Hukuk karşısında herkes eşittir

Hukuk karşısında herkes eşittir


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Başbakan'a sesleniyorum; paralel devlet varsa devletin tüm organlarına sinmiş ve bulaşmışsa bunu bulup ortaya çıkarmak, siyasi namus meselesi olarak görülmelidir" dedi.

 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Başbakan'a sesleniyorum; paralel devlet varsa devletin tüm organlarına sinmiş ve bulaşmışsa bunu bulup ortaya çıkarmak, siyasi namus meselesi olarak görülmelidir" dedi.

Bahçeli, İznik ilçesinde, eski Hükümet Konağı önündeki meydanda düzenlenen atık su arıtma tesisi temel atma töreninde yaptığı konuşmada, halkın huzurunun kalmadığını, sorunların arttığını, gerilim ve çatışma ortamının genişlediğini, ülkenin gittikçe güç kaybettiğini, milletin mutsuz ve gelecekten umutsuz hale geldiğini savundu.

Halkın meselelerinin çığ gibi büyüdüğünü, hayat pahalılığının gün geçtikçe ağırlaştığını, zamlar ve vergilerin vatandaşları canından bezdirdiğini öne süren Bahçeli, şöyle devam etti:

"Başbakan Erdoğan'ın pembe tabloları, yalnızca yandaşlarının karnını çatlarcasına doyurmaktadır. İznikli kardeşim, sofrasından çalınan nimetlerden, cebinden aşırılan paralardan dolayı mağdurdur fakat Sayın Başbakan, 'büyüdük', 'geliştik', 'zenginleştik' masallarıyla aldatmayı sürdürmektedir. İznikli kardeşim yoksuldur. Başbakan ise 2002 yılına kıyasla milli gelirdeki artıştan bahsetmekte, kendi çalıp kendi oynamaktadır. Milli gelir 230 milyar dolardan 800 milyar dolara ulaşmışsa yani 11 yılda 570 milyar dolar bir gelir artışı varsa bu para nerededir? Bu 570 milyar dolarlık artış kimlerin cebine, banka hesabına girmiştir? İznikliye vurmayan talih, kimlerin başına konmuştur? Başbakan Erdoğan'ın, zenginleştiğini söylediği Türkiye nerededir? Ben söyleyeyim. Zenginleşen Türkiye değil, Başbakan'ın bizatihi kendisi, hısımları, dünürleri ve evlatlarıdır. Parayı bulan sizler değilsiniz, bakanlar ve çocuklarıdır. Servet ve gelirleri fırlayan sizler değilsiniz, yandaş iş adamları, ayrıcalıklı zümreler, kara paracılardır. İznikli esnaftan çalınan, ayakkabı kutularına konulmuştur. İznikli çiftçiden gasbedilenler, ayakkabı kutularına deste deste dizilmiştir. İznikli üreticinin hakkı, yatak odalarındaki kasalara saklanmıştır. Kul hakkı yiyenler, tüyü bitmemiş yetimin lokmasına göz dikenler, AKP'nin güdümünde zıvanadan çıkmıştır. Başbakan Erdoğan ve yandaşları, demokrasinin nimetlerini yanlışa yorarak kendi ikballeri için kullanmış ve milli irade açıkça aldatılmıştır. Milletimizin AKP'ye verdiği destekten dolayı gözü ve şuuru kapanan Başbakan Erdoğan, denge ve ölçüyü kaybetmiş, sandığı parasal imkanlara devşirerek milli emanete resmen ihanet etmiştir."

Erdoğan'ın, bu operasyonla hedefin, Türkiye, millet, vatan ve gelecek olduğunu söylediğini aktaran Bahçeli, şunları kaydetti:

"Bu zihniyete göre, ülke içinden aktörler, ajanlar, maşa ve taşeronlar kullanılmıştır. Tuzak ise yurt dışından kurulmuş, düğmeye de Türkiye aleyhtarı çevreler basmıştır. Başbakan bunlarla da yetinmemiştir. Türkiye'nin istikrarlı büyümesinden rahatsız olanlar, rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun içindedir. Türkiye'nin küresel bir güç haline dönüşmesinden, terörü sona erdirerek kardeşliği yüceltmesinden sözde keyfi kaçan çevreler, rüşvet ve yolsuzluk operasyonuyla harekete geçmişlerdir. Başbakan Erdoğan, aklına nasıl yatıyorsa işine ne şekilde geliyorsa rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını o şekilde gölgelemeye, sorgulamaya çalışmıştır. Her konuşmasında iç düşmandan girmiş, dış düşmanlardan çıkmış, neredeyse işi dünya dışı varlıklara kadar dayandırmıştır. Başbakan Erdoğan, rüşveti saklamak için çırpınmaktadır. Zira korkusu büyük, etrafıyla birlikte açıkları çok fazladır. Başbakan Erdoğan, yolsuzluğu inkar etmektedir. Zira kendisi ve hükümeti, baştan ayağa yolsuzluk olup çıkmıştır. Milletimiz gerçekleri görmelidir. Başbakan madem yolsuzluğu uydurma, rüşveti de iftira olarak değerlendirmektedir, özellikle malum 4 bakanı niçin değiştirme lüzumunu duymuştur? Yolsuzluk iddialarının merkezinde yer alan ve 29 yaşındaki karanlık bir kişi tarafından rüşvet bağımlısı yapılan bakanları görevden almak, bir yönüyle suçlamaları kabullenmek değil midir? Başbakan Erdoğan, etrafıyla birlikte suç üstü yakalanmıştır. Yargıya saldırması, savcıları karalamaya çalışması, örgüt ithamlarından fayda umması, polisleri görevden alma ısrarı suçluluk halidir ki ancak bir suçlu bu denli telaşa kapılacaktır. İktidar, kanunsuzluk çukuruna batmıştır. Başbakan Erdoğan bu işten yakayı kurtaramayacaktır. Paralel devlet ezberleriyle kirliliği temizleyemeyecektir. Komplo tezleriyle suikast iddialarıyla neden olduğu karanlıktan çıkamayacaktır."

Erdoğan'ın, harama el uzatmadıysa korkacağı bir şey olmaması gerektiğini ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:

"Başbakan'a sesleniyorum; paralel devlet varsa devletin tüm organlarına sinmiş ve bulaşmışsa bunu bulup ortaya çıkarmak, siyasi namus meselesi olarak görülmelidir. Öncelikle bu paralel devlet nasıl oluşmuş, devlete nasıl sızmıştır? Bu esnada Başbakan Erdoğan nerededir, kimlerle zaman geçirmiştir? Başbakan'ın bahsettiği örgüt kimdir? Başı ve kadrosu kimlerden meydana gelmiştir? AKP ülkemizi mahvetmiştir. Türkiye, bugün demokrasiyi yozlaştıran hükümet ve yandaşları tarafından köşeye sıkıştırılmıştır. Yolsuzluk, usulsüzlük ve yasa dışı menfaat arayışları, demokrasiyi erozyona uğratmış, hukukun saygınlığını yaralamıştır. Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi yıkmak, askerinden polisine kadar milli güç unsurlarını tasfiye etmek maksadıyla şeytanla bile ortaklık kuracak kadar gözü dönmüştür. Karşımızda kirli ittifak değil, kirlenmiş, küflenmiş, küfe batmış, kalleş bir hükümet durmaktadır. Milyonlarca vatandaşımız giyecek bir ayakkabı dahi bulamazken yandaş zümrenin ayakkabı kutularına milyon dolarları saklaması, AKP'nin eseridir. Bunu unutmayınız. Bu edep ve haya noksanlığı hiç şüphesiz AKP hükümetinin günahlarından cesaret almıştır. Bu ülkede suçsuz, günahsız olmasına rağmen genelkurmay başkanları başta olmak üzere yüzlerce, binlerce kişi yıllarca süren davalarda yargılanmıştır. Nitekim en sonunda darbe davalarının kumpas olduğu da anlaşılmış, Türk ordusunun alçakça, düşmanca muamelelere maruz bırakıldığı, birçok badireden sonra ortaya çıkmıştır. Başbakan Erdoğan, hukuka saygı göstermeli, mahkemelerin çalışmasını sabote etmemeli, gerekirse çocuğuyla birlikte hakim karşısına çıkmaktan çekinmemelidir. Şunu herkes kabul etmelidir ki Başbakan Erdoğan ve hanedanı ayrıcalıklı değildir. Hukukun karşısında herkes eşittir. Kim suç işlemişse cezasını görmelidir."

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
3 komutan DAEŞ'den ayrılıp muhaliflere katıldı
Türkiye
Düğünde dolara izin yok
Dünya
Suriyeliler de dolara karşı harekete geçti

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu