Bu Video Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Ağa takılan arkadaşını yanlız bırakmayan balık Ağa takılan arkadaşını yanlız bırakmayan balık Hayvanlar Alemi 12 Haziran 2016 17:45
Evde piton mu  beslenir ? Evde piton mu beslenir ? Hayvanlar Alemi 09 Eylül 2016 22:50
Yanlış yaptığımız 10 şey Yanlış yaptığımız 10 şey 07 Ocak 2016 16:04
Nepal'de deprem anı kamerada Nepal'de deprem anı kamerada Haber 25 Nisan 2015 14:49 Nepal'in başkenti Katmandu'da meydana gelen 7,9 şiddetindeki deprem kameraya böyle yansıdı.
Canan Hoca'dan grip aşısı açıklaması Canan Hoca'dan grip aşısı açıklaması Haber 07 Aralık 2016 10:37 Kış bastırdı, enfeksiyon salgınları başladı. Özellikle büyük kentlerde, herkes birbirine şunu soruyor: Grip aşısı yaptırsam mı, yaptırmasam mı? Uzmanların verdiği yanıtlarsa, bu kafa karışıklığını gidermek bir yana, daha da derinleştiriyor. İşte konuyla ilgili Prof. Dr. Canan Karatay'ın çarpıcı yorumu...
Küçük çocuktan İsrail sorusuna en güzel cevap Küçük çocuktan İsrail sorusuna en güzel cevap Haber 18 Kasım 2015 04:26 Lübnanlı küçük çocuk İsrail sorusuna ibretlik bir cevap verdi. Ortadoğu ülkelerinin başkenti sorulan Lübnanlı iki yaşındaki Hasan Menem, tüm başkentleri hatasız söylüyor. İsrail'in başkenti sorulan küçük çocuk 'İsrail diye bir yer yok. Orası Filistin' cevabı veriyor.
avcunda  yılana su içirmek avcunda yılana su içirmek Hayvanlar Alemi 19 Ekim 2016 18:46
Yerli Jason Statham Yerli Jason Statham Haber 17 Ekim 2016 16:44 Antalya'da otomobil motoru tamirciliği yapan İsmail Yıldırım, dünyaca ünlü Hollywood yıldızı Jason Statham'a benzerliğiyle dikkati çekiyor. Çevresindekilerin "Yerli Jason" diye seslendiği Yıldırım'ın hayalini oyunculuk süslüyor.
Özel Harekatçı'yı Dürbünü Kurtardı Özel Harekatçı'yı Dürbünü Kurtardı Haber 06 Mart 2016 07:52
Kurt sürülerindeki hiyerarşi..  Sürüye uymayan omegaya topluca saldırdılar Kurt sürülerindeki hiyerarşi.. Sürüye uymayan omegaya topluca saldırdılar Haber 01 Eylül 2015 12:46 Bir hayvanat bahçesinde, "Omega" konulu saldırganlık patlak verdi. Hiyerarşi kurt sürüsü için çok önemlidir ve grubun hayatta kalması için gereklidir. Kurt sürülerindeki hiyerarşi nasıldır? Alfa, beta, omega şeklinde 3 kademeye ayrılan hiyerarşidir. Alfa: sürünün bir nevi hanedan ailesidir. en iyi eşler, işler, aşlar bu kademeye gelir. göç yerlerini, yollarını vs. bu kademe belirler. Beta: güdülen tayfadır. alfa ne derse onu yapar. alfa'nın artıklarıyla beslenir, çiftleşir vs. vs. Omega: sürüye aykırı, anarşistlerdir. ne alfa'ya uyarlar ne de alfa olmaya göz koyarlar. bir nevi fıçı içerisinde yaşayan filozoflara yani kiniklere benzerler, sürüden ayrı yaşarlar. en en son arta kalan yemek vs. ile geçimini sağlarlarsa sağlarlar yoksa açlıktan ölürler.
"Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" "Kavgaların ortasında Zuntikâm’ın silahı Erdoğan" Haber 02 Ekim 2015 19:58 Yazmak kanımı kaynatmıyor artık. Yazmak bana keyif vermiyor. Sadece canımı acıtıyor yazmak. Öfkemi kabartıyor. Gözlerim yaşarıyor kalem tuttuğumda. Eksik olan bir şeyler olduğunu hissediyorum. Bir yandan da yazmak zorunda olduğumu. Çünkü her taraftan saldırıyorlar. Çünkü her taraftan gedik açıyorlar. Ellerimizde kum, toprak, su niyetine harfler ve cümleler. Birileri bu devletin planlarını ve öngörüsünü yazmalı. Birileri bu milleti belkilerden ve ihtimallerden kurtarmalı. Milletin planları ve olanları bilmesini yıllar boyunca tehlike olarak görenler yüzünden asıldı Menderes. Bu yüzden zehirlendi Özal. Şimdi yine ne olduğunu bilmeyen. Ne olacağını kestiremeyen bir millet ve bütün şer odaklarına karşı savaşan bir lider. Bu millet bu liderin arkasında dursun evet. Ama ne olur birileri bu millete neler olup bittiğini de anlatsın. Küçükken okula gittiğimde, medreseye giden abimin yol parası olmadığı için haftada bir defa gelmek yerine ayda bir defa da olsa eve gelişlerini özledim. Her geldiğinde getirdiği ezgi kasetlerini. Babam’ın 28 Şubat gecesi sobada yaktığı arapça kitapları ve kürtçe beyit kasetlerini özledim. Medresede diz çöktüğümde küçük olduğum için anlamadığım halde ezberlediğim nasara-yensuruları, darabe zeydun amran örneklerini, Şule Yüksel’in Huzur Sokağı kitabında Bilal’in dünyevi aşkına kavuşamayışı oldu beni sevindiren. Grup Maveranın “Adınla büyü bebeğim, adın şehadet” dediği her saniyeyi, her saliseyi zerre zerre oksijen gibi içime çekerek Çeçen dağlarında Şamil Basayev’i, Mashadov’u, Salman Raduyev’i düşündüğüm günleri özledim. Yavuz Bahadıroğlu’nun kitaplarını. Temürmelik’i özledim. Harzemşah Celaleddini. Sunguroğlu’nu. Çağrı filmini izlerken Hz. Hamza birkaç adım attıktan sonra düştüğünde ağlamayı. “Hz. Vahşi’ye kin besleme sakın, o da bir sahabe” diyerek duygularımı dengelemeye çalışan Babamın uyarısını. Erbakan’ın kendine özgü zafer işaretini yaparken kalbime anlam veremediğim o sıcaklığın düştüğü günleri. Belki de Endülüs’e veda etmemeliydi Yavuz Bahadıroğlu. O kitabı yazması için ona gerekçe veren tarihi olaylar hiç olmamalıydı. Müslümanların fethi unutup tembelliği, zevk-ü sefayı, şehveti ve keyfiyeti el üstünde tuttuğu andan itibaren ellerinden kayıp giden Endülüs’ü anlatan o kitabı yazdırmamalıydı Endülüs’ün sultanları. Ama şehadetin tadını çoktan unutmuşlardı. Tarık Bin Ziyad’ın gemileri neden yaktırdığını unutmuşlardı. Çünkü ellerinde hikâyeleri kalmamıştı. Kahramanları kalmamıştı. Tükenmişlerdi. Tıpkı elimizden Mevdudi’nin, Malcolm X’in, Seyyid Kutup’un, Ömer Muhtar’ın, Aliya’nın, Hasan El Benna’nın, İkbal’in, Hattab’ın, Dudayev’in gidişi gibi. Elimizde hiçbir şey bırakmamıştı modernizm. Çok güzel anlatıyordu Aliya İzzetbegoviç çağı kaybetmiş Müslümanları. “En kötü birleşim: Boş bir ruh ve dolu bir mide!” diyordu Aliya. Evet, birçok konuda rebeze çölünün kırık kanadı Ebuzer el-Gıfari’ye (r.a.) katılmak zorunda kalsam da bir konuda ona hak veremedim. "Evinde yiyecek ekmeği olmadığı halde kınından ayrılmış bir kılıç gibi isyan etmeyene şaşarım" diyen Ebuzer’e bu konuda hak veremiyordum. Bizler karnımız açken çok daha Müslüman olduğumuzu biliyorum çünkü. Güçsüzken aslında çok daha güçlü olduğumuzu biliyorum. Elimizden başörtümüz alındığında mesela, elimizden ezan alındığında, elimizden kutsallarımız alındığında bizler bugün olduğundan çok daha erkektik, bunu biliyorum. Ortalık yine çok karışık. Cizre’yi filan yazmayacağım. Diyarbakır’ı da. Hakkâri ya da Dağlıca’yı da. Buralar bizim. Bizim olana yoğunlaşmak, bizim olupta elimizden almak istedikleri başka yerleri ihmal etmemize neden oluyor. Bizler Halep’i konuşurken, Musul’u ve Kerkük’ü konuşurken Türkiye’nin medyası bütün dikkatleri Cizre’ye çekiyor. Bizim cenahın medyası da maalesef öyle. Salak diyorum kusura bakmasınlar. Salaksınız oğlum işte. Hepiniz salaksınız. Erdoğan’a yardım mı etmek istiyorsunuz? Doğan medyası gibi siz de saldırın en azından ki hangi tarafta olduğunuz netleşsin. Bu milletin size harcadığı paraya yazık ulan. Bütün dünyanın peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan daha geçen gün yine bizim cenahtan bir kanalda canlı yayına çıkıyor. Sunucu’nun sorduğu soruyu aktarıyorum aynen : “Cumhurbaşkanım şu anda Reisçilik ve Hocacılık diye kavramlar var. Ne düşünüyorsunuz?” Şimdi diyorum ya. Bütün dünyanın peşinde olduğu Erdoğan tutup Ümmete faydası olsun diye senin kanalında, senin programında canlı yayına çıkıyor ve sen tutup Erdoğan’a bu soruyu soruyorsun. Milllet Halep’i sormanı bekliyor, Suriye’deki mücahitleri sormanı bekliyor, İran açık bir şekilde generallerini Esed ve PKK komutanlarına destek olsun diye gönderip fotoğrafları medyaya servis ederken Türkiye neden generallerini Suriye’de Ahraru Şam ya da Peşmerge’nin yanına göndermiyor? Türkiye neden generallerini Çeçen mücahitlerin yanına gönderip fotoğraflar servis etmiyor. Millet sunucudan kana kan, dişe diş sorular beklerken bizim geri zekâlı sunucu tutup Hocacı mı yoksa Reisci mi diye bir soru ile Erdoğan’ı dumura uğratıyor. Kardeşlerim ben
'Bayraktar' çocuklar o an'ları anlattı 'Bayraktar' çocuklar o an'ları anlattı Haber 28 Ekim 2015 21:56 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır Bağlar Fatih İlköğretim Okulu'nda teröristlerin indirdiği bayrağı öperek göndere çeken Uğur Saraç, Mehmet Duruk ve Emirhan Rezbiç ile sohbet etti, yaşanan olayı birinci ağızdan dinledi.

Karnesini şehit babasına götürdü

23 Ocak 2016 20:43 1126 İzlenme


Yozgat'ta, Şehit Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Koçak'ın 9 yaşındaki kızı Gülten Naz, karnesini aldıktan sonra babasının mezarını ziyaret edip, "Derslerim çok iyi, seni gururlandırmak istedim" dedi. Şehit Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Koçak, 25 Temmuz 2015 tarihinde Diyarbakır'ın Lice ilçesinde bomba imha uzmanı olarak görev yaparken, zırhlı aracın geçişi sırasında terör örgütü mensuplarınca yapılan bombalı saldırıda şehit olmuştu.

astropay