Reha Muhtar Aydın Doğan'a çaktı

Reha Muhtar Aydın Doğan'a çaktı


Reha Muhtar kendisinin Show TV'de olduğu günlerde Aydın Doğan'ın neler yaptığını açıkladı.

Reha Muhtar'ın 'Zaman tünelinde Aydın Doğan’ın üç silahşörü' yazısından bölümler;

Bir süre sonra, SHOW’da halkı önemseyen, halkla bütünleşen, halkın duygularına ve düşüncelerine değer veren programları yapmaya başladı... Dördüncü kanal durumundaki SHOW TV bir anda birinciliğe çıktı... Programın ve sonra haber ve spor programlarının rüzgarıyla kanal yedi yıl süresince birinciliği kimselere kaptırmadı...

Aydın Doğan’la; Gazeteci’nin çalıştığı televizyon birbirlerine rakip hale geldiler... Gazetelerden ve dergilerden oluşan yazılı basın desteğine rağmen; tüm bu yıllar içinde; Aydın Doğan’ın televizyonu bir türlü SHOW TV’yi geçemedi... Ne yaptı ettiyse geçemedi...

***

Kanal D ve ATV’den oluşan ortaklık; onca gazete ve dergi desteğine rağmen, tek başına mücadele veren SHOW TV’yi geçemeyince; yazılı basın yoluyla Gazeteci üzerinde inanılmaz kampanyalar başlatıldı...Zaman tünelinde Aydın Doğan’ın gazetelerinde görev yapan; 3 eleman; bu kampanyaların vurucu timinin en azılı silahşörleriydi... Bu silahşörlerin üçü de, devletin derin odaklarının bir kanadıyla “dirsek teması” halindeydiler...

***

Üçü de çok saldırgandı...

Üçü de çok güçlü ideolojik ve siyasi duruşu olan kişiler gibi görünürler ancak üçü de öyle davranmazlardı...Siyasi duruma ve şartlara göre, çok hızlı manevra yapabilen tiplerdi... “Aydın Doğan’ın gazetelerinde yazdıkları esnada kendilerini patron çıkarına endeksliyor görünürlerdi...”

***

Grup dışındaki; tüm rakipleri en belaltı vuruşlarla, çoğu zaman iftira, şantaj, psikolojik savaş yöntemleriyle, saf dışı bırakan bu silahşörlerin temel özellikleri aynıydı...

Aydın Doğan’ın 3 silahşörü; ikisinin birarada etkili olduğu kısa bir dönem hariç; hep farklı dönemlerde “Doğan Grubu gazetelerinde etkin silahşörlük görevlerini” üslenmişlerdi...

“Gazete köşesi kabadayısı görünümlerine” karşın, “vurulmayacak yerlere hiç vurmazlardı...” Buna karşın “köşe kabadayısı” imajını muhafaza edebilmek için vurulmasında sakınca olmayan yerlere, öyle gaddarca yumruklar indirirlerdi ki, “muhatapları yere serilir bir daha kalkamazlardı...”

Vururken manipülasyon yaparlardı... Gerçeği ortaya çıkarmaktan çok, rakibi yere sermeye hazırlanan boksör gibiydiler... “Güçleri sınırlı olanlara vururken” hiç acımaları, merhametleri olmazdı...

***

Üç silahşörün adları; Aydın Doğan’ın gazetelerinde “potansiyel genel yayın yönetmeni olarak” geçerdi zaman zaman... İki tanesinin televizyonda kısa dönem haber genel yayın yönetmenliği tecrübeleri olmuştu... Ancak üçü de “gazete genel yayın yönetmenliğini, özellikle de Hürriyet’in genel yayın yönetmenliğini” isterlerdi...

Psikolojik olarak grup içinde en yakınında her zaman “o günkü silahşörünü” tutuyor... Her seferinde kızlarından biriyle arasında “derin görüş ayrılığı yaşıyor” silahşörler konusunda...

Ancak ne Aydın Doğan vazgeçiyor; silahşörlerine özel kalkan olmakta...

Ne de kızları vazgeçiyorlar; sihaşörleri fazla kaale almamakta...

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu