"Yasin Börü" davasında yeni kararlar

"Yasin Börü" davasında yeni kararlar


Diyarbakır'da, 6-7 Ekim 2014'te Kobani (Ayn el Arap) bahanesiyle gerçekleştirilen izinsiz gösterilerde Yasin Börü, Ahmet Dakak, Riyat Güneş ve Hasan Gökguz'un öldürülmesiyle ilgili 19'u tutuklu 41 kişinin yargılanmasına devam edildi.

Güvenlik gerekçesiyle Diyarbakır'dan Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine alınan davanın sekizinci duruşmasına, Ankara'da tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar Hasan Aldemir, Cihan Yıldız, Rıdvan Baş, Abdulvahap Turan ile şikayetçi aileler ve tarafların avukatları katıldı.

Tutuklu bazı sanıklar ve suça sürüklenen çocuklarla bulundukları cezaevlerinden, sesli ve görüntülü sistem üzerinden bağlantı kuruldu. Ankara dışında tutuklu bazı sanıklar ise sesli ve görüntülü sistemle beyanda bulunmayı reddetti.

Mahkeme heyetinin beyanını dinlediği tutuklu sanıklardan Sedat Çoban, hakkındaki iddiaları reddetti ve Diyarbakır'da amcasıyla birlikte pazarcılık yaptığını, terör örgütü yanlılarının tezgahını kapatmasını istediğini, tezgahı kapatmayı reddetmesi üzerine bu kişilerle kavga ettiklerini öne sürdü.

- "İŞİD'ci diye yaftaladılar"

Terör örgütü PKK yanlılarının kendilerini "İŞİD'ci" diye yaftaladığını ve amcasının evinin etrafını çevirdiğini savunan Çoban, bir süre kaldığı amcasına ait evden çıkarken ölü ve yaralıları gördüğünü, kendisinin bu olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını bildirdi. Çoban, olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerine de bu sırada girdiğini belirtti.

Sanıklardan Remzi Özşan ise Kürt olduğu için tutuklu bulunduğunu öne sürerek, "Eğer ben Kürt değil Türk olsaydım bu duruşmada yargılanmazdım. Kürt olduğum için yargılanıyorum" dedi.

Mahkeme başkanının iddialara ilişkin konular üzerinde savunma yapmasını istediği Özşan, bunun üzerine söyleyeceği bir şey bulunmadığını aktardı.

Diğer tutuklu sanıklar da suçlamaları reddedip beraatlarını istedi. Bu sırada izleyici sırasında bulunan bir kişi, kalp rahatsızlığı bulunduğunu belirterek dışarı çıkmak istedi. Sık sık salona girilip çıkılmasının duruşmayı etkilediğini belirterek daha önce de izleyicileri uyaran mahkeme heyeti, bir kez daha izleyicilere uyarıda bulundu.

Bunun üzerine izleyiciler arasında bulunan HÜDAPAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, dışarıya çıkmak isteyen kişinin sağlık sorunu olduğunu belirttiğini, başına bir şey gelmesi durumunda mahkemenin bundan sorumlu olacağını ifade etti.

Mahkeme Başkanı Hüsamettin Okçu da kalp rahatsızlığı bulunan kişinin bu tür ortamlardan uzak durması gerektiğini söyledi. Tartışma üzerine Okçu, Mehmet Yavuz'un salondan çıkarılmasını istedi. Yavuz ile salondaki bazı dinleyiciler de dışarı çıktılar.

- "İki yetim benim boynuma kaldı"

Sanıkların beyanının dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti şikayetçi aileler ve avukatlarının beyanını sordu.

Hasan Gökguz'un babası Mehmet Gökguz, sanıkların ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Gökguz, "Sanıklar mağdur olduklarını söylüyor. Ben de mağdurum. Bizim çocuklarımızın suçu neydi? Neden öldürüldüler? İki yetim benim boynuma kaldı. Bunlar gündüz mağdur, gece teröristler. Cezalandırılmalarını istiyorum." diye konuştu.

Ahmet Dakak'ın babası Öztekin Dakak da pazarcılık yaptığını belirten tutuklu sanıklardan Sedat Çoban'ın ifadesini değiştirdiğini öne sürdü. Dakak, "Burada pazar yeri belediyenin elinde. Kendilerinden olmayan kimseye pazarcılık yaptırmıyorlar. Bunlara tezgah açtırırlar bize tezgah açtırmazlar. Pazarda tezgah verir eylem yaptırırlar. Sedat Çoban'ın ilk ifadesi doğrudur. Sonradan hem bunu hem ailesini tehdit ettiler. Kameraya çekenleri bile gidip tehdit ettiler" ifadesini kullandı.

Dakak, sanıkların telefonlarını başka yerlerde bırakarak eylemlere katıldığını, bu nedenle HTS kayıtlarında evlerinde veya başka adreslerde görünmelerinin normal olduğunu belirtti.

Yasin Börü'nün babası Fikri Börü de "Otopsi raporları yanlış. İlk başta oğlumu kendilerinden sanmışlar. Otopsi raporunda boynunda poşu olduğu yazılı. Oysa oğlumun boynunda poşu yoktu" diye konuştu.

- Ara karar

Beyanların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, müzakereye çekildi ve sonrasında ara kararları açıkladı.

Buna göre, tutuklu toplam 19 sanık ve suça sürüklenen çocuğun tutukluluğunun devamına, tutuksuz sanıkların tutuklu yargılanmaları taleplerinin reddine, eksik hususlarının giderilmesine karar verildi.

Diğer illerde tutuklu sanıkların da Ankara'ya getirilmesine hükmeden mahkeme heyeti, duruşmayı 7 Kasım 2016'ya erteledi.

- İddianame

İddianamede Yusuf Er, Yasin Börü, Ahmet Dakak, Riyat Güneş ve Hasan Gökguz'un 7 Ekim 2014'te, Diyarbakır'da terör örgütü PKK/KCK mensuplarınca, "DAEŞ üyesi oldukları" iddiasıyla saldırıya uğradığı belirtiliyor.

Maktuller ile olayda yaralanan Er'in, saldırı üzerine Bağlar semtinde bir daireye sığındıkları, eylemi gerçekleştiren grubun binanın çevresini sardığı ve bu kişileri aramaya başladığı aktarılan iddianamede, eylemcilerin, Er ile maktullerin bulunduğu daireyi anlamaları üzerine bir kişinin mutfak balkonundan daireye girdiği ve içeridekilere silahla ateş etmeye başladığı kaydediliyor.

Silahlı kişinin kapıyı açarak, grubun diğer üyelerini eve aldığı, eylemcilerin ikametgaha sığınanları linç ederek, ateşli ve delici silahlarla yaralayıp üçünü kattaki camdan aşağı attıkları, birini de sürükleyip binadan dışarı çıkardıkları anlatılan iddianamede, aşağı atılan ve can çekişen maktullere sopa, taş ve tekmeyle saldırıya devam edildiği aktarılıyor.

İddianamede olayda Er dışındakilerin öldüğü, ikametgahın tuvaletine sığınan ve bir süre fark edilmeyen Er'in daha sonra bulunduğu, darp edilerek ve kesici aletle yaralanarak buradan çıkarıldığı kaydedilen iddianamede, ancak Er'in, sanıkların elinden kaçmayı başardığı ve 500 metre kadar gittikten sonra bayıldığı bildiriliyor.

Sanıkların, dört maktulü "canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçundan dörder, "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçundan birer olmak üzere beşer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının yanı sıra, Er'in yaralanmasına ilişkin ayrıca cezalandırılmaları talep ediliyor.

- Birleşen davalar

Olaylara ilişkin yaşı 18'den küçük 7 suça sürüklenen çocuk hakkında Diyarbakır'da açılan ve daha sonra Ankara'ya gönderilen davalar da Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyayla birleştirildi.

Kararın ardından dosyada sanık sayısı 41'e yükseldi.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

10°
Detaylı Hava Raporu