AB'nin yaklaşımı adil olsun

AB'nin yaklaşımı adil olsun


Bakanı Çavuşoğlu, AB'nin diğer aday ülkelere olduğu gibi yaklaşımın objektif, adil ve sonuç odaklı olmasınıistediklerini söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, "Türkiye’deki olumlu gelişmeler karşısında diğer aday ülkelere olduğu gibi bize de yaklaşımın objektif, adil ve sonuç odaklı olmasını ve bu müzakere sürecinin de somut bir takvime bağlanmasını arzu ediyoruz" dedi. 

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve AB’nin genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle ile 23. Faslın 3. Çalışma Grubu toplantısı için AB Bakanlığı’nda bir araya gelen Çavuşoğlu, toplantıda, 23. yargı ve temel haklar faslının açılışına ilişkin resmi açılış kriterlerin, üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen Türkiye’ye iletilmemesi ve Türkiye’nin yerine getirdiği gayrı resmi açılış kriterlerinin AB Komisyonu tarafından teyit edilmemesi konularının ön plana çıkarılacağını söyledi.

Bu sorunların yanı sıra Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin 23. faslın açılmasını bloke etmesine rağmen AK Parti iktidarı olarak reform sürecinden hiç taviz vermeden yola devam ederek önemli ilerlemeler kaydettiklerini anlatan Çavuşoğlu, 1 Mart 2014 itibariyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlallerinin önlenmesine ilişkin eylem planının Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla fasla ilişkin 6 gayrı resmi açılış kriterinin tamamının hayata geçtiğini hatırlattı. Türkiye’nin son 3 yılda çıkardığı 5 yargı reformu ve demokratikleşme paketleriyle yargı ve temel haklar alanında büyük mesafe kaydettiğini ifade eden Çavuşoğlu, insan hakları alanında atılan adımlarla çalışmaların meyvelerini vermeye başladığını vurguladı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2013 yılı istatistiklerine göre, Türkiye’nin başvuru sayısı bakımından 2. sıradan 5. sıraya yükseldiğini ve yargı reformları neticesinde 2006’da yüzde 48,9 olan tutukluluk oranının, 2014 yılı itibariyle yüzde 14,3’e düştüğünü söyleyen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Siyasi engellemelerin ortadan kalkması durumunda bugün Türkiye, 23. faslı müzakerelere açacak duruma gelmiştir. İktidara geldiğimizden bu yana Türkiye, AB’ye uyum sürecinin kazandırdığı ivmeyle daha demokratik, çağdaş, istikrarlı ve güçlü bir ülke durumuna gelmiştir. Ancak bu gelişmelerin müzakere sürecine tam olarak yansıdığını söylememiz mümkün değil. Bugüne kadar 14 faslı açabildik. Sadece bilim ve teknoloji faslı geçici olarak kapatıldı. 17 fasıl, siyasi sebeplerle tek taraflı engellerle bloke edildi. Türkiye’deki bu gelişmeler karşısında diğer aday ülkelere olduğu gibi bize de yaklaşımın objektif, adil ve sonuç odaklı olmasını ve bu müzakere sürecinin de somut bir takvime bağlanmasını arzu ediyoruz. Bugüne kadar nasıl üzerimize düşeni yaptıysak, bundan sonraki süreçte de açılış ve kapanış kriterlerini yerine getirmek için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz.”

Füle’nin, Türkiye’nin müzakere sürecine ivme kazandırmak ve bu sürecin adil ve dengeli geçmesi için her türlü çabayı sarf ettiğini dile getiren Çavuşoğlu, özellikle Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin dönem başkanlığı döneminde bile sağlıklı bir şekilde müzakere sürecinin devam etmesi için çalışmaları devam ettirdiklerini belirtti. “AB’ye tam üyelik yolunda attığımız adımların karşılığını almamız hem bizim hem de AB için önemlidir” diyen Çavuşoğlu, bu sürecin kazan-kazan formülüyle devam etmesini arzu ettiklerini belirtti. Çavuşoğlu, “AB’den beklentimiz bu çalışmalarımızın karşılığı olarak bazı fasılların bu yıl içinde açılmasıdır. Özellikle 23 ve 24. fasılların açılmasını arzu ediyoruz” şeklinde konuştu.

-"Yargı ve temel haklara saygı önemli konular"-

Füle de bağımsız ve tarafsız bir yargı ve temel haklara saygının, AB’ye katılım sürecinde hayati önem taşıyan konular olduğunu vurguladı. 

Bu konuların Avrupa değerlerinin temelini teşkil ettiğini ve bu nedenle Türkiye ile bu konularda çalışmaya devam etmek istediklerini dile getiren Füle, AB’nin temel ilke ve standartlarının yargı bağımsızlığı ve güçler ayrılığı gibi değerlerin, AB değerlerinin korunacağı şekilde takip edilmesini sağlamak istediklerini söyledi. 

"Eğer halk bu değişikliklerin kendileri üzerinde gerçek bir etkiye sahip olduğuna inanmazsa o zaman bu işe yaramaz" diyen Füle, bu nedenle insanlara hakları ve özgürlükleri konusunda garanti vermek ve onlara değişiklik olduğunu hissettirmek gerektiğini ifade etti. 

Genel amaçlarının gelecek aylarda bu konulara değinerek ivme kazanmak ve gerçek somut sonuçlara ulaşmak olduğunu dile getiren Füle, şunları söyledi:

"Benim bu konudaki görevim aday ülkelereuyum sürecinde yardımcı olmak. Bu toplantıdan sonra umut ederim ki Avrupa Parlamentosu'na, yakın dönemdeki sorunlara rağmen, Türkiye'nin reformlara devam etmek istediğine dair rapor verebilirim. Türkiye'nin çok olumlu reformlar gerçekleştirdiğini görüyorum. Tabi ki bu çabalar baltalanmamalı. Biz çok fazla enerji, vakit, kaynak harcadık ve yatırımlar yaptık. Bu süreci yeniden hızlandırmamız gerekiyor ve umarım bu toplantı başlangıç noktası olacak."

Yargı konusunda mevzuatta erken dönemde yapılması gereken danışma ve istişarelerin önemine dikkati çeken Füle, parlamentoda bu konuda önemli mevzuatlarla ilgili geniş istişare yapılarak uzlaşma sağlanması temennisinde bulundu. Kararların mümkün olduğunca şeffaf alınması gerektiğini söyleyen Füle, her vatandaşın serbest bir şekilde fikrini açıklayabilmesi ve bilgi alışverişinde bulunabilmesi gerektiğine dikkati çekti.

Füle, "Bu toplantının sonunda ümit ediyorum ki önümüzdeki aylarda nasıl ve ne konusunda çalışacağımız konusunda daha iyi fikir sahibi olacağız" ifadelerini kullandı.

-"Hukuk devletinde keyfiliğe yer yok"-

Adalet Bakanı Bozdağ ise hukuk devletinde tüm eylemlerin hukukun evrensel ilkelerine uygun olması gerektiğini, keyfiliğe asla yer olmadığını ve hukuki öngörülebilirlik ilkesi sayesinde bireylerin güvenlik ve esenlik içinde yaşadığını söyledi.

Her türlü devlet faaliyetinin gün ışığında icra edildiğini ve bu şeffaflığın uluslararası alanda da geçerli olduğunu dile getiren Bozdağ, aday ülke olarak Türkiye’nin AB ülkeleriyle işbirliğinden hiçbir şekilde kaçınmadığını vurguladı. Son Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kanunu değişikliğinde bir aksama yaşandığına dikkati çeken Bozdağ, şu an mecliste 6. reform paketi olarak bilinen kanun tasarısına ilişkin AB kurumlarıyla istişare edilmeden hazırlandığı yönünde eleştiriler aldıklarını belirtti. Bu eleştirilerin hem haklı hem de haksız yönü bulunduğunu ifade eden Bozdağ, şöyle devam etti:

“HSYK’nın yapısıyla ilgili değişiklikler mahkememizin iptal kararı doğrultusunda hazırlanmış ve kurulun eski yapısına dönüştürülmesine mahsuptur ve eski yapısına ilişkin düzenlemeler AB kurumlarıyla müzakere edilerek hazırlanmıştır. Şu anda mecliste bulunan kısım bundan ibarettir ve yeni bir değişiklik getirmemektedir. Yeniden bir müzakere ihtiyacı duyulmamıştır.”

AK Parti iktidarı olarak hukuk ilkeleriyle bağdaşmayan her türlü konunun üstüne kararlılıkla gittiklerini dile getiren Bozdağ, 12 Eylül darbe anayasasında önemli değişiklikler yapıldığının, anayasanın demokratik standartlarının yükseltildiğinin ve 2010 anayasa değişikliğinin Türkiye'nin hukuk devleti idealine yaklaşması yolunda önemli bir adım olduğunun altını çizdi. AB müktesebatıyla uyum kapsamında temel yasaların yeniden yapıldığını söyleyen Bozdağ, yargılamaların hızlandırılması için değişiklik paketlerini de kanunlaştırdıklarını ve kamu yönetiminde saydamlığı esas aldıklarını kaydetti.

Vatandaşların haklarını araması için anayasa mahkemesine bireysel başvuru imkanı getirdiklerini ve bireylerin artık hukuka aykırı olduğunu düşündüğü uygulamalara karşı kamu denetçiliği kurumuna başvurabildiğini hatırlatan Adalet Bakanı Bozdağ, "Ülkemizin insan hakları karnesini yükseltmek için kalıcı adımlar attık" ifadelerini kullandı.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu