Farklı bir bürokrat portresi: Efkan Âlâ

Farklı bir bürokrat portresi: Efkan Âlâ


Efkan Âlâ, siyasi hayatında da Batman ve Diyarbakır Valiliği döneminde de çok konuşulan, çok tartışılan isimlerden biriydi. Valiliği döneminde bazı yaklaşımları “sıradışı” olarak değerlendirildi. İçişleri Bakanlığı döneminde ise kabinenin en çok eleştirilen isimlerinden biri oldu.

Efkan Âlâ’nın siyasete girişinde, Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde iki önemli şehirde gösterdiği 'farklı bürokrat" profili etkili oldu. O güne kadar kaymakamlık, vali yardımcılığının yanısıra bürokrasinin çeşitli kademelerinde görevlerde bulunmuştu. 2003 yılında Batman Valisi olduğunda 38 yaşındaydı. Farklı yaklaşımı, açık tuttuğu iletişim kanalları ile bölgede farklı bir “bürokrat” olarak adını duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkisinin dönüm noktası olarak tarif edilebilecek önemli bir gelişme de Batman görevi sırasında yaşandı. Yaşananlara ilişkin haberi Gazeteci Yavuz Donat yazdı. Donat, yıllar önce yaşananları 3 Aralık 2013 tarihinde Sabah Gazetesi’ndeki köşesine şöyle taşıdı:

Bir zamanlar… Recep Tayyip Erdoğan, Siirt’e gidecekti. Siirt Havaalanı uçağın inişine uygun değildi. En yakın havaalanı neresi? Batman. Tayyip Bey de “Öyleyse Batman’a inelim” dedi. Asker iniş izni vermedi… Öyle ya… O zaman orası askeri havaalanıydı. Asker izin vermedikçe sivil uçak inemezdi. Erdoğan da sivil olduğuna göre… “Hemşerim yassah!... İnemezsin!” Batman Valisi devreye girdi, ağırlığını koydu:

-          Eğer Mülki İdare Amiri ben isem, bu uçak bu havaalanına inecek!. Ve Tayyip Bey’in uçağına iniş izni verildi. Batman Valisi kim miydi? Efkan Âlâ.

Batman’dan sonra Diyarbakır

Âlâ’nın Batman’daki görevi yaklaşık bir yıl sürdü. Sonraki görev yeri Diyarbakır oldu. Bu dönemde de farklı tarzını sürdürdü. Şehirde bazı alanlarda gösteri yasaklarını kaldırdı. Olağanüstü Hal uygulamasına karşı olduğunu sık sık dile getirdi. Yaklaşımı farklıydı ama 28-29 Mart 2006’da Diyarbakır olayları olarak kayıtlara geçen olaylar da O’nun döneminde yaşandı. Muş’ta öldürülen PKK’lıların cenazeleri toprağa verilirken başlayan olaylarda 10 kişi hayatını kaybetti. Efkan Âlâ Diyarbakır’da yaklaşık 3 yıl görev yaptı. Sonra artık kendisine Ankara yolu göründü. Âlâ, 2007 yılında Başbakanlık Müsteşarlığı’na getirildi.

Bu göreve gelmesinden sonra Başbakan Erdoğan’ın en yakın çalışma arkadaşlarından biri, adeta sağ kolu oldu. Hep sessizdi, kamuoyu karşısına neredeyse hiç çıkmadı. Kameralar karşısında nadiren Başbakanlığa gelen bazı konukları karşılamak için çıktığında görünüyordu.

Ta ki 17-25 Aralık operasyonlarına kadar.

Bürokrasiden siyasete hızlı geçiş

17-25 Aralık’ta yapılan operasyonlar, AK Parti Hükümeti’nin göreve geldikten sonra yaşadığı en büyük krizdi. Üstelik ardı ardına sanal ortamda Başbakan, bazı bakanlar ve yakınlarıyla birlikte Efkan Âlâ’ya da ait olduğu iddia edilen tapeler yayınlanıyordu. Operasyonun hedefindeki isimlerden İçişleri Bakanı Muammer Güler istifa etti. Bu, Âlâ’nın bürokrasiden siyasete resmen geçişini de beraberinde getirdi. Âlâ, milletvekili değildi ama Recep Tayyip Erdoğan tarafından kurulan 61 ve 62’inci hükümetlerde dışarıdan atama yoluyla İçişleri Bakanlığı’na getirildi. Görev değişikliği Erdoğan’ın Fethullah Gülen Cemaati’ne bakışında bir dönüm noktası olan bu tarihte gerçekleşince “Âlâ, Başbakan Erdoğan’ın en güvendiği isimlerden biri” değerlendirmelerini de beraberinde getirdi.

2015 yılında arka arkaya yapılan iki genel seçimde milletvekili seçildi. Âlâ, ilk olarak göreve getirildiği 25 Aralık 2013’ten 31 Ağustos 2016 tarihine kadar, seçim yasaları nedeniyle zorunlu olarak görevden ayrıldığı dönemler hariç yaklaşık 2 yıl boyunca İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturdu.

Efkan Âlâ’nın İçişleri Bakanlığı dönemi, Türkiye’nin PKK ile mücadelesinin en gel-git’li dönemlerinden biriydi. Görevinin henüz ilk dönemlerinde Çözüm Süreci adı altında Kürt sorunun çözümü için HDP ve İmralı Cezaevindeki Abdullah Öcalan ile görüşmeler yürütülüyordu. Âlâ da HDP kanadıyla en sık temas kuran isimlerden biriydi. 28 Şubat 2015’te yapılan ve o gün “tarihi” olarak nitelense de sonrasında Çözüm Süreci’nin sonunu getiren olaylardan biri olarak anılan Dolmabahçe açıklamasında HDP’lilerle kareye giren siyasetçilerden biriydi. Açıklamayı Hükümet adına o dönem Başbakan Yardımcısı olan Yalçın Akdoğan, HDP heyeti adına ise milletvekili Sırrı Süreyya Önder okudu. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu açıklamayı doğru bulmadığını, hatta kendisinin haberdar olmadığını açıklamasının ardından gözler heyette AK Parti kanadından yer alan Yalçın Akdoğan, Efkan Âlâ ve Mahir Ünal’a çevrildi. Bu isimlerin üçü de Âlâ’nın da görevden ayrılması ile birlikte kabine dışı kalmış oldu.

En çok eleştirilen bakanlardan biriydi

Çözüm sürecinin sona ermesinden sonra hem PKK hem de IŞİD Türkiye’de arka arkaya eylemler yaptı. Âlâ, aralarında Şubat ve Mart aylarında PKK’nın Ankara'da ve daha sonra kendi seçim bölgesi olan Bursa'da gerçekleştirdiği büyük saldırıların da yer aldığı bu olaylardan sonra en çok eleştirilen isimlerden biriydi.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük dönem noktalarından biri olan 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Âlâ da büyük bir sınav verdi. Bir çok devlet kurumunda olduğu gibi Âlâ’ya bağlı olan emniyet teşkilâtında ve valiler arasında FETÖ suçlamasıyla çok sayıda isim görevden alındı. Âlâ, Gülen Örgütü'ne yönelik operasyonlar devam ederken 31 Ağustos 2016 günü, Başbakan Binali Yıldırım’ın ifadesine göre, “görevden ayrıldı”.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Teröristbaşı Fetullah Gülen'in 17 Aralık darbe girişimi pişmanlığı
Türkiye
Akdeniz'de deprem meydana geldi!
Dünya
'Stockholm sendromu'nun son örneği: İşgalcisinin adını bebeğine verdi!

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu