Artık herşey netleşti!

Artık herşey netleşti!


Mavi Marmara davasının 6. duruşmasında İsrailli 4 üst düzey asker için yakalama emri çıkarıldı. Davanın avukatlarından Gülden Sönmez Haberseyret için kararı değerlendirdi.

26 Mayıs'ta Çağlayan Adliyesi'nde yapılan 6. Mavi Marmara duruşmasında sanık olarak yargılanan İsrailli komutanlar için alınan tutuklama ve kırmızı bültenle aranma kararı bütün dünyada geniş yankılara yol açtı.

Alınan bu kararla ilgili Mavi Marmara avukatlarından Gülden Sönmez'le görüştük.

Bu karar bekleyip beklemediklerini sorduğumuz Gülden hanım, sorumuzu "beklediğimiz ama zor olduğunun, olacağının farkında olduğumuz bir olaydı." şeklinde cevapladı.

Bu zor kararın verilebilmesinde etkili olan nedir sizce?

Hukuken delilleri, herşeyi ortada olan, açık olan bir davada çoktan verilmiş olması gereken bir karardı. Fakat davanın üzerindeki baskılar, uluslararası boyut süreci etkiledi. Ama yılmadan kararlılıkla mücadele etmemiz ve süreç boyunca her detayı titizlikle takip etmemiz ve bu kararın alınması noktasındaki ısrarımızla bu sonuca ulaştık. Bülent Yıldırım'ın duruşmadaki ifadeleri de bu kararın önemini ortaya koymaktadır. Uğur Süleyman Söylemez abimizin 10. şehit olarak davadayer alması ve mahkeme heyetinin cesareti de birleşince karar çıktı.

Bu karar neden bu kadar önemli?

Bizim yani Mavi Marmara'nın tarafları açısından suçluların hesap vermesi adına önemli bir adım. Sadece Mavi Marmara'da işlenen suçlar değil, İsrail'in Filistin konusundaki hukuk tanımazlığının artık kabul edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Yaptıkları hep yanına kaldı. 37 ülke vatandaşının dahil olduğu bir dava, her ne kadar Türkiye mahkemelerinde görülüyor olsa da bütün insanlığın davasıdır.  Bizim açımızdan da bir hesap sorma, cezasız bırakmama yönünde üzerimize düşenin yapılmasıdır.

İsrail içinse onların en büyük zırhı hukuki koruma kalkanı. Askerleri savaş suçu da işlese, kullanılması yasak silahlar da kullansa, gücünü ordusundan alan bir yapı olan İsrail onlara dokunulmazlık garantisi veriyor.  Davanın başlarında önce tehdit, sonra da para vs. teklifleriyle olayı kapatmaya çalışmalarının altında askerlerini koruma güdüsü yer alıyor. 

Komutanların yargılandığı bir dava onlar için zaten büyük bir sorundu, böyle karar çıkması onlar için şok oldu. Askerlerine dava konusunda katı bir sansür uyguluyorlar. Bu kararla birlikte sözkonusu askerler İsrail dışına çıktıklarında yakalanıp Türkiye'ye iadeleri durumu doğdu.  Taraf olduğu sözleşmeler gereği İsrail bu askerleri Türkiye'ye teslim etmek zorunda.
Etmezse bir siyasi krize yol açabilir.

Bundan sonraki süreç nasıl devam edecek?

Davalar devam edecek, mağdurların ifadeleri alınmaya devam edecek. Bu alınan kararın gereğinin yapılması için İnterpolle yazışma süreci başlatılacak ve onların yakalanması için gereken prosedür işletilecek.

Bu karar Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde açılan davayı ne yönde etkiler?

Olumlu etkileyeceğini ve cesaret vereceğini düşünüyorum. Diğer ülkelerde açılan davalar için de örnek teşkil edebilir. İsrail bu hukuk müsadelesiyle iyice kıskaca girmiş durumda. Filistinlilerle ilgili davalarda emsal kabul edilmesinden ve dava sayısının çoğalmasından çok korkuyorlar. 

Son günlerde davanın Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi sürecine ve bir takım anlaşmalara kurban edildiği yönünde polemikler üretiliyordu. Siz davanın tarafı olarak hükümetin dava konusundaki politikası sizi rahatsız ediyor mu? Alınan karar, bu konudaki tereddütleri gidermeye yeterli mi sizce?

Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki heyetin İsrail'le yapılan müzakerelerde anlaşma noktasına geldiği ile ilgili bilgiler paylaşılıyordu kamuoyuyla. İsrail'in açıklamalarından gördüğümüz davaların düşürülmesinin müzakerelerde onlar tarafından ön şart koşulduğuydu.
Biz hükümet yetkililerine "davaları kesinlikle pazarlık konusu yapmayın" demiştik.

Sayın Başbakan'ın da davalarla ilgili  " Davalarla ilgili biz söz sahibi değiliz. Yargı bağımsızdır. Davaların sahibi şahıslardır" şeklinde net bir ifadesi vardı. Ama Dışişleri yetkililerinde bir belirsizlik söz konusuydu. Bizim endişe ettiğimiz nokta İsrail'in ön şartıydı. Bu şartlarda müzakerelerin sürmesi kafa karışıklığına sebep oluyordu.

Biz müzakerelerin bir parçası değiliz. Sadece kendi görüşlerimizi bildirmiş olduk. Ama görüşmeleri sürdüren heyetten bize  veya şehit ailelerine somutu bir bilgi gelmedi. Kaygılıydık, hatta bu konuda bir basın açıklaması yaptık. 

Ama bu karardan son derece memnunuz. Yargının bağımsız olduğunu ve davaların pazarlık konusu yapılmadığını açıkça görmüş olduk. 

Biz STK olarak veya gemi yolcuları olarak İsrail'le yakınlaşmayı, anlaşmayı tasvip etmiyoruz. Ama bu bizim görüşümüz. Türkiye devlet olarak bu konuda farklı bir politika yürütürse, etkili olur veya olmaz biz eleştiri ve uyarılarımızı yaparız. 
Şunu da belirtmek lazım Türk hükümetinin  özür noktasında ve daha öncesinde konuyla ilgili yürüttüğü politika siyasi ve diplomatik alanda bir başarıdır. Türkiye zor bir işi başarmıştır. Tazminat için İsrail'in girişimde bulunması keza böyledir.

Bir takım belirsiz kısımlar vardı. Bu kararla da onlar açıklığa kavuştu.  Ben umuyorum ki Türkiye halkıyla,hükümetiyle,  STK'larıyla, Mavi Marmara misyonuyla insanlığın ortak sorunu haline gelen İsrail konusunda bütün bir insanlık ailesine önemli bir katkıda bulunmaktadır.

Karar sonrası Haretz'in yaptığı "anlaşma olmayabilir" haberini nasıl karşılıyorsunuz?

Hem anlaşma peşinde koşuyorlar hem de askerleri yargılanıyor. İsrail hükümeti kendi kamuoyuna konuyu açıklamakta zorlanıyor. Bu tarz haberler bunu gösteriyor. 

Karar sebebiyle yoğun bir görüşme trafiği olan Gülden Hanım, röportajımızın ardından başka bir göüşmeye hazırlanıyordu

 

Haber Seyret / Özel Haber

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Doğan'ın şantaj itirafı
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
İsrailliler Netanyahu'nun heykelini yıktı

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu