Borsa lokomotifi yüzde 25 kaybettirdi

Borsa lokomotifi yüzde 25 kaybettirdi


Banka hisseleri, 2013 yılının ikinci yarısındaki sert düşüşle yatırımcısına yıllık bazda yüzde 24,97 oranında zarar ettirdi.

Banka hisseleri, 2013 yılının ikinci yarısındaki sert düşüşle yatırımcısına yıllık bazda yüzde 24,97 oranında zarar ettirdi.

Borsanın 2012 yılındaki güçlü performansında lokomotif görevini gören Banka hisseleri 2013 yılının ikinci yarısındaki sert düşüşle yatırımcısına yıllık bazda yüzde 24,97 oranında zarar ettirdi. 2013 yılında Banka hisselerini etkileyen olumsuz gelişmelerin başında Rekabet Kurulu'nun Bankalara verdiği rekor cezalar ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) yaptığı düzenlemelerin banka karlılıklarını olumsuz etkileyeceği beklentisi yer alıyor.

BIST 100 hesaplamasında, gerek halka açıklık oranı gerekse yüksek işlem hacmi nedeniyle banka hisselerinin ağırlığı oldukça yüksek. Dolayısıyla banka hisselerinden hesaplanan BIST Banka sektör endeksinin seyri BIST 100 endeksinin seyri üzerinde en önemli belirleyici oluyor. Banka endeksi 2013 yılında tarihinin en yüksek seviyesi olan 200.308 puana kadar yükselirken BIST 100 endeksinin de tarihinin en yüksek seviyelerine taşıdı. Mayıs ayında tarihi zirve rekorunu kıran Banka endeksi o tarihten itibaren hızlı bir düşüş trendine girerek 2013 yılını hesaplanan diğer sektör endekslerinin bir çoğuna göre daha kötü bir performans göstererek 121.924 puandan tamamladı.

Banka endeksinin 2013 yılında gördüğü en yüksek seviye ile en düşük seviye arasındaki farkın yüzde 45'i aştığına dikkati çeken analistler, Borsanın lokomotifinin yapılan düzenlemeler, yükselişe geçen faizler ve kesilen cezalar ile düşüş trendine girdiğini, teknik olarak endekste 99.000 seviyelerinin uzun vadeli görünüm açısından güçlü destek konumunda olduğunu tahmin ediyor.

 

- "AB bankalarındaki sermaye ve likidite ihtiyaçları 2014 yılında ön plana çıkacak"

 

Odeabank Ekonomik Araştırmalar ve Stratejik Planlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serkan Özcan, AA muhabirine bankacılık sektörünün 2013 yılı performansını ve 2014 benklentilerini paylaştı.

Türkiye ekonomisini rakiplerinden ve dünya genelinde ayıran en önemli iki güçlü yanı olduğunu belirten Özcan, "Bunlardan ilki gelişmiş ülkelerin aksine kamu borç stoğunun düşen patikada olmasını sağlayan güçlü kamu maliyesi disiplini ve ikincisi sürdürülebilir karlılığın sağlandığı iyi sermayelendirilmiş bankacılık sektörüdür" dedi.

Geçmiş 10 yılda Türk bankacılık sektörünün, hayata geçirilen yapısal reformlarla sermayesine güç katarken, sürdürülebilir karlılığa ulaştığını anlatan Özcan, şunları kaydetti:

"Küresel krizin önemli nedenlerinden biri olan global bankacılık sisteminde güçlü regülasyonlara olan ihtiyaç son yıllarda daha fazla öne çıkarken, Türkiye çok daha önce, 2001 bankacılık krizinden sonra, bu konuda çok güçlü bir yasal altyapı oluşturup yönetim kabiliyeti gösterdi. Nitekim güçlü bankacılık sektörünün de katkısıyla, Türkiye küresel kriz döneminde olumlu ayrıştı. Büyüyen ekonominin en önemli başarı kaynaklarından biri öngörülebilir piyasalardır. Gelişmekte olan ülkelerin başarı barometresinin öngörülebilir piyasalar olduğu düşünüldüğünde, bankacılık sektörünün uygun koşullar altında başarıyla yönetilmesi kriz öncesi ve sonrasında Türkiye ekonomisine büyük destek sağladı."

Özcan, 2014 yılının dünya genelinde bankacılık sektöründe Basel III düzenlemelerinin devreye girmeye başladığı bir yıl olacağını anımsatarak, dünya genelinde kaldıraç oranı, sermaye yeterlilik oranı ve likidite rasyolarının hesaplanmasında yeni kurallar getiren düzenlemelerin sektörün gelecek dönemde daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağı gibi sektördeki risk farkındalığını da artıracağını söyledi.

Avrupa bankacılık sektörü özelinde de değerlendirmede bulunan Özcan, gelecek dönemde Avrupa Merkez Bankası’nın denetleme yetkisine kavuşmasını takiben, Türkiye’deki 2001 sonrası dönemdeki üçlü denetlemeye benzer bir yapıda, aktiflerin yeniden değerlenmesi sürecinin AB bankalarındaki sermaye ve likidite ihtiyaçlarını 2014 yılında ön plana çıkartacağı bir yılın beklendiğini ifade etti.

 

- "2014 yılında sektördeki kredi büyümesinin yüzde 15-20 aralığında gerçekleşmesini öngörüyoruz"

 

Türkiye bankacılık sektörünün sağlıklı yapısı nedeniyle, yeni düzenlemelere uyum sağlama konusunda bir sorun yaşanmasını beklemeyen Özcan, "Büyüme anlamında ise bankalar arasındaki rekabetin özellikle KOBİ ve ihracat kredilerinde artarak devam etmesini ve bunun sonucunda da kar marjlarında daralmanın sürmesini bekliyoruz"  dedi.

Özcan, BDDK tarafından yayımlanan düzenleme taslakları kapsamında 2014 yılı içerisinde uygulamaya geçmesi beklenen ve tüketicilerin aşırı borçlanmalarını sınırlamaya yönelik daha makro-ihtiyati önlemlerin, tüketici kredileri ve kredi kartlarındaki artışı sınırlandırmasını beklediklerini söyledi.

Tüketici kredilerinde görülecek yavaşlamaya karşılık, 2014 yılında sektörün getirilen maliyet avantajları nedeniyle daha fazla KOBİ ve ihracat kredilerine yöneleceğini ve bu kredi türlerinde rekabetin daha da artacağının tahmin edildiğini belirten Özcan, "Aynı zamanda yeni koşullar, bankaların faiz gelirlerini ve karlılıklarını koruyabilmek amacıyla daralan müşteri havuzunda rekabeti artırdıkları bir yıl olacak" diye konuştu.

Özcan, uzun vadede alınan önlemlerin finansal sistemin istikrarına olumlu yönde katkıda bulunacağını ve hanehalkının aşırı borçlanmasını engelleyeceğini vurguladı.

Yeni taslağın uzun vadede Türkiye’deki makroekonomik istikrarın iyileşmesi açısından faydalı olduğunu düşünen Özcan, bununla birlikte kısa vadede sosyo-ekonomik etkileri ve talep yönlü önlemlerin arz tarafında nasıl karşılanacağının iyi analiz edilmesi gerektiğini ve ihtiyaç olduğunda takip eden ek düzenlemeler yapılmasının gündeme gelebileceğini söyledi. 

BDDK verilerine göre, 24 Aralık 2013 itibarıyla 2012 yıl sonuna göre sektörde kredilerin yüzde 29 artışla 1,04 trilyon TL’ye, mevduatların ise yüzde 21 artarak 990,5 milyar TL’ye ulaştığı bilgisini veren Özcan, "Makroihtiyati düzenlemelerin de etkisiyle, 2014 yılında sektördeki kredi büyümesinin 2013 yılına göre daha yavaş olacağını ve yüzde 15-20 aralığında gerçekleşmesini, mevduatlardaki artış hızının ise yüzde 15 civarında gerilemesini bekliyoruz. Yurtdışı ve yurtiçindeki gelişmeler aşağı yönlü risk oluştursa da güçlü bankacılık sektörü ve kamu disiplini sayesinde Türkiye ekonomisinin 2014’te de bu yıla yakın seviyelerde büyüyeceğini tahmin ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Karadenizli esnaf Türk lirasına sahip çıkıyor
Türkiye
Ek iş olarak başladılar, 20 tonluk üretime ulaştılar
Dünya
Haydi Müslümanlar, şimdi !!!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu