Karsinojen ne demektir?

Karsinojen ne demektir?


Hücrelerde ağır gen hasarlarına neden olan, kanserleşmeye götürecek mekanizmaları tetikleyen maddelere ve maruziyetlere karsinojen denir. Türkçe karşılığının “kanser yapıcı” olduğunu söyleyebiliriz.

Bununla birlikte karsinojen kelimesi, sıklıkla “kanserojen” olarak yanlış yazılmaktadır. Kelimenin kökeni kanserleşme sürecini ifade eden “carcinogenesis”ten gelmektedir. 

Birçok kişi kanserin ana nedeninin "kimyasal" karsinojenler olduğunu düşünmektedir. Halbuki sigarayı ve içindeki çok sayıdaki maddeyi ayrı tutarsak, kanserin nedenleri içinde kimyasal karsinojenlerin oranı sanıldığı kadar yüksek değildir. Aşağıdaki şekilde kanserin ana nedenleri şematize edilmiştir:

Pasta grafikte de görüldüğü üzere, kanserlerin yarısı çevresel karsinojenler nedeniyle, bunun da görece az bir kısmı "kimyasal" karsinojenler nedeniyle ortaya çıkmaktadır. 

Bir kanserin çevresel nedenlerle ortaya çıkması, aynı zamanda önlenebilir bir kanser olduğu anlamına da gelmektedir (örneğin sigara maruziyetini engellersek akciğer kanserlerinin %90'ını, güneşten korunursak cilt kanserlerinin büyük kısmını, HPV ve hepatit virüs enfeksiyonlarını engellersek rahim ağzı ve karaciğer kanserlerinin büyük kısmını daha oluşmadan engelleyebiliriz 

Kanserde çevresel faktör, çevresel karsinojen ne demektir? 
Kanser, hücrenin DNA'sında meydana gelen değişiklikler sonucu oluşur. Bu değişimlerin bir kısmı anne-babadan geçebilir, ki bu nedenle oluşan kanserlere kalıtsal kanserler denir. Diğer kanserler ise çoğunlukla çevresel faktörler sonucu oluşur. Çok sayı ve çeşitte çevresel kanser nedeni vardır, bunlar: 

- Yaşam tarzı faktörleri (kötü beslenme, sigara, fiziksel olarak hareketsiz sedanter yaşam tarzı gibi) 

- Doğal olarak meydana gelen maruziyetler (güneşin ultraviyole ışınları, radon gazı, enfeksiyon ajanları gibi) 

- İş ortamında maruz kalınan kimyasallar (asbest, bazı tarım ilaçları, boya ve çözücüler gibi) 

- Hava kirliliği (dizel motor egzoz dumanı) 

Karsinojenlere maruz kalan herkeste kanser meydana gelmez. Ayrıca karsinojen olarak adlandırılan maddeler farklı derecelerde kanser yapma potansiyeline sahiptir. Bazı karsinojenler sadece uzun süre ve yüksek seviyede maruziyet sonu kansere neden olur (asbest tozu gibi). 

Karsinojenlere maruz kalan herkeste neden aynı şekilde kanser oluşmaz? 
Sigaranın akciğer kanserine yol açtığı herkesin çok iyi bildiği, artık tartışmaya açık olmayan bir gerçek iken neden bazı yoğun sigara içicilerinde akciğer kanseri gelişmediği akıllardaki soru işaretlerinden biri idi. Karsinojenler hücrenin DNA'sına hasar verir ve nasıl ki herbirimizin genetiği farklı ise, hasar gören DNA'mızı tamir etme kapasitemiz de farklıdır. Aziz Sancar ve ekibinin dünya genelinde büyük yankı uyandıran karsinojenlere bağlı DNA hasarını haritalandırma çalışmaları, DNA tamir sistemlerindeki farklara da dikkat çekmektedir. DNA tamir sistemlerinin kapasitesinin farklı olması kanserleşme için önemli bir faktördür. Böylelikle bazı kişilerin kansere nasıl daha meyilli olduğu açıklanabilir ve gelecekteki genetik bilimi çalışmaları, DNA tamir sistemlerindeki farklılıklardan ötürü kansere meyilli kişilerin tespit edilmesi sağlanabilir. 

Birşeyin karsinojenik olup olmadığına nasıl belirlenir? 
Birşeyin kansere neden olup olmadığını belirlemek bazen oldukça güçtür. Bir madde insanda kanser yapıyor mu diye test yapmak elbette etik/ahlaki değildir. Bu nedenle bilim insanları farklı türde çalışmalar yapmak zorundadır. 

Laboratuvar çalışmaları 
Bir maddenin karsinojen olup olmadığı hakkında daha fazla bilgi almak için hücre kültürü ve hayvan çalışmaları gereklidir. Şu ana kadar yapay veya doğal pek çok kimyasal labortuvar hayvanlarında test edilmiştir. Bilim insanları daha önce çalışılan benzer kimyasallarda alınan sonuçları analiz ederek de bir maddenin karsinojen hakkında fikir sahibi olabilir. 

Laboratuvar çalışmaları her zaman bir maddenin karsinojen olduğun tam anlamıyla açıklamasa da, bilinen tüm insan karsinojenlerinin laboratuvar hayvanlarında kansere neden olduğu görülmüştür. 

Laboratuvar hayvanlarında yapılan karsinojen testlerinde insanların maruz kaldığından daha yüksek dozlar kullanılır. Bu sebeple hayvan deneylerinde alınan sonuçlar çoğu zaman gerçekçi değildir. Bir başka deyişle, laboratuvar ortamında çok yüksek dozlarda karsinojenik olan bir madde, düşük dozlarda aynı etkiye sahip olmayabilir. Aynı zamanda, bir madde solunum ile alındığında gösterdiği etkiyle, deriye uygulandığında gösterdiği etki aynı değildir. Önemle vurgulamak gerekir ki laboratuvar hayvanlarıyla ve insanların fizyolojik yapıları aynı değildir, bu da aynı maddeye karşı gösterdikleri tepkinin farklı olmasını sağlar. 

Güvenlik nedenleri sebebiyle, yüksek dozlarda hayvanlarda kansere neden olan bir maddenin insanlarda da kansere neden olacağı kabul edilmektedir. Bir maddenin hangi dozlarda karsinojen olduğunu her zaman bilebilmek mümkün değildir. Bu sebeple en doğru yol, gereken önlemleri alarak maruziyeti azaltmaktır.

İnsan Çalışmaları 
Karsinojenleri tanımlamanın bir başka yolu ise, toplumları inceleyerek hangi faktörlerin kanserle ilişkili olduğunu belirlemektir. Bu çalışmalar epidemiyolojik çalışmalar olarak adlandırılır. Bu çalışmalar faydalı bilgiler sunmasına karşın, birtakım sınırlara sahiptir. Bunun en önemli sebebi, insanın kontrollü bir çevrede yaşamamasıdır. Günlük yaşamda herhangi bir zaman diliminde çok fazla maddeye maruz kalırız. Araştırmacıların sorularına net cevap verebilmek genellikle mümkün olamamaktadır. Aynı zamanda, karsinojene maruziyet ve kanserleşme yıllar alan bir süreçtir. Bu da kesin bir yargıda bulunmayı zorlaştırmaktadır. 

Tüm bu bilgilerin ışığında maddeler karsinojenlik açısından sınıflandırılır. Kanıtlar yeterince güçlü ise madde "karsinojen" olarak sınıflandırılır. Kanıtlar tartışmalı ise "muhtemel karsinojen" olarak tanımlanır. 

Karsinojenlilerin sınıflandırılmasına kim karar verir? 
Çeşitli maddelerin kansere neden olabilecek potansiyelini belirlemek için birçok ulusal ve uluslararası kuruluşlar sorumludur. Bu kuruluşlar içinde tüm dünyanın ortak takip ettiği Kanser Araştırmaları Uluslararası Ajansı'dır. 

Kanser Araştırmaları Uluslararası Ajansı (International Agency for Research on Cancer = IARC) 
Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) bir parçasıdır. Ana hedeflerinden biri kanser nedenlerini ve karsinojenleri belirlemektir. Karsinojen sınıflandırılması için en yaygın kullanılan sistem IARC'ye aittir. Son 30 yılda, IARC, 900'den fazla olası adayın kanser yapma potansiyelini değerlendirerek aşağıdaki gruplardan birine yerleştirmiştir: 

- Grup 1: İnsanlar için karsinojen 

- Grup 2A: İnsanlar için muhtemelen / büyük ihtimalle karsinojen 

- Grup 2B: İnsanlar için kansinojen olma ihtimali var 

- Grup 3: İnsanlarda karsinojen olarak sınıflandırılamaz, çalışmalarla bunun gösterilmesi lazım. 

- Grup 4: Muhtemelen insanlar için karsinojen değildir. 

Aslında şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bu aday karsinojenlerin test edilmesinin ne kadar zor olabileceğini hatırlarsak, çoğu maddenin Grup 2B veya Grup 3 riskli olarak sınıflandığını göreceksiniz. İnsanlar için karsinojen (Grup 1) olarak sınıflanan maddelerin sayısı sadece 100 civarıdnandır. 

Aşağıdaki listeye bakarak bir şeylerin kanser riskinizi artırıp artıramayacağını görebilirsiniz. İş ve ev yaşamı mümkün olduğu kadar bu maruziyetleri azalmak üzere kurgulanmalıdır. Bununla birlikte bu şeylere maruz kalmanın mutlaka kanser yapacağı anlamına gelmediğini, maruz kalma süresi, miktarı ve kişisel genetik özelliklerin de bu konuda önemli belirleyiciler olduğunu hatırlatmakta fayda var. 

İnsanlar için bilinenen karsinojenler 

Kanser Araştırmaları Uluslararası Ajansı - IARC listesi 

Grup 1: İnsanlar için karsinojen 
• Acetaldehyde – asetaldehit (alkollü içkilerden)

• Acheson process – acheson süreci (mesleki maruziyetle ilişkili)

• Aflatoxins – aflatoksinler

• Alcoholic beverages – alkollü içecekler

• Aluminum production – alüminyum üretimi

• 4-Aminobiphenyl – 4-aminobifenil

• Areca nut – areca somunu

• Aristolochic acid – aristoloşik asit (ve onu içeren bitkiler)

• Arsenic and inorganic arsenic compounds – arsenik ve inorganik asit bileşikleri

• Asbestos (all forms) and mineral substances (such as talc or vermiculite) that contain asbestos – asbest (tüm formları) ve asbest içeren mineral maddeler (talk veya vermikülit gibi)

• Auramine production – auramin üretimi

• Azathioprine – azatioprin

• Benzene – benzen

• Benzidine and dyes metabolized to benzidine – benzidin ve benzidine metabolize boyalar

• Benzo[a]pyrene (2017 yılına ait çalışmalarda elektronik sigarada bu madde tespit edilmiştir)

• Beryllium and beryllium compounds – berilyum ve berilyum bileşikleri

• Betel quid, with or without tobacco – betel gzı, tütünlü veya tütünsüz

• Bis(chloromethyl)ether and chloromethyl methyl ether (technical-grade) – Bis (klorometil) eter ve klorometil metil eter

• Busulfan – busulfan

• 1,3-Butadiene – 1,3-Bütadien

• Cadmium and cadmium compounds – Kadmiyum ve kadmiyum bileşikleri

• Chlorambucil – Klorambusil

• Chlornaphazine – Klornapazin

• Chromium (VI) compounds – Krom (VI) bileşikleri

• Clonorchis sinensis (infection with), also known as the Chinese liver fluke – klonorşiz sinezi (enfeksiyon ile) aynı zamanda Çin karaciğeri kurdu olarak da bilinir

• Coal, indoor emissions from household combustion – kömür, ev içi yanmadan kaynaklı kapalı emisyonlar

• Coal gasification – kömür gazına maruziyet

• Coal-tar – kömör katranı, kok kömür üretimi

• Cyclophosphamide – siklofosfamid

• Cyclosporine – siklosporin

• 1,2-Dichloropropane – 1,2-dikloropropan

• Diethylstilbestrol – dietilstilbestrol

• Engine exhaust, diesel – dizel motor egzozu

(Dr. Mustafa Özdoğan)

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
İngiltere'den Türkiye'ye Pkk desteği
Türkiye
Diyanet İşleri Başkanlığında devir teslim töreni
Dünya
İngiltere hükümeti: PYD-PKK ilişkisinden kaygılıyız

Hava Durumu

23°
Detaylı Hava Raporu