Soframızdaki tatlı zehir !

Soframızdaki tatlı zehir !


Hayatımızdan çıkarmakta oldukça zorlandığımız şekerin uyuşturucularla benzeşen ilginç yönleri var.

Yiyeceklere eklenen şekerin günümüzde vücudumuza aldığımız en zehirli madde olduğundan söz ediliyor son yıllarda. İnsan vücudunun tatlı olana karşı bir zaafı var ve fakat; bedenin bu zaafı şekere ulaşmanın şimdiki kadar kolay olmadığı zamanlardan kalan bir şey. Marketlerin, pastanelerin, baklava böreklerin zamanına göre düzenlenişi bir zaaf değil ne yazık.

Şeker aslında neredeyse bütün yiyeceklerde bulunan bir karbonhidrat. Beslenmedeki anlamı enerji vermek. Oysaki günümüzde neye elimizi atsak içinde şeker var. Şeker ya da türevleri gıda endüstrisi tarafından neredeyse her üründe kullanılıyor. Şekerin diğer isimleri ve şekilleri şöyle: Glikoz, sükroz, maltoz, mısır şurubu, invert şeker, fruktoz, castor şekeri, bal, karamel, kristal fruktoz, nişasta bazlı şeker, şurup.

 

Şekerin etkisi uyuşturucuya benziyor

Şekerin uyuşturucularla benzeşen ilginç yönleri var. Şeker tüketimi beyindeki ödüllendirme merkezini harekete geçiren dopamin hormonunun salgılanmasına yol açıyor; tıpkı diğer tüm bağımlılık yapan uyuşturucular gibi. Farelerle yapılan deneylerde istenen etkinin elde edilmesi için tüketilen şekerin dozunun sürekli olarak artırılmasının gerektiği tespit edilmiş. Aynı şekilde şeker tüketimi bir anda kesildiğinde hem insan hem de hayvanlarda yoksunluk semptomlarının baş gösterdiği gözlenmiş.

Şeker tüketimi arttıkça buna bağlı hastalıkları da artıyor . Tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması bunlardan ikisi; sadece fiziksel değil aynı zamanda davranışsal problemlerde de artışa sebep oluyor aşırı şeker tüketimi. Çocuk nöroloji doktoru Maya Shetreat- Klein bunların arasında dikkat eksikliği ve hiperaktivite, korkular, uyku bozuklukları gibi özellikle çocuklarda görülen rahatsızlıklar olduğundan bahsediyor .

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) nün yaptığı bir açıklamada şeker tüketimini günde 25 gramda (6 çay kaşığında) tutmanın sağlık açısından avantajlı olacağını belirtti. Bunu yaparken bizi zorlayacak olan çikolata, bisküvi, çaya attığımız şeker gibi aleni kaynakları azaltmaktan ziyade gizli şeker kaynaklarından uzak durmak olacak. Yazının başında da belirttiğim gibi neredeyse tüm endüstriyel ürünlerin içinde şeker var. Mesela 1 yemek kaşığı ketçapta 4 gram (1 çay kaşığı kadar), 1 kutu gazlı içecekteyse 40 gram civarı (10 çay kaşığı) şeker bulunuyor.

 

Şeker ve benzerleri

Suni tatlandırıcılarda bulunan aspartam, sakarin, vs. gibi maddelerin de şekerden kalır bir yanı yok. 9-14 yaş arasındaki 11 bin 654 çocuğu inceleyen “Growing Up Study” isimli araştırmada “light” içecekler tüketen gençlerdeki kilo alımının daha fazla olduğu ortaya konmuş. Bu maddeler bağırsak florasında değişikliğe sebep olarak glikoz intoleransına da yol açıyorlar.

 

Şeker yerine kullanılan glikoz, fruktoz şuruplarının da ensülin ve leptin dengesinde bozulmalara yol açarak açlık hissini körükledikleri ve kilo alımına yol açtıkları kanıtlanmış. Kan şekeri seviyesindeki hızlı iniş çıkışları; kilo alımından başka diyabet, kalp ve damar hastalıkları, bunama ve karaciğer yağlanması gibi sonuçları da beraberinde getiriyor.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Halep’te İnsanlık Ölmesin" kampanyası başlatıldı
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
Fransa'da İslam karşıtı saldırılar yüzde 500 arttı'

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu