Gökçek iddialara şebeke suyunu içerek cevap verdi

Gökçek iddialara şebeke suyunu içerek cevap verdi


Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara'ya verilen suyun kirli olduğu yönündeki iddialara, şebeke suyu içerek cevapladı.

Gökçek, Büyükşehir Belediyesi'nde düzenlediği basın toplantısına, Büyükler Dünya Güreş Şampiyonası'nda serbest stil 125 kiloda şampiyon olan Taha Akgül ile geldi. Akgül'ü tebrik eden Gökçek, şampiyon sporcuya başarılarının devamını diledi.

Gökçek, daha sonra Ankara'nın şebeke suyu nedeniyle son günlerde ishal vakalarında artış olduğu yönündeki iddialarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. 

Her yıl bu aylarda CHP'li milletvekilleri ve meslek odalarının, Ankara'da sudan dolayı ishal vakalarının arttığı yönünde iddiaları gündeme getirdiklerini ancak buna ilişkin rapor sunamadıklarını söyledi. 

Özellikle oda yetkilileri ve CHP'li milletvekillerinin ishal olduğunu savunan Gökçek, şöyle konuştu:

Ama bunun karşılığında sudan olduğuna dair doktor raporu kesinlikle çıkmaz. 5 milyon Ankara'nın içinde hep ishal kendileri olurlar. Bugün yapılan bu kampanyanın özellikle nedeni şu: CHP'nin son seçimlerde içine düştüğü ezik halden, halkın arasında panik meydana getirmek, panik meydana getirdikten sonra kara propaganda vasıtasıyla bu başarısızlıklarını örtmek... Özellikle CHP'nin yakın bir tarihte kongresi vardı. O kongre dolayısıyla epey yıprandılar ve bu arada da ben Kemal Kılıçdaroğlu hakkında televizyonlarda bir program yaptım biliyorsunuz. O program nedeniyle de bana karşı olan hınçları bir hayli arttı. Nedenler bunlar. Ayrıca musluk arıtma cihazı satanlar devamlı olarak halka bir korku verirler ve suların kötü olduğunu göstermek için bir analiz yaparlar ve suyun çok kötü olduğunu ispat etmeye çalışırlar. Bu suretle herkesin musluk arıtma cihazını almasını temin ederler. Hatta o görüntüleri gören insanlar dehşete düşüp su içmekten korkarlar, çok enteresan bir olay ve hemen buna sarılırlar. İkinci neden bu. Üçüncü neden de pet şişeyle satışın çoğalması.

Gökçek, Bu kampanyanın arkasında CHP'li milletvekilleri, Kimya Mühendisleri Odası, Çevre Mühendisleri Odası ve Ankara Tabip Odası var" ifadesini kullandı. 

Tabip Odasına bağlı doktorların, hastalara ishal nedeninin sudan kaynaklandığını söylediklerini, ancak bunu bir rapora bağlayamadıklarının altını çizen Gökçek, yıllar içinde Ankara'nın suyunda ağır metal, arsenik, sülfat ve alüminyumun bulunduğuna ilişkin propaganda yapıldığını ancak hiçbirinin kanıtlanamadığını kaydetti. 

Gökçek, su konusunda sadece akredite kuruluşların görüş verebileceğine, başkentte akredite kuruluşun da Ankara Su Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) laboratuvarları olduğunu söyledi.

Konuşması sırasında sık sık ASKİ'nin plastik bardaklarda ikram ettiği şebeke suyunu içen Gökçek, ASKİ'nin günlük olarak analiz ettiği şebeke suyu sonuçlarının internet sitesinden takip edilebileceğini anlattı.

Sülfat ishal yapmaz

Bu konuda Başkentte gerekli tahlilleri yaptırmakla yetkili kurumun da Türkiye Halk Sağlığı Kurumu olduğunu hatırlatan Gökçek, söz konusu kurumun yaptığı açıklamayı okudu.

Ankara'nın suyunda sağlığa zararlı hiçbir bulguya rastlanmadığının bildiride de yer aldığını vurgulayan Gökçek, şöyle devam etti:

Biz ASKİ'ye ayda bin 250 analiz yaptırıyoruz Ankara'nın değişik yerlerinden alınmış suyla. Bu günde 40 sefer analiz yapılması demek. Bu bin 250 analiz, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) verdiği standartların dışında kesinlikle çıkmamıştır. Özellikle sülfat üzerinde duruluyor. Biliyorsunuz büyük bir su sıkıntımız gündemde. Bir çok kentimiz susuzlukla kırılıyor. Hatta Yalova'da başka bir yerden su takviye etmeye başlamışlar. Mecburlar. Ankara Büyükşehir Belediyesinin yaklaşık 1,5 yıllık suyu var ama bu suya karşılık Allah muhafaza gelecek sene de bu sene gibi geçerse biz de sıkıntılı bir evrenin içine girebilir. Onun için Ankara'nın güvencesi olarak yaptırdığımız Kesikköprü'deki Kızılırmak suyundan tekrar takviye yapmaya başladık. Yüzde 20-30 arasında değişen 30 milyon metreküp suyu Ankara'ya verdik ama 3-4 aydan beri. Ankara'nın yaklaşık 27 günlük su ihtiyacı demek. Bu kadar su ihtiyacını her gün belli oranda suyun içine ilave ederek verdik. Biliyorsunuz Kızılırmak'ın tek dezavantajı sülfatının yüksek olması. DSÖ sülfatın ne anlama geldiğine dair rapor hazırlamış.

Açıklamalarına raporu okuyarak devam eden Melih Gökçek, sülfatın kesinlikle ishal yapmadığının raporda vurgulandığına da dikkat çekti. 

Yine aynı raporda, sudaki sülfat oranının 250'yi geçmemesini tavsiye ettiğine işaret eden Gökçek, Bizdeki sülfat ise 120 ile 130. Yani bu oranla herhangi bir kişinin ishal olma şansı yok. Bunu söyleyen bilim adamı değil bunu söyleyen doğrudan doğruya ideolojik tavırlı kişidir. Ankara'da gerek CHP milletvekilleri gerek Kimya, Çevre ve Tabipler odaları bunlar sadece ve sadece insanları yanıltan, aldatan maalesef bilimi sağdan soldan dolandırıp laf ebeliğiyle örtmeye çalışmaktadır. Bilim temeli olmayan laflarla iddialarda bulunmak ancak bu ideolojik kuruluşlara yakışan bir olaydır" şeklinde konuştu. 

Gökçek, sülfatın eski tesisat borularındaki çephere yapışan atık maddeleri söktüğünü bu nedenle çeşmeden akan suyun sarı renkte aktığını anlattı. 

Bunun, binaların iç tesisatıyla ilişkili olduğunu kaydeden Melih Gökçek, şöyle devam etti:

Mesela evlerinde tesisatları demir olmayıp plastik olanlar varsa onlardan hiçbir zaman sarı olarak akmaz. Sarı su akmasının suçlusu belediye değildir, son tüketicidir. 50 yıllık şebeke suları var, iç tesisatların bakımı yapılmıyor böyle olunca da otomatik olarak sarı su akar. Sarı su, paslı su akması mümkün değil. Yok efendim 'Ankara'nın suyu Fanta'ya benziyormuş.' Bunu da CHP'nin online sitesinde resmi olarak yayınlıyorlar. Bu tam kendilerine yakışan mantık. Bana bunu bilimsel olarak ispat etsinler veya diledikleri zaman gelsinler, Ankara'nın şebeke sularının ana şebekelerinden herhangi bir yerinden alalım,  paslı su çıktığını ispat etsinler, ben kamuoyunun önüne çıkacağım diyeceğim ki 'arkadaş ben yalan söylemişim'. Söz veriyorum. İstedikleri zaman birlikte gideriz. Bizim şebeke sularının vanasını açalım sarı akmaz ama evde sarı akar, tesisata bakmazsanız sarı akar. Bunun haricinde söylenen söz cahilliktir.

Asıl sıkıntı plastik şişelerdeki suda

Gökçek daha sonra, CHP'li vekillere ve odalara rakamlarla hitap edeceğini belirterek, Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğünden aldıkları Ankara'da görülen akut bağırsak enfeksiyonları rakamlarını da basın mensuplarıyla paylaştı. 

Bağırsak enfeksiyonlarında Ankara'da yüzde 2 artış var. Geçen yıl toplamda 210 bin vaka varmış, bu sene 215 bin vaka varmış. Bu da Ankara'da herhangi bir salgın hastalık olmadığını gösteriyor" diyen Gökçek, İzmir'deki artışın ise yüzde 33 olduğunu ifade etti. 

CHP'nin internet sitesinde Ey Ankaralı içtiğin suyu izle başlığıyla bir videoya yer verildiğini de söyleyen Gökçek, görüntüde bir su tahlili yapıldığını anlattı.

Gökçek, daha sonra saf su ve yabancı marka bir şişe su kullanarak ASKİ yetkilisiyle aynı tahlili kameralar önünde yaptı. 

Asıl sıkıntının plastik şişelerde günlerce güneş altında kalan sularda olduğunu dile getiren Gökçek, ayrıca başkentte zaman zaman bazı vatandaşların sebze yetiştirirken kanalizasyon suyundan faydalandığını, hastalığın temel nedeninin bu olabileceğini belirtti. 

Gökçek, iftira attıkları gerekçesiyle de CHP'li milletvekilleri ve diğer sorumlulara dava açacağını da sözlerine ekledi.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Tokat'ta kız öğrenci yurdunda yangın
Türkiye
Erbaa'daki Düden Gölü dondu
Dünya
Musul'da 19 DEAŞ militanı öldürüldü

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu