Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gençler dünyanın zirvesine kaçak çıktılar ! Gençler dünyanın zirvesine kaçak çıktılar ! Haber 06 Kasım 2015 00:22 650 metrelik dev yapı Shangai Tower inşaat halindeyken gizlice giren gençler, zirveye kadar çıktılar kaçak çekim yaptılar.İşte o inanılmaz görüntüler 50 milyon kez izlendi
"Dokunulmazlık teklifine evet diyeceğiz". "Dokunulmazlık teklifine evet diyeceğiz". Haber 18 Mayıs 2016 09:33 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 26 Nisan’da CNN Türk’e konuk olduğu Ahmet Hakan ile Tarafsız Bölge programında ise dokunulmazlık teklifine 'evet' diyeceklerini söylemişti..
Bir Babanın Keşfi; 'bebeğinizi nasıl 1 dakikanın altında uyutursunuz ?' Bir Babanın Keşfi; 'bebeğinizi nasıl 1 dakikanın altında uyutursunuz ?' Pratik Bilgiler 17 Mayıs 2015 18:45 Nathan Dailo adlı bir babanın "bebeğinizi nasıl 1 dakikanın altında uyutursunuz?" adlı videosu tıklanma rekorları kırıyor !
Polisin Tank'ın içinde mahsur kalan askeri kurtarma anı Polisin Tank'ın içinde mahsur kalan askeri kurtarma anı Haber 16 Temmuz 2016 18:55
Otomatik Teyze Otomatik Teyze Haber 01 Şubat 2016 10:15
İş makineleriyle akaryakıt istasyonuna girip hendek kazdılar İş makineleriyle akaryakıt istasyonuna girip hendek kazdılar Haber 21 Eylül 2015 05:18 İş makineleriyle akaryakıt istasyonuna girip hendek kazdılar Uşak merkezde faaliyet gösteren bir akaryakıt istasyonuna kamyonlarla gelen grup önce benzinliğe giriş çıkışları kapattı, ardından gelen iş makineleri ise istasyon girişine hendekler kazarak araçların girmesini engelledi. Olayın, kiracısı ile anlaşmazlığı olan CHP Uşak milletvekili ve işadamı Özkan Yalım’ın çalışanları tarafından gerçekleştirildiği iddia edildi. Benzinliği işleten firma ile kira sözleşmelerinin sona erdiğini belirten Milletvekili Özkan Yalım telefonla yaptığı açıklamada, “İstasyonun mülk sahibi benim. Kiracı ile sözleşmemiz sona erdi. Ve biz de istasyonda tadilat çalışması başlattık” diye konuştu. CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım’a ait olan ve bir süre önce bir firmaya kiraya verildiği öğrenilen istasyonda yaşanan olay güvenlik kameralarına da yansıdı. İŞ MAKİNELERİ İLE İSTASYON GİRİŞİNE HENDEKLER AÇILDI Olay, bu sabah 05.30 sularında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, mülkiyeti CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım'a ait olan akaryakıt istasyonu, bir süre önce bir firma tarafından kiralanarak işletilmeye başlandı. Bir süre sonra kiradan dolayı anlaşmazlık yaşayan mülk sahibi CHP'li vekil Özkan Yalım ile kiracı firma mahkemelik oldu. Bu gün sabah saat 05.30 sıralarında ise bir anda konvoy ile akaryakıt istasyonuna giren bir grup, dorseleri pompaların önüne çekip TIR'lardan ayırdıktan sonra iş makinesi ile de akaryakıt istasyonunun girişini kazmaya başladı. Güvenlik kamerası tarafından da an be an kaydedilen olaylar çalışanları şaşırtırken ihbar üzerine bölgeye gelen polis ekipleri akaryakıt istasyonu çevresinde güvenlik önlemi aldı. KENDİSİ İŞLETMEK İSTEDİ Yaşanan olay sonrası kiracı konumunda bulunan firma yetkilileri, “Yaşanan her şey ortada, son sekiz yılda istasyonu sıfırdan Türkiye çapında her yıl ödül alan bir noktaya getirince aynı zamanda CHP Uşak Milletvekili olan Özkan Yalım firmayı erken tahliye edip kendisi işletmek istedi. Bu Yüzden Anadolu Petrol firmasıyla tahliye konusunda anlaşamadı. Bu konuda açtığı tüm davaları da kaybetti. Kira konusunda her türlü anlaşma yolunu denememize rağmen anlaşmadan uzak duran Özkan Yalım resmi bir karar çıkartamayınca bu sabah saatlerinde bu yola başvurmuştur. İki üç gün önce uzlaşma adına kendisiyle görüşmeye gittiğimizde bizleri tehdit ederek, bundan sonra “kendi yasalarımı uygulayacağım, herkesin canı tatlıdır, ayağınızı denk alın” diyerek son cümlesini söylemiştir. Sonuç olarak bu sabah erken saatlerde baskın yapar gibi onlarca adamı ve iş makinesi ile burayı bu hale getirmiştir. Her alanda demokrasi, adaleti ve hukukun üstünlüğüne dem vuran itibarlı bir partinin milletvekili bunu nasıl yapabilir. Kendisine vekalet veren Uşak halkını, böyle vekiller mi temsil etmelidir?” diyerek gerekli yerlere yasal müracaatlarını yaptıklarını belirttiler. Polisin bölgede güvenlik tedbiri aldığı olayla ilgili Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, bir süre sonra istasyondaki iş makinesi ve dorselerin çekildiği görüldü. TEHDİT ETTİĞİMİ İSPATLASINLAR MİLLETVEKİLLİĞİNİ BIRAKIRIM Konuyla ilgili telefonla ulaştığımız CHP Uşak milletvekili Özkan Yalım, yaşanan olayda büyütülecek bir durumun olmadığını belirterek, “Bahse konu istasyon benim mülkümdür. Kiracı firmanın kira süresi 17 Eylül 2015 günü sona ermiştir. Firma şu anda benim mülkümde gaspçı durumundadır. Markasını sattığı akaryakıt şirketi de şu anda bu istasyona yakıt vermiyor. 18 Eylül günü bu akaryakıt firması ile ben sözleşme imzaladım. Bugün de tadilat çalışmasına başladım. Kimseyi tehdit etmedim. Ben milletvekiliyim. Tehdit ettiğimi ispatlasınlar milletvekilliğini bırakırım. Aksine firmanın müdürü tarafından benim çalışanlarım tehdit edilmiştir. Bunlar polis kayıtlarında varmış” diye konuştu.
Dünyanın en "doğal"  lokantası Dünyanın en "doğal" lokantası Hayvanlar Alemi 19 Ekim 2016 19:54
iPhone iPhone olalı böyle zulüm görmedi! iPhone iPhone olalı böyle zulüm görmedi! Teknoloji 23 Ocak 2016 20:49
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
Koalisyonu hiç bilmeyenlere.. Koalisyonu hiç bilmeyenlere.. Haber 11 Haziran 2015 13:57 Koalisyonu hiç bilmeyen 30’lu yaşlara hatırlatma
Hindistan'da trene binmek için verilen mücadele ! Hindistan'da trene binmek için verilen mücadele ! Haber 28 Ağustos 2016 13:21 İş çıkış saatinde Mumbai'de bir istasyonda tren bekleyen ve bir an önce evlerine dönmeyi uman binlerce insan banliyö treninin istasyona girmesiyle birlikte adeta ölümüne bir savaşa girişiyor. Birinci kaygıları önlerine gelen ilk vagonun içine kendilerini atmak, ikinci kaygılarıysa günün yorgunluğunu birkaç dakika olsun atabilmek için boş bir koltuk kapmak. Daha fazla: http://tr.sputniknews.com/videokulubu/20160819/1024457042/hindistan-tren.html
sempatik tavırlarıyla internetin yeni fenomeni oldu sempatik tavırlarıyla internetin yeni fenomeni oldu Komik Videolar 29 Mart 2016 18:06

astropay