Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Göbek kordonunu atmayın, bağışlayın! Göbek kordonunu atmayın, bağışlayın! Haber 25 Nisan 2016 00:39 Kalbin İlacı : Göbek kordonu
"Kızları Çırılçıplak Sokaklarda Dolaştırdılar" "Kızları Çırılçıplak Sokaklarda Dolaştırdılar" Haber 29 Kasım 2015 20:39 Kadına şiddete hayır için dövizler acanlar bunu biliyor mu ? Esed'in subayları Suriye'de yüzlerce sünni müslüman kadınlara tecavüz etti.
Saldırıdan cep telefonu sayesinde kurtuldu Saldırıdan cep telefonu sayesinde kurtuldu Haber 14 Kasım 2015 12:55 Paris'teki eş zamanlı terör saldırılarından kurtulan bir kurban kurşunun cep telefonuna isabet etmesi sayesinde yaralı olarak kurtuldu.
Babaları odaya girince uyuyor numarası yapan ikizler Babaları odaya girince uyuyor numarası yapan ikizler Komik Videolar 04 Ekim 2016 17:47
Avrupa’nın göbeğinde bir insanlık ayıbı: ‘Fransa, Calais Mülteci Kampı’ Avrupa’nın göbeğinde bir insanlık ayıbı: ‘Fransa, Calais Mülteci Kampı’ Haber 14 Kasım 2015 02:59 Calais Ormanları’nda yine tanıdık bir manzara… Fransa’nın kuzeyinde bulunan bir mülteci kampındayız. Sudan, Eritre, Etiyopya, Afganistan ve Suriye’den gelen bu insanlar iç savaş ve dikta yönetiminden kaçmışlar. Sangatte’deki kabul merkezi 2002 yılında kapandığından beri, ülkedeki mülteciler ormanlara gruplar halinde yerleştirilmiş. Yerel sivil toplum örgütleri ellerinden gelen yardımı yapıyor. Ekibimiz ayrıldıktan sadece birkaç gün sonra bölgede büyük oranda tahliyeler yapıldı. Christian Salome, Mülteci Kampı Sorumlusu: ‘‘Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin savaştan kaçan göçmenler için kurduğu Ürdün’deki kamplarda kalmak istiyoruz. Oradaki şartlar zengin ülkelerdeki kamplardan daha iyi.’‘ Calais’de yaklaşık bin 500 mülteci yaşıyor. Bazıları Fransa’ya iltica etmek istiyor. Ancak birçoğunun hedefi denizin diğer tarafına, İngiltere’ye gitmek. Çünkü bu ülkenin dilini biliyorlar ve orada bekleyen bazı akrabaları var. Bu deniz çok tehlikeli ancak buraya gelene kadar birçok acıya katlanan bu insanlar her şeyi yapmaya hazır. Eritreli Mülteci, Fransa Calais: ‘‘Ben ülkemde hapishanedeydim. İçerisi gerçekten çok kötüydü… Hiçbir suçum olmamasına rağmen 3-4 ay boyunca yargılanmadan hapiste kaldım. Bunun sebebi politik görüşüm… Geri dönersem tekrar hapse atacaklar ve işkence göreceğim. Vücudum üzerinde ahlaka aykırı şeyler deneyecekler. İnsan gibi yaşamak için ülkemden kaçtım. Ailem ve işim vardı. Hayallerim vardı. Ancak bu artık önemli değil. Ben özgür olmak istiyorum.’‘ Onlar özgürlüğün bedelini ödediler. Sahra Çölü’nü geçerek Libya’ya ulaştılar. Avrupa’ya ulaşmak için de ölümü göze aldılar. Mülteci, Calais Kampı: ‘‘Hepsi Akdeniz’e ulaşıyor. Hatta bazıları kurtarma ekiplerinin gözleri önünde can veriyor. Buna birçok kere şahit oldum. Arkadaşlarımı ve kardeşimi kaybettim. Buraya vardığımızda Avrupalı ülkelere ve buranın insanlarına karşı iyi bir bakış açımız vardı. Adalet, politika ve insanlık adına büyük beklentilerimiz vardı. Ancak şu anda yaşadığımız hayat bir köpeğin yaşadığından daha da kötü durumda.’‘ Tepeleri aşıyoruz… Polisler otobanda bizi kovalıyor. Aniden bir telefon geliyor. Bizi kampın olduğu bölgeye götürüyorlar. Tepelerin ardında umut var. Yavaşlayan trafikten medet umarak İngiltere’ye giden bir kamyona gizlice binmek istiyorlar. Ancak polisler her an tetikte bekliyor. Yolu geçebilmek için daha maceralı bir gün geliyor. Kameralarımız kapalıyken bizlere polis yaklşınca herkesin kaçmak istediğini söylüyorlar. Polis üzerimizi arıyor ve mülteci grubu izlemeye alıyor. Kameralar kapalıyken birçoğu polisin yaptığı şiddeti gösteriyorlar. Bu durumu sivil toplum örgütleri ve Avrupa Konseyi daha önce gündeme getirmişti. Mülteci, Calais Kampı: ‘‘Oraya karaborsa yüzünden gidiyoruz. Çünkü bu işi orada yapabiliyoruz. İtalya’dan aldığımız belgelerimiz var ancak burada bize iş vermiyorlar ve Avrupa Birliği’ne üye diğer ülkelerde çalışamıyoruz. Eğer Schengen bölgesinde çalışabilseydim İngiltere’ye gitmeyi düşünmezdim.’‘ Dublin anlaşmasına göre AB’ne üye ülkeler kaçak göçmenleri ilk geldikleri ülkeye gönderebiliyorlar. Bu zararlı ancak etkisiz yas,a Calais’de bulunan göçmenlerin durumunu özetliyor. Philippe Wannesson, Calais Bölgesi: ‘‘Göçmenlerin girdikleri ilk ülke onlara sahip çıkmıyor ve sadece parmak izlerini alıyor. Biz yer değiştiren insanları seviyoruz. Bir yere götürülüyor ve sonra giriş yaptığımız ülkeye geri döndürülüyoruz. Çünkü bizi kabul edemiyorlar. İltica talebi alamayan ve belgesi olmayanlarsa ay ışının ulaştığı her yerde geziniyor.’‘ Avrupa Birliği sorumluluk almıyor ve Calais’in belediye başkanına direniyor. Söylediğine göre mültecilerin, tüm üye ülkelere kontenjan konusunu dayatması ve böylece Schengen Anlaşması’nın yeniden gözden geçirilmesi şart. Ayrıca bunu İngiltere’nin de kabul etmesi gerekiyor. Natacha Bouchart, Calais Şehri Belediye Başkanı: ‘‘Avrupa’da ya da değiliz. İngiltere’nin bir an önce çıkarlarına göre hareket etmesini bırakması gerekiyor. Çünkü bu durum tüm Avrupa’yı ilgilendiren bir mesele…’‘ Bu görüntüleri yayına hazırlarken Calais’in altı farklı ormanında tahliye işlemleri devam ediyordu. Tek çare şehrin merkezinden birkaç kilometre uzaklıktaki yardım merkezine gitmek. Burada yemekler günlük çıkıyor. Sağlık hizmeti yanında kadın ve çocuklara kalacak yer de sağlanıyor. Ancak erkekler bu merkeze yakın terkedilmiş ve birçok imkandan yoksun bir yerde yaşamak zorunda. Birçok kuruluş bunun çözüm olmadığını ve mülteciler de bu durumun kabul edilemez olduğunu söylüyor. Birçokları gibi, bu adam da hayattan bıkmış. Suriye’deki Esed rejiminden kaçan bu adam yaklaşık iki yıldır Avrupa’da sürgün hayatı yaşıyor. Fransa’ya iki gün önce gelen bu mülteci de diğerleri gibi İngiltere’ye gitmek istiyor. Suriyeli Mülteci, Calais Kampı: ‘‘Başka seçeneğim yok. Avrupa’ya gelip parmak izimi verdikten sonra sokakta gezebiliyorum. İnsanlık nerede? Peki ya yasalar? Söyledikleri o insan hakları nerede?’‘ Merkeze geri dönerken
Okçular Tepesini Terk Eden ANNELERE Okçular Tepesini Terk Eden ANNELERE Haber 16 Ağustos 2016 00:27 Analarımızın evlerimizden uzaklaştırılmasıyla birlikte nesillerimizi tehdit eden büyük facia başlamış oldu. Evde ana kalmayınca anaokulları açtık. Huzur kalmayınca, huzur evleri açtık. Ancak hiç bir suni tedbir bu bozgunun önüne geçemedi. Kreşlerin, bakıcıarın ve bakım evlerinin bağrında yetişen nesillerimiz avuçlarımızdan kayıp gitti. O gün okçular tepeyi terkettiği için Hazreti Hamza r.a ciğeri parçalanarak şehit edilmişti. Bu gün analarımız evlerimizi terkettiği için nice Hamza'lar Mus'ab'lar televizyonun,internetin ve dizilerin pençesinde kalpleri ve zihinleri paramparça edilerek heba edildi. Dünyevileşmenin iliklerimize kadar işlemesiyle birlikte nesillerimizin geleceği ile ilgili önceliklerimiz değişti. Evlatlarımızın aldığı notlar ya da kaçırdığı deneme sınavları yüzünden neredeyse depresyona girerken, her gün kaçırdıkları namazlar için yüzümüzü bile ekşitmez olduk. Tabusu bize ait olan evlerimizin başköşesini televizyon, gündemini de diziler ve televizyon programları işgal etti. Geniş odalar, salonlar, mutfaklar ve mobilyalar arasında afiyeti, huzuru ve bereketi kaybettik. Daha konforlu bir hayat, daha iyi bir ev, daha iyi bir araba hayalleri kurarken, İslam'i hedef ve ideallerimizi unuttuk. Muhafazakar demokrasinin pençesinde din ve dünya arasında gidip gelen nesillerimizi bu keşmekeşten kurtaracak ve yeniden ihya edebilecek son sığınak evlerimizdir. Okçular tepesinde Abdullah Bin Cübeyr r.a bilinciyle müdafaa etmemiz gereken son tepe evlerimizdir. Bu büyük müdafaada en büyük görev, annelerimize düşmektedir. Bir evde asli görevinin şuuruna varmış bir anne varsa o ev yıkılmaz bir kale gibidir. Şuurlu annelerin bulunduğu evlerin gündemleri Kur'an'dır. O evlerde erkeğin ya da kadının değil sadece Allah'ın sözü geçer. Bu evler kimi zaman İslam'ın bir nizam haline geliş sürecinin başladığı Hazreti Hatice'nin evi, kimi zaman İslam'ın ilk çekirdek kadrolarının yetiştiği ve örgütlendiği Erkam Bin Ebi'l Erkam'ın evi kimi zaman Mus'ab Bin Umeyr'in Medine de karargah seçtiği Esad Bin Zürare'nin evi, kimi zaman da İslam devletinin ilk kararlarının alındığı Ebu Eyyup El Ensari'nin evi gibi daima ümmete hizmet eden evlerdir. Ümmetimizin yeniden toparlanması, bu evler ve ailesini toparlayarak Fatihler ve Selahaddinler yetiştirecek yuvalar kuran anneler eliyle olacaktır. İşte bu annelerin evleri, ümmetimizin elinde kalan son "OKÇULAR TEPESİ" dir.
92 metre uzunluğundaki, 500 tonluk gemiyi mükemmel şekilde limana yanaştıran kaptan 92 metre uzunluğundaki, 500 tonluk gemiyi mükemmel şekilde limana yanaştıran kaptan Haber 22 Ağustos 2015 02:23 İrlanda Galway'da Galway Fisher adlı geminin yanaştırma manevrası. Yanaştırma 20 dakika sürdü. Kaptanın yanaştırma manevrası çok başarılı. Düzeltme : 500 tonluk yerine 5.000 tonluk olacak..
Beğendin mi bak gitti işte boynuzlar Beğendin mi bak gitti işte boynuzlar Hayvanlar Alemi 19 Kasım 2016 15:38
Nasıl Telefon kılıfı yaparım ? Nasıl Telefon kılıfı yaparım ? Pratik Bilgiler 15 Ekim 2016 09:16
Fanatik nine Fanatik nine Komik Videolar 25 Haziran 2016 16:19
Pratik kalemlik Yapımı Pratik kalemlik Yapımı Pratik Bilgiler 06 Ağustos 2016 17:14
3 sene önce ölen birine idam verdiler! 3 sene önce ölen birine idam verdiler! Haber 08 Ağustos 2014 12:02 3 sene önce ölen birine idam verdiler!