Vakti gelirse onu da açıklayacaklar

Vakti gelirse onu da açıklayacaklar


Başbakan Erdoğan, "Şu anda Cumhurbaşkanı ile ilgili açıklama yapmıyorlar. Niye, 'şimdi zaten Başbakan ile uğraşıyorum diye. Ama vakti gelirse onu da açıklayacaklar" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Antakya'da itfaiye önünde AK Parti'nin düzenlediği mitingde konuştu.

"Reyhanlı saldırısında bizi derinden yaralayan bir başka boyut var" diyen Erdoğan, "Maalesef Türkiye içinden Hatay içinden birilerinin de bu haince, bu alçakça saldırıya katıldıklarını, destek sağladıklarını tespit ettik. İşte bu ihanet bizi derinden yaraladı" dedi.

Erdoğan şöyle konuştu:

"Reyhanlı'daki saldırıda Hatay'ın içinden de bazılarının destek sağladıklarını öğrendik, bu bizi çok üzdü. Kendi ülkesine kendi şehrine karşı böyle alçaklığın içine girenler bizi derinden sarstı. CHP ile irtibatlı bazı şahısların bu olayla ilgili olduğunu, hem bu olayla hem de Esed rejimiyle arasına mesafe koyması gerektiğini söyledim. CHP bunları umursamadı.

CHP'nin Genel Müdürü, bu zalim Esed ve rejimine, onun şebbialarına, azılı katillerine neden sempati duyduğunu sizler çok iyi biliyorsunuz. Esed'e maalesef destek veren, bu güzel Hatayımızı karıştırmak için elinden gelen çabayı gösteren CHP, aynı tahrik ve provakasyonları başka şehirlerde de yapıyor. İstanbul sokaklarını karıştırmak için elinden geleni yapıyor.

Özellikle Hatay, Tunceli milletvekilleri son derece çirkin eylemlerin içinde yer alıyor, polise taş atıyor, hakaret ediyor.

Şu anda CHP yanına MHP, BDP, malum medya, bazı işverenler, işveren örgütleri, şimdi bir de ne çıktı Pensilvanya. Hepsi bir araya geldi. Türkiye'yi karıştıralım, huzuru bozalım, istikrarı bozalım, güven ortamını zedeleyelim, hükümeti yıpratalım. Gerekirse Türkiye karışsın ama biz kazanalım dediler."

Vakti gelirse onu da açıklayacaklar

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şu anda Cumhurbaşkanıyla ilgili açıklama yapmıyorlar. Niye, 'şimdi zaten Başbakan ile uğraşıyorum bir de onunla niye uğraşayım' diye düşünüyorlar. Ama şu anda verileri depolamışlar. Vakti saati gelirse onu da açıklayacaklar.

Başbakanla ilgili de şu anda açıklayabildikleri kadar açıklıyorlar ama benim abdestimden şüphem yok ki namazımdan şüphem olsun. Bunlar montajcı, bunlar dublajcı, bunlar sahtekar, bunlar haşhaşi, çete, çete, örgüt. Bunların terör örgütünden hiçbir farkı yok."

Kendi nefsini bilmeyenden alim olmaz

Başbakan Erdoğan, "Kendi nefsini bilmeyen kişi alim olmaz. En yakın arkadaşının bu Pensilvanya'daki zat hakkında söylediklerini dinlediniz, değil mi? 'Yanına gittiğimizde bizimle ilgili şeyler konuşuyordu. Çok enteresan. Bunu keramet zannediyorduk. Meğer telefonlarımızı dinliyormuş.' Ya insanların özel hayatlarını dinleyenlerden alim olur mu?" dedi.

Bundan sonra bizden bunlara su yok, su

Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Bunlar, hem paralarımızı aldılar, bizi böyle söğüşlediler. 'Himmet, zekat, sadaka' dediler, koyunlarımızı, kurbanlarımızı aldılar. Bunlara bundan sonra 'artık yeter' deyin. Artık olimpiyat molimpiyat hak getire. Bundan sonra bizden bunlara su yok. Bunların yayın organlarını sakın ha satın almayın, yandaşlarının, yandaş medyalarının yayın organlarını asla satın almayın. Bunlara dersi böyle vermek lazım. Nasıl olsa bunlar ananasçı. Ananaslar bunlara bir yerden geliyor. Rafineri bunlarda geliyor. Nasıl hoca efendiyse, bir ceketi varmış. Ceketin cebine CHP de  MHP de, şirketler, rafineriler, milyarca dolar sığıyor. Bu nasıl ceket? Bu nasıl bir hoca efendilik. Sen hocalığını yap, bırak da tüccarlığı başkaları yapsın. Ondan sonra dürüst, samimi ol. Yavrularımızı alıp, evlerde beddua seanslarıyla Başbakan'a beddua...  İşte geçenlerde yine çıktı, gerçek yüzleri çıkıyor ortaya. 'O uzun, çok hainlik yaptı' diyor. Ben bu milletime ihanet içinde olmadım, hamdolsun, sadece hizmetinde bulundum. Ama sen dürüstsen, eğer samimiysen niçin bu ülkeden 99'da madem herhangi suçun yoktu, buradan kaçıp Pensilvanya'ya gittin, niye kaçtın, neden? Demek ki su kaçağı var. Emekli diye yutturdular, emekli filan değil, istifayla ayrıldı ve paralel yapı, ona da yeşil pasaport uydurdu, çünkü ilkokul mezunu, pasaport alamaz. O pasaportla kaçıp gitti. Sordular, verilen cevap, inzivaya çekilmiş. İnzivaya çekilecek bizim yerlerimiz yok mu? Hatay, Konya, Erzurum, İstanbul'da inzivaya çekilseydin, Ankara'da Hacıbayram-ı Veli gibi orada inzivaya çekilseydin. Bunlar da yetmiyorsa Mekke, Medine'de çekilseydin.

Milletime ihanet içinde olmadım

Başbakan Erdoğan, "Geçenlerde 'uzun adam'a sesleniyor, 'o uzun çok hainlik yaptı' diyor. Uzun hainlik yapmış... Ben bu milletime ihanet içinde olmadım hamdolsun. Sadece hizmetinde bulundum. Ama sen dürüstsen, eğer samimiysen, niçin bu ülkeden 1999'da herhangi bir suçun yoktu madem buradan kaçıp da Pensilvanya'ya gittin? Niye kaçtın, neden? Demek bir su kaçığı var" dedi.

''Sen neyin belediye başkanısın?''

Kılıçdaroğlu'nun Tunceli'ye gidip solcu olduğunu, Hakkari'ye gidip bayrağından utandığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

''Bir tane Türk bayrağı koyamıyor. Elazığ Kovancılar ilçesine gidiyor, önceki seçimlerde aday dahi çıkartamadığı bu ilçede başörtülü aday gösteriyor. Çorum'a gidiyor sağcıdan, Ankara'ya gidiyor ülkücüden aday yapıyor. İşte Hatay'da da geldiler, bizim aday yapmadığımız bir zatı aday yaptılar. Hatay'da teşkilatları yok mu, bunların Hatay'da gösterebilecekleri bir tane aday yok mu? Hatay'dan aday yapacak bir tane adam bulamadılar. Bizim aday yapmadığımızı bunlar aday yapıyor, demek ki bir sebebi, bir gerekçesi var, demek ki biz memnun kalmadık aday yapmadık. İlçeyi yönetemeyen büyükşehiri yönetebilir mi? Bakınız, Hatay'da düzenlenen yasa dışı eylemlerde polis araçlarına itfaiyeden su vermiyor. Sen kimsin ya, sen neyin belediye başkanısın? Sen nasıl olur da polis araçlarına su vermezsin? Polis araçları suyu nereden aldı? Narlıca'dan, Altınözü'nden alıyor. Şuna bak, bunlar ihanet içinde ihanet.''

Devletin kurumları arasında dayanışma olduğuna dikkat çeken Erdoğan, ''Sen CHP'nin belediye başkan adayı olabilirsin. Ama şu anda bu devletin bir belediyesinin belediye başkan adayısın. Gereken neyse onu yapmak durumundasın. Hatay'da bu kirli oyunu, bu kirli ittifakı benim Hataylı kardeşlerim bozacak'' dedi.

''AK Parti'den yüz bulamayana oy vermeyeceğinizi  biliyorum''

İstanbul'u CHP belediyesinden aldığını, kendisinden önce 1994'te CHP'nin yolsuzlukların belediyesi olduğunu dile getiren Erdoğan, İSKİ yolsuzluğunun tescilli olduğunu söyledi ve göreve geldiğinde İstanbul'da susuzluk, hava kirliliği ve çöp dağlarının bulunduğunu anımsattı.

Görevi devraldıktan sonra 2 yılda İstanbul'u çöp dağlarından temizlediklerini, hava kirliliğini giderdiklerini belirten Erdoğan, ''İstanbul halkı artık su istasyonları kurulmuştu, oradan gidip su alıyordu. Evlerdeki küvetler onlarla dolduruluyordu. Banyo yapmak artık zor hale gelmişti. Biz 180 kilometreden, dağları deldik ve İstanbul'a su getirdik'' dedi.

Erdoğan, ''Hatay'da kendisi aday çıkaramayan CHP'ye de, AK Parti'den yüz bulamayan adaya da ben oy vermeyeceğinizi  biliyorum. Hatay inşallah belediyeciliği çok iyi bilen, 30 Mart'ta hizmete yani Sadullah Ergin kardeşime oyunu verecektir. Hatay lafa değil, icraata bakacak'' diye konuştu.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Teröristbaşı Fetullah Gülen'in 17 Aralık darbe girişimi pişmanlığı
Türkiye
Akdeniz'de deprem meydana geldi!
Dünya
'Stockholm sendromu'nun son örneği: İşgalcisinin adını bebeğine verdi!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu