Onlar Savaşın Çocukları!

Onlar Savaşın Çocukları!


İslamabad, Tahran, Erbil, Atina'da mülteci kamplarında yaşam süren binlerce çocuk var. Elektrik ve temiz suyun bile olmadığı yerlerde yaşayan çocuklar eğitim hayatlarına da devam edemiyor.

İslamabad, Tahran, Erbil, Atina'da mülteci kamplarında yaşam süren binlerce çocuk var. Eğitim hayatlarına devam edemeyen, elektrik ve temiz suyun bile olmadığı yerlerde yaşayan çocukların oyun oynamak için duydukları istekse çocuğun her yerde ve şartta çocuk olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.

Pakistan'daki o köyde hiçbir çocuk okula gidemiyor

İslamabad şehir sınırında bulunan Afgan köyü Basti'de Afgan mülteciler yaşıyor. Köyde yaşayan çocukların sayısı 20 bin, ancak eğitim alabilecekleri bir okulları yok. Hem ailelerin ekonomik durumu hem de yakın bir okul olmaması nedeniyle köydeki hiçbir çocuk okula gidemiyor. Temel altyapı hizmetlerinin olmadığı köyde gaz, elektrik ve temiz suya ulaşımın zorluğu öncelikle çocukları etkiliyor. Fakirliğin kol gezdiği köyde, herkes bir şekilde 3-5 kuruş kazanarak geçimini sağlamaya çalışıyor. Bu nedenle çocuklar da eğitim alamıyor.

Çocuklardan kimi bir poşeti uçurtmaya, kimi ise bir motosiklet lastiğini oyuncağa dönüştürüyor. Basti köyünün sokaklarında, kerpiçten evlerin arasında yaşamlarını sürdürmeye çalışan çocuklar için zorluklar henüz yeni başlıyor. Adının İlyas olduğunu söyleyen 8 yaşındaki Afgan çocuk, “Okula gitmiyorum. Daha çok arkadaşlarımla sokakta oynuyoruz. Uçurtma uçurmayı çok seviyorum. Krikette o kadar iyi değilim. Kriket oynamak için yeteri kadar gücüm yok" diye konuşuyor.

İran'da 23 bin yetim mülteci var

İran’da yaşayan Afgan mültecilerin çocukları da dünyanın her yerinde olduğu gibi birbirinden farklı zorluklarla karşı karşıya. Ancak yaşam savaşının en zorlusunu elbette anne ve babalarından ayrı kalan yetim çocuklar veriyor.

3 milyona yakın Afganlı göçmen barındıran İran’ın sokaklarında çalışan, dilenen ve geleceklerini yitirmiş binlerce yetim çocuk bulunuyor. Yapılan son açıklamalar ülkede 23 bin yetim çocuk olduğunu ortaya koyuyor. Bunların yarısına yakınını bakıcı aileler evlat edinirken, 12 bin kadarı da ülkedeki kurumlarda büyütülüyor.

Yunanistan'da Pakistanlı çocuk olmak

Yunanistan'da da göçmen çocuklar yaşam mücadelesi veriyor. O çocuklardan biri, Hamza. Hamza 13 yaşında, Pakistan'da doğmuş ve Atina'ya 9 yıl önce gelmiş. Şimdi ortaokul ikinci sınıfta. Bir Yunan devlet okulunda eğitim görüyor. Savaşsız, müreffeh bir gelecek sağlamak için seneler önce binbir zorlukla Atina'ya gelen ailelerin çocukları okul çıkışı mescitte buluşuyor. O da Atina'daki Pakistanlı yaşıtları gibi bu özel mescitte akşamları Kur'an-ı Kerim dersi alıyor.

Utangaç yüzlerindeki masumiyet, oyun oynamak için duydukları büyük istek çocuğun her yerde ve şartta çocuk olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.

Suriye'deki çatışmalarda 11 binden fazla çocuk öldü

Suriye, Irak ve Lübnan'da da çocuklar savaş ve çatışmaların gölgesinde yaşam mücadelesi veriyor. Suriye’de iç savaş tüm şiddetiyle sürerken, savaştan en fazla etkilenenlerin başında çocuklar geliyor.

Yayınlanan raporlar şu ana kadar Suriye'deki çatışmalarda 11 binden fazla çocuğun öldüğünü ortaya koyuyor. Çocuk ölümlerinin büyük bir bölümü ise sıcak çatışmaların sürdüğü yerlerde meydana geliyor. Zira çocuklar, bu bölgelerde yaşanan bombardımanlardan kendilerini koruyamıyor. Ancak vahşetin boyutu bu kadarla sınırlı değil, çocuklar çoğu zaman sokaklarda keskin nişancıların hedefi oluyor. Suriye'de keskin nişancıların hedef gözeterek öldürdüğü çocuk sayısı 389.

Suriye'de savaşın en acı tablolarından biri de, anne ve babası çatışmalarda ölen binlerce çocuk. Onlar için zorluklar henüz başlıyor. Örneğin Esra, bir yaşında bile değil, ancak şimdiden iki kez mülteci oldu. Açlıktan ölümlerin yaşandığı Şam'daki Yermuk Filistin mülteci kampında doğan Esra, olayların gittikçe kötüleşmesinin ardından babasının kucağında, Beyrut'taki Sabra ve Şatilla Kampı'na geldi. Esra burada iki kardeşi ile beraber yaşıyor. Aile, tek göz odada hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Baba Mustafa Süleyman içinde bulunduğu zor koşulları şöyle açıklıyor: "Nasıl iş bulabilirim ki? Bu ülkede çalışabilmek için gerekli olan evraklara sahip değilim. Bunun için bu ülkenin beni mülteci olarak kabul etmesi gerekiyor. Ancak bunu yapmıyor. Birleşmiş Milletler'e başvurdum. Onların cevabı ise 'Bu bizim işimiz değil' oldu. Bu nasıl onların işi olmaz? Suriye'de kamp zarar gördü, üstelik abluka altında. Artık dönemeyiz. Ne yapacağım? Bu çocuklara nasıl bakacağım?''

Lübnan'da zorlu koşullarla mücadele etmek zorunda kalan sadece Esra ve kardeşleri değil, ülkede sayıları bir milyonu geçen Suriyeli mültecilerin neredeyse yarısı çocuk. Düzenli kampların olmayışı ve yardımlar için gerekli fonun sağlanmaması bu çocukların yaşamını doğrudan etkiliyor. Öyle ki Lübnan'a sığınan 2 binden fazla çocuğun hayatı, tehlike altında.

Eğitimden uzak kalan çocuklar ise sıklıkla ucuz iş gücü olarak kullanılıyor. Kimilerince kayıp nesil olarak görülse de bu çocuklar, savaşla harap olan ülkelerini inşa edecek nesil olacak. Onların yeni Suriyesi, zorluklarla geçen günlerin izlerini taşıyacak.

Irak’ta çocuklar erken yaşta çalışmaya başlıyor

Yıllardır Irak’ta yaşanan çatışmalardan ve saldırılardan en olumsuz etkilenenler de yine çocuklar. Ülkede her ay yüzlerce kişi terör saldırılarında hayatını kaybediyor. İstikrarsızlık ekonomik sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Bu yüzden birçok ailede, çocuklar erken yaşta çalışmaya başlıyor. Kimi okulla beraber, kimi de okuldan ayrılarak aile bütçesine katkıda bulunuyor.

Irak’ın genelinde olduğu gibi Kuzey Irak bölgesinin başkenti Erbil’de de çocukların önemli bir kısmı çalışıyor. Çünkü burada ekonomik zorluklar çok. Özellikle buraya göçmen olarak gelen ailelerin çocukları için bu sorunlar daha fazla. Dolayısı ile burada, Niştiman pazarında birçok çocuğun da ailesine yardım için çalıştığını görmek mümkün.

Çocuklar ülkedeki şiddetin hedefi olmaktan da kaçamıyor. 2013’te Irak'ta onlarca çocuk saldırılarda hayatını kaybetti. Sevdiklerini kaybeden çocukların yaşadıkları travma karşısında destek alabilecekleri bir mecra da yok.

 

Kaynak: Dünya Bizim

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Mescid-i Aksa baştan başa yenilendi
Türkiye
Meteorolojiden 20 il için fırtına uyarısı
Dünya
Almanya'nın gizli belgelerini yayımladılar

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu