' allowfullscreen='true' webkitallowfullscreen='true' mozallowfullscreen='true' src='http://cdn00.vidyomani.com/c/3/1/1/3745019240sd/index.html'>

Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesinde yumurtalı protesto. Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesinde yumurtalı protesto. Haber 20 Mayıs 2016 14:50 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik Ankara Kocatepe Camii'ndeki 2 şehidin cenaze töreninde yumurtalı protesto yapıldı. Olaya ilişkin bir kişi gözaltına alındı..
Tarihte nükleer bomba atılan yerler Tarihte nükleer bomba atılan yerler Haber 28 Ekim 2015 14:31 Dünyada ilk defa 16 Temmuz 1945 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri nükleer silah testini gerçekleştirdi. Bir ay sonra İkinci Dünya Savaşı'nın sonunu getiren atom bombaları, Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine düştü. O tarihten sonra hiçbir savaşta sivillere karşı atom bombası kullanılmadı ama özellikle soğuk savaş döneminde binlerce nükleer bomba denemesi yapıldı. İşte hangi ülkenin kaç tane ve nerede nükleer bomba denemesi yaptığını gösteren çalışma.
Erdoğan'lı Mescid-i Aksa filmi İsrail'i çıldırtacak! Erdoğan'lı Mescid-i Aksa filmi İsrail'i çıldırtacak! Haber 01 Aralık 2015 14:33 Birçok uluslararası festivalden ödülle dönen Kudüslü genç yönetmen Muhammed Fatih'in hazırladığı Recep Tayyip Erdoğan temalı Mescid-i Aksa kısa filmi izleyenleri duygulandırıyor. Muhammed Fatih'in görüntü yönetmenliğini yaptığı kısa film, 'Mescid-i Aksa'yı Erdoğan özgürleştirecek' vurgusuyla dikkat çekiyor.
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
Seddülbahir'de gözyaşlarına boğan türkü Seddülbahir'de gözyaşlarına boğan türkü Haber 26 Ocak 2016 17:14
Uyurken bakın ne yapıyor Uyurken bakın ne yapıyor Haber 11 Aralık 2015 07:37 Bebek uyurken kolunu hareket ettiriyorlar.Bebek şaşırtan bir tepki veriyor.
Cami İmamının Oğluyla İmtihanı Cami İmamının Oğluyla İmtihanı Haber 05 Nisan 2015 20:58
Cizre jandarma lojmanları Cizre jandarma lojmanları Haber 16 Temmuz 2016 18:56
Cerablus'a Gidecek Tanklarımız Mehter Marşıyla Uğurlandı Cerablus'a Gidecek Tanklarımız Mehter Marşıyla Uğurlandı Haber 25 Ağustos 2016 06:15 Cerablus'a gidecek olan Mekanize Piyade Tank Taburu Mehter Marşı İle Uğurlandı.
Uzun kaşıklar Uzun kaşıklar Animasyon 25 Ekim 2014 10:48
İp üzerinde bisiklet sürmek İp üzerinde bisiklet sürmek 08 Temmuz 2016 18:12
Lan bi git Lan bi git Hayvanlar Alemi 19 Ekim 2016 20:45