Maliki ile nereye kadar?

Maliki ile nereye kadar?

  • 24 Haziran 2014 16:30


ABD veTürkiye başta olmak üzere birçok ülke, Irak’taki durumun nedeninin Maliki’nin ‘dışlayıcı’ tavrı olduğunu söylüyor, milli birlik hükümeti öneriyor. Seçimlerde en fazla oy alan Maliki’nin birlik sağlayabileceğine dair ülke içinde de şüpheler var. Tahran'nın önceliği, birlik hükümetindense Şiilerin birliği.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Irak’ta yeni bir siyasi başlangıç yapılması herkesi kapsayıcı yeni hükümetin teşkili büyük önem taşıyor,” diyerek ülkedeki duruma çözüm önerisini bir kez daha ortaya koydu.  

AB Büyükelçileriyle 24 Haziran’da Ankara’da bir araya geldiğinde yaptığı bu konuşmada Erdoğan, Türkiye’nin Maliki’nin tavrıyla ilgili geçmişte yaptığı uyarılarda haklı çıkmış olmaktan üzüntü duyduğunu da sözlerine ekledi:

“Başından itibaren Maliki’nin şımartılmış olması Irak’ı bugünlere getirmişir.”

Erdoğan’ın bu konuşmasından dört gün önce 20 Haziran’da Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius da, bir çok liderin aklındaki çözüm önerisini dile getirip, eni bir başlangıca dikkat çekti:

“Mutlaka bir ulusal birlik hükümeti olmalı, Maliki'li ya da Maliki'siz."

ABD’nin de şüphesi var

ABD Başkanı Barak Obama, Fabius kadar açık söylemese de Irak’a kapsayıcı bir lider gerektiğini söylemiş, 9 Haziran’da Maliki'ye ‘çekil’ imâsında bulunmuştu.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry bu kapsacıyı hükümeti görüşmek için hafta başında Irak’a gitti. Maliki ile görüşmesi için 'iyi' demekle yetinen Kerry, Kürt lider Mesut Barzani ile 24 Haziran Salı günü bir araya geldi. Kerry, Barzani ile görüşmesinin amacını, 'Irak Kürtlerine’ birlik hükümetine katılmaya çağırmak'  olarak açıkladı. 

Barzani ise birlik hükümetine karşı olduğunu belirtecek bir şey söylememekle birlikte, Maliki’nin gitmesi gerektiğini, Kerry ile görüşmesinden bir gün önce CNN International’a verdiği söyleşide belirtmişti.

Maliki’ye diğer Şii gruplar da güvenmiyor

Geçmişte de Maliki’nin kurduğu hükümetlerde koalisyon ortağı olmuş olan Şii partiler de, Maliki’ye güvenmiyorlar.  

Milli birlik hükümeti kurulmasını isteyen Kerry’in, Bağdat’ta görüştüğü, Maliki'den sonra en fazla oy alan Ammar Hekim’in liderliğindeki Irak Yüksek İslam Konseyi yönetiminden Fadi Şamri, 22 Haziran Pazar günü, krizin yönetimi konusunda Maliki hükümetine güvenmediklerini, yakında krizin çözümü için inisiyatif alacaklarını söyledi.

Ülkedeki diğer önemli bir Şii grubun liderliğini yapan Mukteda Sadr ise Maliki’nin baskıcı politikalarını eleştirmek için seçimlerde aday olmamış ancak partisi 30 Nisan seçimlerine katılmıştı.

Maliki’nin hükümet hesapları

Her ne kadar dışarıda Maliki’nin birlik hükümeti kurabileceğine dair şüpheler olsa da ve Sünniler Maliki’yi suçlasa da  30 Nisan’da Irak’ta yapılan genel seçimlerin sonuçlarının ortaya çıkardığı siyasi tablo, Maliki’nin dışlanmasının kolay olmayabileceğine işaret ediyor.

Seçimlerde Maliki’nin liderliğini yaptığı Kanun Devleti, 92 milletvekili çıkardı. Maliki’nin aday olduğu Bağdat’ta aldığı kişisel oy sayısı da 721 bin. Bu rakam, Irak’ta Saddam Hüseyin rejimi yıkıldıktan sonra yapılan seçimlerde herhangi bir politikacının bugüne kadar aldığı oylardan hatta Maliki’nin 2010 yılında aldığı 622 bin oydan daha fazla.

Muhaliflerin sandalye sayısı

Kanun Devleti ile işbirliği yapan ve seçimlerde de bunu açıkça ifade eden çeşitli küçük koalisyonlar da en az on sandalye kazandılar.  

Maliki’nin Kanun Devleti’nin en yakın rakibiyle arasında neredeyse 60 milletvekilinden fazla fark var.

Sünni bloğun partileri olan Usame Nuceyfi’nin Muttehidun’un 23; İyad Allavi liderliğindeki El Vataniye’nin 22; Salih Mutlak yönetimindeki El Arabiye’nin 9 milletvekili bulunuyor.

Şii partilerde benzer bir durum söz konusu. Ammar El Hakim’in Muvatin’i 29; Sadr’a bağlı El Ahrar’ın 32; Eski Başbakanlardan ve adı yeniden Başbakanlık için geçmeye başlayan İbrahim Caferi’nin Reform hareketinin de 5 sandalyesi var.

Seçime üç ayrı parti halinde giren Kürtlerin toplam sandalye sayısı 62.

Hükümet için 163 'evet lazım

Irak’ta hükümet kurmak için 328 sandalyeli Meclis’te en az 163 ‘evet’ oyu gerekiyor. Irak Anayasasına göre, seçimlere itiraz sonuçları da açıklandıktan sonra ki bu henüz yapılmadı, Meclis’in toplanarak üçte iki çoğunlukla önce Cumhurbaşkanı’nı seçmesi gerekiyor. Seçilen Cumhurbaşkanı da en çok oy olan parti liderini hükümet kurmakla görevlendiriyor. 

Ancak, 2010 seçimlerinde süreç tam olarak böyle işlememişti. 2010 seçimlerinde Maliki’nin 89 sandalyesi vardı, en fazla oy alan partiyse Şii olmakla birlikte, laik bir koalisyonun başında olan Allavi’nin El Irakiye bloğuydu ve 91 sandalyesi vardı. Ancak, seçimlerden sonra Maliki, kendisiyle birlikte harekete edecek başka partiler de buldu ve hükümet kurma görevi, o dönemde Türkiye gibi ülkelerin böylesi bir durumun olası sakıncalarına dikkat çekmesine rağmen Maliki’ye verildi. Maliki yönetiminde kurulan hükümet de özellikle Sünnilere karşı dışlayıcı politikalar gütmeye başladı.

Ülkede yaşananların kendisine karşı düzenlenen bir komplo olduğunu iddia eden Maliki 18 Haziran 2014’de ülkede yaşananlara rağmen, hükümet kurma çalışmalarına devam edileceğini dile getirdi.

Maliki hükümet kurmazsa hapse gidebilir

Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) için Irak’taki seçim sonuçlarını değerlendiren Selahaddin Üniversitesi’nden Profesör Osman Ali’ye göre, Maliki, hükümet kurmak için her şeyi yapabilir, çünkü hükümet kurmaması durumunda Anayasa’yı çiğneme suçundan yargılanması yüksek olasılık.

Osman Ali’ye göre, Maliki, Meclis’te kendisinin üçüncü dönem başbakanlığına açıkça karşı çıkan muhaliflerine rağmen, İran’ın kendisini destekleyeceğini düşünüyor.

İran Maliki’den vazgeçer mi?

İran uzmanı Arif Keskin’e göre, İran da aslında Maliki’den memnun değil. Yalnızca Sünnileri değil, Şiileri de dışladığını düşünüyor ancak yine de Keskin’e göre, Tahran şu aşamada Maliki’den vazgeçmeye hazır olmayabilir:

“İran için öncelik, İSİD ve İSİD’e karşı Irak Şiilerinin birliğinin sağlanması. Maliki’ye ‘git’ denilmesi durumunda bu kolay olmayabilir. Tahran, Maliki’nin yerine yeni bir lider değil, Maliki’nin değişerek daha kapsayıcı olmasını istiyor.”

Irak içinde ve dışında Maliki'ye olan güven bu kadar azken ve IŞİD ile mücüdele etmenin önşartı olarak gösterilen milli birlik hükümetinin ne zaman ve kimlerle kurulabileceği belirsizliğini korurken, IŞİD ülke içinde ilerlemeye devam ediyor. 

IŞİD kontrolü

Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), Suriye'de petrol zengini Rakka ve Deyr Ez Zor ile, Irak'taki petrol bölgeleri Musul ve Beyci'yi ele geçirdi. Örgüt aynı zamanda Ortadoğu'nun en büyük su kaynakları Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde de büyük oranda kontrolü sağladı.

Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD), Irak ve Suriye’de faaliyet gösteren silahlı bir örgüt. Selefi ideolojiye sahip IŞİD; Irak, Suriye, Filistin ve Ürdün topraklarını içine alan bölgede şeriata dayalı bir devlet kurmak istiyor. 2004’te Irak’ta kurulan ve şu anda liderliğini Ebubekir El Bağdadi’nin yaptığı IŞİD, Suriye ve Irak’taki en güçlü silahlı gruplar arasında yer alıyor.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Soylu'dan Dünya İnsan Hakları Günü mesajı
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
İsviçre 2 bin Suriyeliyi kabul edecek

Hava Durumu

13°
Detaylı Hava Raporu