Yaşam

80/90'LI YILLARDA ÇOCUK OLMAK Yaşam Hey gidi günler ..
Taş Fırın Nasıl yapılır ? (Mehmet YAZGÜNOĞLU) Yaşam Bahçeniz mi var? Cevap "EVET" ise, hiç durmayın! Resimleri takip ederek, taş fırın yapımını öğrenin. Belki bahçenize aynısını yapmak istersiniz...
3 ayaklı kuzu görenleri şaşırttı Yaşam
Buz şehir: Erzurum Yaşam Kar yağışının ardından yeniden Sibirya soğuklarının etkili olduğu Erzurum kent merkezinde buzdan manzaralar oluştu.
Başsız tavuk 18 ay yaşadı Yaşam Pişirilmek istendi, kafası kesildi yetmedi festivallere çıkarıldı... O ise kafası olmamasına rağmen tam 18 ay boyunca hayata tutundu...
Orta Doğu’nun yeni canavarıyla tanışın Yaşam Orta Doğu’dan sıklıkla yeni otomobil duyurusu almıyoruz ancak alınca da hayranlığımızı uzun süre gizleyemiyoruz.
Google hakkında bunları biliyor muydunuz? Yaşam
PKK'ya depolarında neler bulundu? Yaşam Terör örgütü PKK'nın, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgedeki 3 ikamette sakladığı silah ve mühimmat operasyonla ele geçirildi. Malzemeler arasındaki uzun namlulu silahlar, roketatar mühimmatı ve bomba düzeneğinde kullanılan sistemlerin yanı sıra çeşitli yiyecekler ile etek, kazak ve mont gibi giyecekler dikkati çekti.
Türklerin keşfettiği birbirinden ilginç icatlar Yaşam
Görünce şaşırtan İstanbul manzaraları Yaşam
En ilginç isimler Yaşam Bazı ailelerin hiç şakası yok, işte en ilginç 32 isim
Cizre'deki operasyonlardan çarpıcı görüntüler Yaşam
Kas yapmayı abartınca böyle oldular Yaşam
Para en iyi nerede saklanır? Yaşam
Erkek çocuğunuza öğretmeniz gereken 13 Şey Yaşam
Komik Mühendislik Hataları Yaşam .
Kaliteli çikolatayı anlamanın 7 püf noktası Yaşam Uzmanlar kaliteli çikolatanın kendini belli ettiğini ve bunun için bazı belirleyici unsurlar olduğunu belirtiyor. Pazarlarda, marketlerde, pastanelerde kalitesine göre çikolatalar satılmaktadır. Özellikle alınan çikolataların etiketlerinin okunmasına dikkat edilmesi gerekiyor.
Sıradışı salon takımları Yaşam
Babasının oğlu dedikleri bu olsa gerek. Yaşam
80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
Anne ve Babalar için önemli.. Geç kalmadan bakın Yaşam Anne ve Babalar için önemli öğütler.. Geç kalmadan bakın
MÜTHİŞ ZAMANLAMA! Yaşam En talihsiz anlar, doğru zamanlamayla fotoğraflanınca efsane kareler ortaya çıktı