Yatırımların adresi...

Yatırımların adresi...


Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yatırımların adresinin önemli ölçüde yine gelişmekte olan ülkeler olacağını söyledi.

 Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Son 7-8 aylık dönemde gelişmekte olan ülkeler aleyhine yürütülen retorik bir yayın ve analiz furyası ortalarda dolaşıyor ama bunu iyi okumak lazım. Sadece geçmiş 10 yıla göre daha küçük bir performans ama gelişmiş ülkelere göre daha yüksek bir performans devam, edecek bunu görmek lazım" dedi.

Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneğinin düzenlediği "VI. AVM Yatırımları Konferansı"nda konuşan Babacan, Türkiye’nin son 11 yıllık dönemde çok güçlü bir dönüşüm içinde girdiğini belirtti. Türkiye'nin her alanda büyük ilerlemeler kaydettiğini vurgulayan Babacan, "Türkiye’nin 2002 yılı fotoğrafı ile 2014 yılı fotoğrafını mukayese ettiğimiz zaman 3 mislini aşan bir milli gelir büyümesi söz konusu. Dünyaya çok daha entegre bir ekonomimiz ve finans sistemimiz mevcut. Hem ticaret hem de yatırımlar açısından dünyaya daha açılmış bir Türkiye ekonomisi söz konusu" diye konuştu.

Babacan, 2015 yılında Türkiye’nin G20 dönem başkanlığına seçildiğini ve Türkiye’nin gelecek yıl çok  sayıda bakanın katılımıyla gerçekleştireceği toplantılara ev sahipliği yapacağını söyledi.

Bu toplantıların sadece finans ve hazine bakanlarının katılacağı toplantılar olmayacağını, çok farklı konulardaki bakanların katılacağını ifade eden Babacan, ayrıca B20 olarak adlandırılan gelişmiş 20 ülkenin iş dünyasının da katılacağı toplantıların düzenleneceğini ve aynı zamanda liderler zirvesine ev sahipliği yapılacağını anlattı.

Babacan, küresel piyasalara bakıldığında 2008-2009 yıllarındaki kriz dönemlerine göre ekonomilerin daha toparlanmış olduğunu belirterek, "Krizle ilgili en kötü muhtemelen arkamızda kaldı. Bundan sonra ülke ülke değişen hızlarda toparlanmaları görmeyi bekliyoruz. ABD’deki toparlanma gelişmiş ülkeler içindeki en hızlı ve güçlüsü. Öte yandan Avrupa’da daha zayıf ve ülkeden ülkeye değişen hızlarda bir toparlanma söz konusu. Japonya’da da kısa vadede toparlanma görüyoruz ve orta ve uzun vadede ciddi kuşkular var" değerlendirmesini yaptı.

AB’deki toparlanmanın Türkiye’nin ihracatı açısından çok önemli olduğunu aktaran Babacan, Türkiye’nin büyüme modelinde daha çok ihracat ve daha çok yatırım ile iç tüketimde ölçülü gitmek olduğunu ve "yeniden dengelenme" diye adlandırdıkları politikaların etkilerini de görmeye başladıklarını dile getirdi.

- "Yatırımların adresi önemli ölçüde yine gelişmekte olan ülkeler olacak"

Geçen yıl mayıs ayından bu yana Fed’in uyguladığı politikalarla beraber gelişmekte olan ülkelerin daha küçük büyüme performansları sergilediğini söyleyen Babacan, şunları kaydetti:

“Bu sadece bizimle alakalı değil. Bazı gelişmekte olan ülkelerde ciddi yapısal sorunlar söz konusu. Gelişmekte olan ülkeler artık eskisi kadar hızlı büyümeyecek. Önümüzdeki 10 yıl boyunca gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızı, geçmiş 10 yıla göre daha düşük olacak ancak bu oranlar bile gelişmiş ülkelerin çok çok üzerinde olacak. Yanlış algı da olmaması lazım. Bazen uluslararası kuruluşların raporlarında bu çok vurgulanıyor, 'gelişmekte olan ülkeler artık eskisi gibi olmayacak' diye. Eskisi gibi olmayacak da nasıl olacak? Yine de gelişmiş ülkelerden daha iyi olacak.

Gelişmiş ülkelerin yapısal sorunları çok çok büyük. Yaşlanan ve daralan bir nüfus söz konusu. Demografik dinamizmi gelişmiş ülkeler önemli ölçüde kaybetti. Kamu borç stoku pek çok gelişmiş ülkede tarihi yüksek seviyelerde. Gelişmiş ülkelerin ortalama borç stokunun milli gelirlerine oranı 2. Dünya Savaşı sonrasındaki en yüksek rakamlara ulaşmış durumda. Ancak bir dünya savaşı ülkeler üzerine bu kadar maliyet ve borç stoku yıkabildi.”

Bu borcun bütçe disiplini ile azaltılabileceğini ifade eden Babacan, bütçe disiplininin de ya harcamaların kısılmasıyla ya da vergilerin artırılmasıyla sağlanabileceğine dikkati çekti.

- "Gelişmekte olan ülkeler aleyhine yürütülen retorik bir yayın ve analiz furyası ortalarda dolaşıyor"

Gelişmiş ülkelerde vergi konusunda er yada geç vergi oranları artışlarının geleceğini öngören Babacan, şöyle konuştu:

"Dolayısıyla bir yandan kamu maliyesindeki sorunların er ya da geç vergi artışlarını beraberinde getireceği gerçeği bir yandan da gelişmekte olan ülkelerin daha hızlı bir büyüme potansiyeli olduğunu düşündüğümüzde yine yatırımların adresinin önemli ölçüde gelişmekte olan ülkeler olduğunu göreceğiz. 

Son 7-8 aylık dönemde gelişmekte olan ülkeler aleyhine yürütülen retorik bir yayın ve analiz furyası ortalarda dolaşıyor ama bunu iyi okumak lazım. Sadece geçmiş 10 yıla göre daha küçük bir performans ama gelişmiş ülkelere göre daha yüksek bir performans devam edecek, bunu görmek lazım."

Son 7-8 aydır yaşananları Asya krizine benzetenlerin olduğunu ve bunun gerçekle yakından uzaktan ilgisinin olmadığını vurgulayan Babacan, işini iyi bilen ve trendleri iyi okuyan yatırımcıların bu tür haberlerin arkasına takılmadığını ve kendi analizlerini yaparak yatırımlarına kararlılıkla devam ettiklerini söyledi.

Türkiye’nin artık çok sağlam kamu maliyesine sahip olduğunun altını çizen Babacan, "Türkiye’nin geçen yıl brüt kamu borç stokunun milli gelire oranı yüzde 35’e düştü. Hele hele net kamu borç stokunun milli gelire oranı yüzde 15’e düştü. Üstelik bu yüzde 15’lik kamu borç stokunun içerisinde döviz borcu sıfırlandığı gibi hatta bir miktar artıya geçmiş durumda" ifadelerini kullandı.

Bankacılık sektörünün aktif büyüklüğünün Türkiye ekonomisinin büyüklüğünü geçtiğine dikkati çeken Babacan, ayrıca bankacılık sektöründe toplanan mevduattan daha fazla kredi kullandırıldığını da sözlerine ekledi.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
CHP gençlik kolları Beşiktaş'taki saldırıyla böyle dalga geçti
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
Kahire'de bombalı saldırı: 6 polis öldü

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu