Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan çay topladı Cumhurbaşkanı Erdoğan çay topladı Haber 22 Mayıs 2016 10:51 Artvin'in Yusufeli İlçesi'ndeki incelemelerinin ardından helikopterle Rize'ye dönen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çay tarlasında eşi Emine Erdoğan ile birlikte makasla çay topladı.
Kabuk değiştiren canlılar Kabuk değiştiren canlılar Hayvanlar Alemi 19 Ekim 2016 17:32
Makyaj'da level atlayan hanım kız Makyaj'da level atlayan hanım kız İlginç Videolar 22 Şubat 2017 15:44
10 HOUSE REPAIR LIFE HACKSdddd YOU SHOULD KNOW! 10 HOUSE REPAIR LIFE HACKSdddd YOU SHOULD KNOW! Pratik Bilgiler 19 Ekim 2016 20:04
4 Aylık oğlu batan botta ölen Afgan gazetecinin dramı 4 Aylık oğlu batan botta ölen Afgan gazetecinin dramı Haber 07 Aralık 2015 18:15 Ege denizinde umuda yolculuk için açılan ancak alabora olan botta 4 aylık küçük oğlunu kaybeden Afgan gazeteci Qais Harmani'nin yaşadığı dram Afganistan'da büyük yankı yarattı. Türkiye'ye gittikten sonra insan tacirleri kanalıyla Avrupa'ya gitmek için anlaşan Qais Harmani'nin eşi ve 4 aylık oğlu ile başlayan umuda yolculuğu Ege denizinin karanlık sularında kayboldu. Oais Harmani'nin 4 aylık oğlunun akıbeti cansız bedeni sahile vuran minik Aylan'la aynı olurken baba Rahmani ve eşi 4 saat dalgalarla boğuştuktan sonra bir balıkçı teknesi tarafından kurtarıldı. Büyük bir dram yaşayan Afgan gazeteci, daha önce çalıştığı Afganistan'ın özel TV kanallarından Ariana TV'ye canlı bağlanarak, insan tacirlerinin kendilerini nasıl küçük bir botla açık denize çıkmak zorunda bıraktıklarını ve 4 aylık oğlunun umut yolculuğunda nasıl can verdiğini göz yaşlarına boğularak anlattı.
Şahinleri eliyle besleyen adam Şahinleri eliyle besleyen adam Hayvanlar Alemi 26 Kasım 2016 15:08
Türk Askeri Cerablus'ta. İlk Görüntüler Türk Askeri Cerablus'ta. İlk Görüntüler Haber 24 Ağustos 2016 09:59
Az Daha Feribot Rampasının Altında Eziliyordu.. Az Daha Feribot Rampasının Altında Eziliyordu.. Haber 04 Haziran 2015 16:55 Güney Amerika'da kıyıya yanaşan rampadan erken inmek isteyen çocuk al kalsın rampanın altında eziliyordu. Yolcuların son hamlesiyle kurtuldu..
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
İtirafçı anlattı , Türkiye  ŞOK oldu! İtirafçı anlattı , Türkiye ŞOK oldu! Haber 12 Ağustos 2016 00:50 İŞTE FETHULLAH GÜLEN’İN GERÇEK YÜZÜ. KAN DONDURAN GERÇEKLER
Şaka dediğin böyle olur Şaka dediğin böyle olur Komik Videolar 25 Ekim 2014 10:49
Koskoca fareler  tuvaletinize nasıl giriyor? Koskoca fareler tuvaletinize nasıl giriyor? Haber 20 Ağustos 2015 23:14 Sıçanın (lağım faresi) kaburga boşluklarının kolayca daralması sayesinde, başının geçebildiği her delikten geçebiliyor. Sıçanlar, suyun altında nefeslerini yaklaşık 3 dakika kadar tutabilirler. Bir sıçanın, şehrin sokaklarından hızlıca evinize nasıl geldiğini videoda görmekteyiz.