrupa Birliği’ne üye diğer ülkelerde çalışamıyoruz. Eğer Schengen bölgesinde çalışabilseydim İngiltere’ye gitmeyi düşünmezdim.’‘ Dublin anlaşmasına göre AB’ne üye ülkeler kaçak göçmenleri ilk geldikleri ülkeye gönderebiliyorlar. Bu zararlı ancak etkisiz yas,a Calais’de bulunan göçmenlerin durumunu özetliyor. Philippe Wannesson, Calais Bölgesi: ‘‘Göçmenlerin girdikleri ilk ülke onlara sahip çıkmıyor ve sadece parmak izlerini alıyor. Biz yer değiştiren insanları seviyoruz. Bir yere götürülüyor ve sonra giriş yaptığımız ülkeye geri döndürülüyoruz. Çünkü bizi kabul edemiyorlar. İltica talebi alamayan ve belgesi olmayanlarsa ay ışının ulaştığı her yerde geziniyor.’‘ Avrupa Birliği sorumluluk almıyor ve Calais’in belediye başkanına direniyor. Söylediğine göre mültecilerin, tüm üye ülkelere kontenjan konusunu dayatması ve böylece Schengen Anlaşması’nın yeniden gözden geçirilmesi şart. Ayrıca bunu İngiltere’nin de kabul etmesi gerekiyor. Natacha Bouchart, Calais Şehri Belediye Başkanı: ‘‘Avrupa’da ya da değiliz. İngiltere’nin bir an önce çıkarlarına göre hareket etmesini bırakması gerekiyor. Çünkü bu durum tüm Avrupa’yı ilgilendiren bir mesele…’‘ Bu görüntüleri yayına hazırlarken Calais’in altı farklı ormanında tahliye işlemleri devam ediyordu. Tek çare şehrin merkezinden birkaç kilometre uzaklıktaki yardım merkezine gitmek. Burada yemekler günlük çıkıyor. Sağlık hizmeti yanında kadın ve çocuklara kalacak yer de sağlanıyor. Ancak erkekler bu merkeze yakın terkedilmiş ve birçok imkandan yoksun bir yerde yaşamak zorunda. Birçok kuruluş bunun çözüm olmadığını ve mülteciler de bu durumun kabul edilemez olduğunu söylüyor. Birçokları gibi, bu adam da hayattan bıkmış. Suriye’deki Esed rejiminden kaçan bu adam yaklaşık iki yıldır Avrupa’da sürgün hayatı yaşıyor. Fransa’ya iki gün önce gelen bu mülteci de diğerleri gibi İngiltere’ye gitmek istiyor. Suriyeli Mülteci, Calais Kampı: ‘‘Başka seçeneğim yok. Avrupa’ya gelip parmak izimi verdikten sonra sokakta gezebiliyorum. İnsanlık nerede? Peki ya yasalar? Söyledikleri o insan hakları nerede?’‘ Merkeze geri dönerken
Macar N1 kanalı muhabiri TV'ye malzeme çıksın diye mültecilere bunu yaptı.. Macar N1 kanalı muhabiri TV'ye malzeme çıksın diye mültecilere bunu yaptı.. Haber 09 Eylül 2015 17:43 Macar N1 kanalı muhabiri mültecilere çelme çakıp polislerin tarafına itiyor ve muhtemelen akşam haberde iyi bir hikaye çıksın diye düşenleri kameraya alıyor.
Rusya, İdlib'in kuzey kırsalındaki Kammune ismindeki kampı vurdu Rusya, İdlib'in kuzey kırsalındaki Kammune ismindeki kampı vurdu Haber 05 Mayıs 2016 21:05 Rusya, İdlib'in kuzey kırsalındaki Sermede ilçesi yakınlarında Kammune ismindeki kampı vurdu
İshak Paşa Sarayı Camisi 100 yıl sonra ibadete açıldı İshak Paşa Sarayı Camisi 100 yıl sonra ibadete açıldı Haber 31 Ekim 2015 14:50 Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki 231 yıllık İshak Paşa Sarayı'nın camisi, yaklaşık bir asır sonra yeniden ibadete açıldı.