Suç duyurusunda bulunuyorum

Suç duyurusunda bulunuyorum


Başbakan Erdoğan, "Suç duyurusunda bulunuyorum. HSYK, onlar da burada suç işlediler. Anayasa'nın 138'inci Maddesine aykırı hareket ediyorlar" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya Üniversitesi Kültür Merkezi'nde, teknokent binası ile yapımı tamamlanan tesislerin açılışı ve fahri doktora tevdi törenine katıldı.

Sakarya Üniversitesinin başarılarının, geleceğe yönelik çok farklı, nitelikli, inançlı, kararlı bir nesli yetiştirmek suretiyle ülkenin yarınlarını aydınlatacağına inandığını ifade eden Erdoğan, bütün bu olumlu gelişmelerin, olumsuzluktan, bataklıktan yani istikrarsızlık ve güvensizlik ortamından kazanç sağlayanları, fırsatçıları rahatsız ettiğini söyledi.

Türkiye'nin 30 yıldır terörle mücadele ettiğini belirten Erdoğan, "Biz ülke olarak bu meseleyi çok konuştuk. Her gün yüreklerimiz yandı, her gün acılar yaşadık, her gün 'bu terörü nasıl bitiririz, nasıl sona erdiririz' diye münakaşalar, istişareler yaptık. Ama terör, biz çözüm sürecini hayata geçirene kadar bitmedi. Hem can almaya hem de Türkiye'ye ağır faturalar ödetmeye devam etti" diye konuştu.

Daha partilerini kurarken terör meselesi konusunda teşhislerini de ortaya koyduklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Terörün bir tek güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceğinin altını çizmiştik. Yeterli değil. Bunun yurt içinde ekonomik boyutu var, sosyolojik boyutu var, psikolojik boyutu var, diplomatik boyutu var, bütün bunları anlatmıştık, kültürel boyutu var. Ama en önemlisi de terörün uluslararası bazı rant çevrelerini zengin eden bir boyutunun olduğunu da defalarca ifade etmiştim. Terör varsa silah satabiliyorlar, terör yoksa bu kadar silah satamazlar.

Dün çok enterasan, Libyalı bir dostum yanımdaydı. Gece uzunca dertleştik. Bir ifade kullandı bana, ne dedi biliyor musunuz? 'Şu anda Libya'da 22 milyon silah var' dedi. Halkta olan silahı konuşuyorum, orduyu konuşmuyorum. Libya'nın nüfusu ne biliyor musunuz? 6 milyon. Bu ne demektir? Libya her an Allah göstermesin, çok ciddi bir tehdit altında. Yani orada herhangi bir fitilin ateşlenmesinde, Libya şu anda güya 'demokratikleşmeye geçiyoruz' diye düşündükleri dönemde birçok şeyi tamamıyla kaybedebilir. Onun için terör varsa mesela turist Türkiye'ye gelmez, başka yerlere kaçar. Terör varsa istikrarsızlık oluyor, güven ortamı zedeleniyor ve faiz yüksek kalıyor. Faizden kazanıyorlar. Yani meselenin içerideki ekonomik, siyasal, kültürel, sosyal boyutlarını çözseniz, diplomatik boyutlarını çözseniz bile bir de bu bataklıktan beslenenler boyutunu çözmeniz gerekiyor."

-"Önümüzde iki seçenek var"

Türkiye'nin bugün böyle bir yol ayrımına geldiğini anlatan Erdoğan, "Önümüzde çok net olarak iki seçenek var. Ya eski Türkiye devam edecek, Türkiye kaybedecek birileri kazanacak ya da yeni Türkiye kurulacak, Türkiye kazanacak işte o birileri kaybedecek. Şu anda Türkiye'nin önünde böyle bir tercih, böyle bir seçenek var" dedi.

Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Eski Türkiye ile devam edersek nelerin olacağını herkes az çok tahmin edebiliyor. Zira bu ülkede hemen her nesil eski Türkiye'yi gördü, yaşadı, tecrübe etti. Eski Türkiye yüksek faiz, yüksek enflasyon, belirsizlik, rant ekonomisi süreçleriyle devam etmek anlamına geliyor. Eski Türkiye bu. Eski Türkiye yeniden yasaklarla, baskılarla, yolsuzlukla, içeride ve dışarıda acziyetle yola devam etmek anlamına geliyor. Eski Türkiye iddiası olmayan, ideali olmayan, hedefleri olmayan, geçmişte olduğu gibi boynu bükük bir halde itibarı zedelenmiş bir şekilde dünya sahnesinde yer almak anlamına geliyor. Aynı zamanda eski Türkiye gündemi belirlenen bir Türkiye'dir ama yeni Türkiye gündem belirleyen bir Türkiye'dir. Eski Türkiye birilerinin çok paralar kazandığı ama milletin kaybettiği, ülkenin kaybettiği, çarpık sistemin devamı anlamına geliyor. Bunun karşısında yeni Türkiye ise istikrar, güven içinde büyüyen, 2023 hedeflerine doğru kararlılıkla ilerleyen bir Türkiye anlamına geliyor. Yeni Türkiye, yasaklarından tamamen kurtulmuş, yolsuzlukla mücadelesini cesaretle sürdüren, yoksulluğu daha da azaltmış, özgür, bağımsız, herkesin birbiriyle hoşgörü içinde, kardeşlik içinde yaşadığı bir ülke anlamına geliyor."

Son zamanlarda yolsuzluk adı altında başlatılan operasyonların yeni Türkiye'yi inşa etmenin önüne çıkarılan bir engelleme olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Burası çok anlamlıdır, bunun üzerinde iyi durulması lazım. Birçok şeyler yavaş yavaş gündeme gelecek, hepsi ortada. Burada yolsuzluğa bulaşmış olanlar varsa bunlar zaten ortaya çıkar. Eğer devletin malını, kalkıp da yetimin malını birileri kalkıp da hakikaten alıyor, söğüşlüyorsa onun hesabını önce biz sorarız. Ancak şunu da ortaya koyayım, 'İftira at, tutmazsa iz bırakır mantığıyla olmayan şeyleri olmuş gibi gösterenleri de kusura bakmayın ifşa etmek bizim görevimizdir" değerlendirmesinde bulundu.

-"Suç duyurusunda bulunuyorum"

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Meydanda da söyleyeceğim ama burada da söylemem lazım. Örneğin, şu anda bazı medya organlarına gizlilik esaslı olan dosyaları servis eden, burada hukuk hocalarımız var, öğrencilerimiz var, hukukun neresinde yazıyor böyle bir şey? İşte buyurun akşam başsavcı, savcının bunu nasıl servis ettiğini açıkladı. Şimdi ben buradan suç duyurusunda bulunuyorum. Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu, onlar da burada suç işlediler. Onlar ne yaptılar? Adli kollukla ilgili bir taraftan Danıştayda bir dava sürerken, onlar o davanın sürdüğü esnada kalkıyorlar, bir açıklama yapıyorlar ve bu açıklamayla Anayasa'nın 138'inci Maddesine aykırı hareket ediyorlar. Şimdi soruyorum, peki bu HSYK'yı kim yargılayacak? Öyle bir yetkim olsa anında yargılayacağım. Kim yargılayacak biliyor musunuz? Millet yargılayacak.

Son günlerde iki şey söyledim, 'ya millet ya zillet' dedim. Şimdi burada milletin maşeri vicdanı çok önemli. Olmayan şeyi varmış gibi göstermek, bunun üzerinden medyaya baskı yaparak veya medyaya servis yaparak masum insanları, bu ülkenin tertemiz iş adamlarını, girişimcilerini zan altına sokmaya kimsenin hakkı var mı? Şahsım da dahil olmak üzere bakan arkadaşlarım dahil olmak üzere. Diyelim ki bir vakıf hizmeti yapacaklar bu vakıf hizmeti nedeniyle yaptıkları hizmetlerde şahsı ile alakalı yok, yüksek tahsil öğrenci yurdu vs. bunlarla ilgili tahsislere yönelik, bunlar yasal yapılmış olan iş derken, bunları dahi suç olarak ilan edecek kadar maalesef seviyesiz, karakter yoksunu insanlar var."

Erdoğan, "Hukuk başka bir şeydir, kanun başka bir şeydir. Biz hukuktan yanayız, kanundan yana değil. Eğer kanun hukuka ters düşüyorsa orada sıkıntı vardır. Demek ki burada eksikler var, bizim de eksiğimiz var. Eğer kanun hukuk ile bütünleşebiliyorsa orada hak tecelli eder, bütünleşmiyorsa oraya nefsi bazı iradeler mütecaviz, tecavüz ediyorsa orada çok ciddi sıkıntılar var demektir" değerlendirmesinde bulundu.

-"Gereği yapılır"

Başbakan Erdoğan, Sakarya Üniversitesinden ayrılışında gazetecilerin Danıştayın, Adli Kolluk Yönetmeliğine ilişkin kararına ilişkin sorusu üzerine "gereği yapılır" dedi.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Mustafa Şentop'tan başkanlıkla ilgili önemli açıklama.
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
İran'ın resmi para birimi değişiyor.

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu