Türkiye batsın ama bu hükümet de bitsin' diyenler var

Türkiye batsın ama bu hükümet de bitsin' diyenler var


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Adeta sigarasını yakmak için komşunun evini ateşe veren insanlar gibi 'Türkiye batarsa batsın ama bu hükümet de bitsin' diyenler var. Bunlar geçmişte de vardı" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Adeta sigarasını yakmak için komşunun evini ateşe veren insanlar gibi 'Türkiye batarsa batsın ama bu hükümet de bitsin' diyenler var. Bunlar geçmişte de vardı" dedi.

İznik ilçesinde, partisinin teşkilat üyeleri, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle DSİ Tesisleri'nde akşam yemeğinde bir araya gelen Arınç, burada yaptığı konuşmada, 30 Mart'taki seçimlerin bambaşka bir havaya büründüğünü ve çok önemli bir hale geldiğinin herkes tarafından görüldüğünü söyledi.

Partisinin İznik Belediye Başkan adayı Osman Sargın'a destek isteyen Arınç, şöyle devam etti:

"Benim Başbakanım, Genel Başkanım, sizin de çok sevdiğiniz Sayın Recep Tayyip Erdoğan, her seçime girerken şunu söylüyor, bu seçimde de bunu söyledi; 'Benim partim ikinci parti olursa ben genel başkanlığı, siyaseti bırakırım' dedi. Meydan okuyor. 'Ben ikinci parti olursam giderim' diyor. Diğer partilerin genel başkanları başları önde, cevap bile veremiyorlar. Nasıl ikinci parti olacak? 3'üncülüğe, 4'üncülüğe razı. Geçenlerde Sayın Bahçeli, Allah söyletti tabii insan saf ve temiz olunca bazen Allah söyletiveriyor, bize döndü, 'Sayın Tayyip Erdoğan sen yüzde 51 oy almış adamsın. Yüzde 50'ye düşersen sen kayıptasın' dedi. Çok akıllıca bir şey bu. Hem saf hem akıllı. Ne diyor biliyor musunuz? 'Sen yüzde 51 aldın ama bir puan kaybedersen ben seni başarısız sayacağım' diyor. Elhamdülillah, yüzde 50 alacağımıza inanmış. Yüzde 50 alacağımıza inanmış da bunu başarısızlık görüyor. Biz yüzde 50'yi, 2009'daki yüzde 38 ile arasındaki farkı görürüz ve Allah'a hamdederiz ama biz onlara başka bir şey söyledik. Özellikle ben söyledim ama bugüne kadar cevap veren olmadı. Duymazdan geliyorlar. Mesela Sayın Kılıçdaroğlu'na dedim ki; sizin birinci parti olma iddianız yok. İktidar olma iddianız da yok. Arada bir şeyler saçıp savuruyorsunuz ama kimse de inanmıyor. Ben size daha basit bir şey söyleyeyim. Mesela siz derseniz ki 'Ben bu seçimlerde yüzde 30'un altında kalırsam genel başkanlığı bırakırım.' Sizi tebrik ederim, hedef koymuşsunuz. Çok da büyük bir hedef değil ama bize yüzde 50'yi veriyor, ben sana yüzde 30'u veriyorum. Sen yüzde 30'un altında alırsan başarısız ol, yüzde 30'un üzerinde kazanırsan ben seni başarılı sayacağım. Vallahi 4 aydır buna bir cevap alamadık. Bahçeli'yi çok severim. Bahçeli'ye iltimas geçtim dedim ki 'Senin hedefin en fazla yüzde 20 olmalı. Sen de Meclis'e gir, yüzde 20'nin altına kalırsa bu parti, ben genel başkanlığımı bırakırım ama yüzde 20'nin üzerinde alırsan ben seni tebrik edeceğim.' 4 aydır cevap alamadım. O bize yüzde 50 veriyor başarısızlık sınırı olarak, ben ona yüzde 20 veriyorum, 'Daha aşağısı olmaz mı?' diyor."

-"Ciddi bir imtihan veriyoruz"-

Arınç, hükümetin yaptıklarını, yapacaklarını hayal dahi edemeyen muhalefet partileri ne kadar kıskanırsa kıskansın birçok alanda başarı sağladıklarını anlattı.

Bu seçim sürecinde hükümet olarak ciddi bir imtihan verdiklerine değinen Arınç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hükümet olarak bu seçimde ciddi bir imtihan veriyoruz. Biz Türk siyasi tarihinde 11 senedir tek başına iktidar olan tek partiyiz. Bundan dolayı Allah'a hamdediyoruz. Son seçimde de iki seçmenden biri oy verdi bize. Bu oyumuz daha da artacak. Gelişmeler onu gösteriyor ama bundan memnun olmayanlar var. 'Bu hükümet artık yeter, canımızı çok sıktı' diyenler var. 'Bu hükümet düşsün, gitsin, Türkiye ne olursa olsun' diyenler var. Adeta sigarasını yakmak için komşunun evini ateşe veren insanlar gibi 'Türkiye batarsa batsın ama bu hükümet de bitsin' diyenler var. Bunlar geçmişte de vardı. Bir zamanlar darbecilerle uğraştık, cuntacılarla uğraştık. Darbe yapmak, muhtıra vermek alışkanlığı olanlarla uğraştık, başardık. Darbeci, cuntacı kalmadı. Anayasayı değiştirdik, 12 Eylül'ü yapanları yargılıyoruz, 28 Şubat'ı yapanları yargılıyoruz. Şimdi artık hiç kimsenin 'Bir hükümeti devirmek nasıl bir şeymiş?' diye aklına gelmeyecek. Türkiye demokratikleşti"

-"Ne zaman milletin önüne gitsek..." 

AK Parti'nin bir zamanlar kapatılmaya çalışıldığını ancak Anayasa Mahkemesinin buna izin vermediğini ifade eden Arınç, partiyi içinden bölme çabalarının da sonuçsuz kaldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin de engellendiğini dile getiren Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O da netice vermedi. Ne zaman milletin önüne gitsek, millet bizi cesur, kararlı, inançlı bulduğu için daha çok oy verdi. Şimdi 'Bu hükümet gitsin artık diyenler' çok çirkin yollara başvurmaya çalışıyorlar. İftirayla yolsuzluk söylemleriyle birtakım uydurulmuş kasetlerle Başbakan'ın ve hükümetimizin, yolsuzluğun içinde bulunduğunu söylüyorlar. Geçmişte de buna benzer iddialar, başka siyasetçiler için de yapılmıştı. Onlar da yıkılıp gitmişlerdi. Çünkü tesirli yol, bir insanın namusuna, ahlakına, aile hayatına dil uzatmaktır. Anadolu tabiriyle belden aşağıya vurduğunuz zaman insanlara zarar verebilirsiniz ama çok şükür bakınız neredeyse 3 ay oldu. Her gün 10 tane kaset çıkarıyorlar. Koskoca bir ana muhalefet partisinin lideri, konuşulacak başka bir şey yokmuş gibi kendileri iktidara gelince ne yapacaklarını anlatmak yerine ağzını doldura doldura hakaret ediyor, Başbakanımızı suçluyor, ondan sonra da 'siyaset yaptım' zannediyor. Çok şükür yel, kayadan hiçbir şey koparamadı."

-"Size bir tüyo vereyim"-

İznik'in turizm potansiyelinin mutlaka artırılması ve ilçenin bir marka olması gerektiğini söyleyen Arınç, hizmet sektörü, konaklama imkanları ve ulaşımı, gölü, çinisi, turizmi, tarihi, Hristiyanlığın aziz bildiği bir yer olması dolayısıyla herkesin buraya gelmesi gerektiğini dile getirdi.

Arınç, şunları kaydetti:

"Size bir tüyo vereyim. Bundan iki ay önce Bosna Hersek'e gitmiştim. Bir üniversiteden fahri doktora payesi aldım. Sonra dediler ki 'Mostar'a gidin.' Ben Bosna Hersek'e 6-7 defa gittim. Mostar'a bu kez gittiğimde farklı bir şey gördüm. İtalyan turistler çok. Bir de İspanyollar çok. Özel uçaklarla geliyorlar. 'Bunlar neden bu kadar çok geldiler?' dedim. Sokaklar onlarla dolu. Köprünün sağı, solu onlarla dolu. Uyanığın bir tanesi Mostar'a gidip geldikten sonra İtalya'da demiş ki 'Ben Hazreti Meryem'i Mostar'da gördüm. Hacı olmak isteyen oraya gitsin.' Dolmuşlar uçaklarla hala geliyorlar. Bizden de bir adam çıkar, bir tarafta bir şey söyler, 'Kardeşim İznik'te ben de şunu gördüm. Yolda giderken Hazreti İsa'ya rastladım' derse ne olacak? İznik'e herkes dolup gelir."

Bu sözlerinin ardından yakınında bulunan iki gazeteciye isimleriyle seslenen Arınç, "Kaleme sarılma hemen. Yani turizmin binbir yolu var" diye espri yaptı. 

Öte yandan Arınç, program öncesi Elbeyli Belde Belediyesi Spor Salonu'nun açılışını yaptı. Arınç'a burada İznik çinisinden yapılmış bir tablo hediye edildi. Ayrıca 120 yataklı İznik Devlet Hastanesi inşaatında da incelemelerde bulunan Arınç, yetkililerden çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu