Algı Yönetimi Operasyonu

Algı Yönetimi Operasyonu


Bilişim Güvenliği Derneği, adını son günlerde sıkça duyduğumuz; "Algı Operasyon"larını açıkladı.

Algı yönetimi eski tarihlerden beri temel olarak aynı kalmakla beraber günümüzde amaca götüren yolda kullanılan araçlar farklılaşarak çoğalmış ve teknoloji daha fazla kullanılmaya başlanılmıştır. Yani aktörler arasındaki manipülasyona dayalı enformasyon savaşları internet dünyasına taşınarak bu alanda senaryolaştırılmaya başlamıştır. Algı yönetimi uygulamalardaki genel amacın belli bir kitleyi kendi rızasıyla ikna etmek ve istenilen doğrultuda bir algı oluşturmak olduğu genel kabul gören bir görüştür. Bu yönüyle algı yönetimi, hedef kitleleri kendi çıkarları doğrultusunda kandırmak ve onları kendi hedefleri doğrultusunda kullanacakları birer unsur haline getirmek amaçlı bir iletişim disiplini olarak tanımlanmaktadır.

Toplum mühendisliği çerçevesinden bakıldığında algılama yönetimi, uygulanması çok eskilere dayanan bir anlayıştı. Ancak, “Algı Yönteminin” kavramlaştırılması ilk kez ABD ordusunda olmuştur ve ABD Savunma Bakanlığı şu şekilde tanımlamaktadır: "Algılama yönetimi dış izleyicilerce seçilmiş, bilgileri yalanlama ve/veya bildirme faaliyetleridir. Amaç onların duygularını, güdülerini, amaçlarını etkilemek ve değiştirmektir. Bunun için her düzeyde ve her türlü istihbarat sistemi kurulur. Temel amaç; liderleri resmi tahminler ve öngörüler ile etkileyerek resmi faaliyet ve dışsal davranış olarak çıktıya ulaşmaktır. Birçok farklı alanda algılama yönetimi doğru projeksiyonları, operasyon güvenliğini, aldatmayı, örtbas etmeyi ve psikolojik operasyonları bir araya getirmektedir (The freedictionary, 2006:1).

Algı yönetimi operasyonları için hedef kitle, bazen ülke içerisinde belirli bir kesim iken bazen ülkenin tamamı veya yurtdışındaki bir grupta olabilmektedir. Algı yönetimi operasyonları ana hatları ile;
- Operasyon güvenliği sağlama,
- Gerçeği gizleme ve çarpıtma, 
- Psikolojik operasyonları yönetme 
Unsurlarını içermektedir.
Son dönemlerde yaşanan sosyal medya operasyonlarında önemli olan kısım gerçeği gizleme ve/veya çarpıtma unsuru ön plana çıkmaktadır. Bilgi belirli amaçlar için manipüle edilerek hedef kitleyi yönlendirmek için kullanılmasında algı yönetimi stratejileri önemli bir paya sahiptir. Bu yönüyle algı yönetimi süreci, bilgi ve bilgilendirme üzerine gerçekleşen bir güç savaşı olarak karşımızda durmaktadır. Bilgi akışının lehinde kontrolü sağlayabilen devletler veya gruplar psikolojik üstünlüğü de elinde tutmaktadır. 

Operasyonu yöneten kişi veya kişiler hedef kitleyi istediği ortama çekebilmek adına birçok farklı strateji izleyebilir. Ama ilk olarak hedef kitlenin zayıf, güçlü, hassas (duyarlı) yönleri incelenir, tepki vereceği hususlar ve tepki için erişmesi gereken kritik eşiğin ne olacağı belirlenir. Sonra buna göre propaganda temaları ve slogan cümleler belirlenir. Propaganda amaçlı olarak eldeki veriler veya çeşitli yollarla elde edilecek veriler derlenir ve izlenecek yola göre kullanıma hazır hale getirilir. Sonrasında hedef kitlenin etkilenmesi için yazılı ve görsel basının, sosyal medyanın devreye sokulacağı ve stratejik basamak olarak nitelendirilen hedef kitleyi olaya çekecek gerçeklik duygusunu artıracak yardımcı adımların hangi sırayla atılacağı belirlenir. Böylelikle gerçek olaylar ile sosyal medya üzerinde bir illiyet bağı oluşturulur. İşin içine sosyal medya dahil edildiğinde ortaya çıkacak olan bilgi çokluğu ve gerektiğinde yapılacak olan dezenformasyon çalışmaları ile sanal bir gerçeklik oluşturulabilecektir. İşte bu aşamada gerçek ile kurgu arasında ayrım yapılması zorlaşmaktadır. Amerikalı siyasetçi Henry Kissinger tarafından “Bir şeyin gerçek olması pek o kadar önemli değildir; fakat gerçek olarak algılanması çok önemlidir” şeklinde dile getirilmiştir. 
Netice itibari ile algı yönetimiyle amaçlanan ikna-değişim-etki ilişkisi, gerçek ve kurgu arasındaki çizginin bulanıklaştırıldığı, hedef kitlenin oluşturulan sanal gerçekliklere inanmaya ikna edildiği, kelimelerin bilindik anlamından uzaklaştırıldığı ve kıyasıya bir enformasyon savaşının yaşandığı süreçleri temsil etmektedir. 

Algı operasyonunun sosyal medya ayağına bu denli önem verilmesinin en önemli nedeni, sosyal medya da bulunduğunuz yerin, yaşamakta olduğunuz zamanın, en önemlisi gerçekte kim olduğunuzun hiç bir önemi yok ve bu alanda yapabileceklerinizin sınırı belirsizdir. Üstelik habere ulaşmaya çalışan her vatandaşın aynı zamanda bir haber kaynağı da olduğu yeni bir medya düzenidir sosyal medya. Sosyal ağlar üzerinden yayınlanan herhangi bir bilgi, anında küresel boyutta yayılma ve kitleleri etkileme gücüne ulaştı. Dolayısıyla sosyal medya, algı yönetiminin en etkili ve en eğlenceli silahlarından biri oldu. Kitle iletişim teknolojilerinin bireylere rahatlıkla ulaşabilmesinin doğal bir sonucu olarak da hedef alınan kitleleri etkilemek çok daha kolay hale geldi.

Walter Lippman’a göre algı ve gerçeklik arasındaki uçurum modern dünya ile daha da genişleyerek, sosyal, siyasal ve ekonomik hayatın içerisindeki karmaşıklık kitle iletişim araçlarının zihnimizdeki imgeleri değiştirmesi ile hız kazanmıştır. Lippman, kitlelere sunulan söz ve imgelerin bir çeşit sanal gerçeklik yarattığını ve istenilen şekilde davranış geliştirmede etkili olduğunu söylemektedir. 

Sosyal medya üzerinden yürütülen algı savaşları sebebiyle gerçek ve gerçek olmayan arasındaki farkın ayrımı zorlaşmaktadır. Bu bağlamda sosyal medya, “ortaya çıkaran sebep” olmaktan ziyade “kolaylaştırıcı/şekillendirici” rolüyle karşımıza çıkmaktadır. Öncelikle, kendi menfaatleri doğrultusunda algı oluşturmak isteyenler tarafından kurgulanan bilgilerin medyada sürekli tekrarlanması ile hedef kitlelerin hem algıları yönlendirilmekte hem de zihinleri, düşünceleri şekillendirilmektedir. Bu süreçte tekrar edilen fikirlerin aksi düşünceye sahip olan bireyler kendilerini yalnız ve dışlanmış hissederek çoğunluğun sesine katılma ihtiyacı duyarlar. Bireylerin psikolojilerinin temelinde yatan bir gruba aidiyet ve dâhil edilme duygusu bu aşamada kendisini göstermektedir. 

Yukarıda açıklananlardan yola çıkarak ülkemizdeki olayları detayına girmeden (girmeye de gerek yok yukarıda anlatılanlar ile yaşadıklarımızı karşılaştırırsak rahatlıkla bir çok gerçeği görmemiz mümkündür) irdelersek;

Yakın geçmişimizde başlayan Arap baharı sonrası ülkemizde yaşanan bazı algı operasyonun olarak niteleyebileceğimiz gezi olaylarının istenilen amaca erişilememesinden (beklide çok büyük bir operasyonun ilk adımlarından biri de olabilir) sonra 17 Aralık ve 25 Aralık “Büyük Yolsuzluk ve Rüşvet” sloganı ile yargıda başlayan ve şu ana kadar bir çok yasal veya yasal olmayan dinleme kayıtlarının montajlı ve/veya montajsız olarak sosyal medya üzerinden servis edilmesi de yaşamakta olduğumuz bir algı operasyonudur. 

Zamanlama olarak yerel seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimi ve sonrasında genel seçimlerin yaklaştığı bir dönem olması ve operasyon kapsamında seçilen yöntem ve ön plana çıkartılan olgunun yolsuzluk ve rüşvet ağı içerisinde Başbakan dahil birçok Bakan ve bu kişilerin çocuklarının adlarının geçmesi ise kesinlikle bir rastlantı değildir. 
Operasyonun asıl amacı ülke itibarını ve seçilmiş olan ve halkın büyük bir kesimini temsil Ak Parti hükümetinin itibarsızlaştırılması ile yeni bir sürecin başlatılması olarak değerlendirilebilir. Zamanlama olarak yerel seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimi ve sonrasında genel seçimlerin yaklaştığı bir dönem olması ve operasyon kapsamında seçilen yöntem ve ön plana çıkartılan olgunun yolsuzluk ve rüşvet ağı içerisinde Başbakan dahil birçok Bakan ve bu kişilerin çocuklarının adlarının geçmesi ise kesinlikle bir rastlantı değildir. 

Taçam Duman / Bilişim Güvenliği Derneği

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Mescid-i Aksa baştan başa yenilendi
Türkiye
Meteorolojiden 20 il için fırtına uyarısı
Dünya
Almanya'nın gizli belgelerini yayımladılar

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu