DAEŞ'E OPERASYON, ABD ve PYD'ye mesaj

DAEŞ'E OPERASYON, ABD ve PYD'ye mesaj

  • 25 Ağustos 2016 12:46


Türk Silahlı Kuvvetleri Müşterek Özel Görev Kuvveti tarafından Suriye’nin Halep kentine bağlı Cerablus bölgesinin terör örgütü DAEŞ unsurlarından temizlenmesi amacıyla başlatılan Fırat Kalkanı Operasyonu’nu Akit’e değerlendiren uzmanlar, harekâtın DAEŞ’i süpürme, ABD ve PYD’ye ise mesaj amacı taşıdığını belirttiler. Harekatın, Türkiye’nin güney sınırında oluşturulmak istenen PKK koridorunu da yerle bir edeceğini aktaran uzmanlar, Joe Biden’ın Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyaret ile operasyonun aynı güne denk getirilmesinin de anlamlı olduğunu vurguladılar.

15 Temmuz darbe kalkışmasının ardından ordu içerisindeki hainleri ayıklayan Türkiye’nin, güney sınırındaki büyük terör tehdidini bertaraf etmek için Suriye’nin Cerablus kentinde DAEŞ’e yönelik başlattığı Fırat Kalkanı Operasyonu’nu Akit’e yorumlayan uzmanlar, harekâtın tarihî nitelikte olduğunu belirttiler.

Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, Cerablus Harekatı’nı Türkiye’nin ABD’ye meydan okuması olarak değerlendirdi. Harekatın gününe dikkat çeken Ebubekir Sofuoğlu, “Türkiye, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Ankara’ya geldiği gün, ABD’nin kırmızı çizgisi gibi değerlendirdiği Türkiye’nin güneyini örme faaliyetini önleme amacıyla bu operasyona başladığını Biden’a da gösterdi. Ziyarette ABD, Türkiye’nin isteklerine yakın durmazsa tabiri caizse ülkemiz Joe Biden’a ‘gel bir çay iç git’ diyecek. Geçmişte Amerika’nın izni olmadan operasyon yapamayan Türkiye, bu ülkenin 2 numaralı ismi Türkiye’ye geldiğinde bile onun gözünün içine soka soka ABD’nin kara birlikleri olarak tanımlayabileceğimiz PYD’ye ve DAEŞ’e operasyon yapabildiğini göstermiştir” dedi.

PYD/PKK KORİDORU DELİNDİ

Suriye’deki son gelişmelerin tamamında Türkiye’nin Amerikan saygısızlığıyla karşı karşıya bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Sofuoğlu, “Türkiye defalarca ‘Benim güneyimi örmeye çalışma’ mesajı vermesine rağmen ABD hiçbir şekilde Ankara’nın uyarılarına kulak asmadı ve son olarak Menbiç’i PYD’ye teslim etti. ‘PYD Menbiç’i boşaltacaktır’ demelerine rağmen bu konuda da hiçbir adım atılmadı. Burada hedef Cerablus-Mare hattını kapatarak Türkiye’yi Marksist PYD/PKK korioruna mahkum bırakmaktı. Menbiç’in DAEŞ’ten alınıp PYD’ye teslim edilmesi Cerablus-Mare hattının kapatılması noktasında çok önemli adımlardan bir tanesiydi. Sıra Cerablus’a gelecekti ancak Türkiye bu hamlenin öncesinde erken davrandı ve Joe Biden Ankara’dayken müdahele etti, buna izin vermeyeceğini gösterdi.” şeklinde konuştu.

‘BÜYÜK KÜRDİSTAN’ PROJESİNE BÜYÜK DARBE

Suriye Türkmen Yüksek Konseyi Başkanı Samir Alo, Cerablus Harekatı ile DAEŞ’in yanı sıra ABD öncülüğünde kapalı kapılar arkasında projelendirilen sözde ‘Büyük Kürdistan’ projesine de büyük darbe vurulacağını söyledi. Suriyeli Türkmenler olarak her zaman Türkiye’nin yanında olduklarını kaydeden Samir Alo, “Kürdistan hayali kuranların hedefi sadece Suriye’yi bölmek değil, Türkiye’den de toprak almaktır. Bunlara karşı hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Türk halkı, Suriye halkı ve Türk hükümeti bu projeyi engellemek için teyakkuz halindedir. Bu proje ile aynen bir İsrail oluşumu gibi, İsrail’in uzantısı olacak Kürdistan isimli suni devlet olacaktır. Mutlaka bunu engellememiz lazım” dedi.

TÜRKİYE’Yİ BÖLGEDE DAHA ETKİN AKTÖR YAPACAK HAMLE

Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Merkezi (USTAD) Başkanı Ahmet Akgül ise 4 yıl önce sarf ettiği ‘Savaş kaçınılmaz olursa barış söylemi çığırtkanlıktan öte bir anlam ifade etmez’ söylemini yinelemenin tam zamanı olduğunu belirtti. USTAD Başkanı Ahmet Akgül, “Bugün yine aynısını söylüyoruz. ‘Suriye’ye girmek tuzaktır’ söyleminin esasen kendisinin tuzak olduğunu da tekrar dile getirmekte fayda var. Bugün geldiğimiz noktada bu operasyonlar için geç kaldığımız söylenemez. Şu an Cerablus’a yapılan müdahele Türkiye’nin kendi varlığı ve İslam dünyası ile ilişkilerinin kopmamasına yönelik müdahelesidir ve gayet yerinde bir müdaheledir” diye konuştu.

Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emekli Kıdemli Albay Mustafa Hacımustafaoğulları ise namlusunu millete değil de düşmana doğrultan tanklara selam durduklarını belirtti. “TSK’nın asli görevi işte tam olarak budur” diyen Mustafa Hacımustafaoğulları, “15 Temmuz’da TSK içerisindeki azınlık cunta grubu, milletin silahlarını millete karşı doğrultma hainliğini göstermişti. Ancak Silahlı Kuvvetler, bizim yurt savunması ve dış tehditlere karşı ülkemizin güvenliği için hazır tuttuğumuz silahlı gücümüzdür. Ordumuzun görevi sınır ötesinde başlıyor ve Cerablus Harekatı tam da bu görevin ne olduğunu gösteren bir örnektir. Dualarımız ordumuzla birlikte” dedi.

Türkiye’nin ahtapot ve kollarına karşı mücadele ettiğine dikkat çeken AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Gündoğdu, “Bir kolu PKK, bir kolu DAEŞ, bir kolu FETÖ’ye karşı Türkiye ciddi bir mücadele veriyor. Bu zamana kadar PKK, HDP ve PYD Kürtlerin haklarını savunuyormuş ve DAEŞ’e karşıymış gibi zaman zaman hareket etti. Türkiye’nin DAEŞ’in üzerine yeterince gitmemekle itham eden HDP’liler bugün DAEŞ’e yönelik başlatılan operasyona karşı çıkıyor. Türkiye, DAEŞ’in üzerine giderken ses HDP’den, PKK’dan, PYD’den ve Salih Müslim’den çıkıyor. Bu hain odakların hepsi aynı üst aklın, aynı ahtapotun kollarıdır. 15 Temmuz’da darbe başarılı olsaydı kimler bayram edecek idiyse bugün Türkiye’nin Suriye’ye yönelik operasyonundan rahatsızlık duyanlarda aynı kesimler” dedi.    

TÜRKİYE, ÖZGÜR SURİYE ORDUSU’NA KORİDOR AÇACAKTIR

Türkiye’nin ağır bir saldırı ve kuşatılmışlık altında olması nedeniyle Cerablus’a operasyon yapmaya mecbur kaldığını belirten Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Sambur, “Türkiye büyük bir işgal harekatına maruz kaldı ve ardından DAEŞ ve PKK tarafından fiili saldırılara maruz kaldı. Cerablus’un DAEŞ’in elinde olması artık Türkiye için çok açık bir ulusal güvenlik sorunu haline gelmişti. Bu ulusal güvenlik tehlikesine karşı Türkiye kendini savunmak için, askeri müdahalenin ötesinde bir yol olmadığı için Cerablus’a karşı operasyonu yapmak zorunda kalmıştır. Bu operasyon Türkiye’nin kendisini bir terör örgütüne karşı savunmasıdır. Türkiye’nin Özgür Suriye Ordusu’nun ilerlemesi için bir koridor açacağını düşünüyorum” açıklamasında bulundu.

MÜSLİM’İN TEHDİTLERİ EDEBİYATTAN İLERİYE GİDEMEZ

Mecburi bir kararla Türkiye’nin Suriye’ye girdiğini belirten Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni, “Türkiye, Cerablus’a yönelik operasyon başlatmamış olsaydı YPG oraya da girerek bölgedeki istediği hattı tamamlayacaktı. Tam da Joe Biden Türkiye’ye geldiğinde izah edilebilir bir şekilde operasyon yapıldı. Türkiye, şimdilik kendi açısından olumlu bir davranışa girmiş gibi gözüküyor. Arkasındaki babası yardım etmezse Salih Müslim’in tehdit etmesi önemli değil. Yardım görmediği sürece Salih Müslim’in konuşmaları edebiyattan ileriye gidemez” şeklinde konuştu.  

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Kamplarda 78 bini aşkın Suriyeliye eğitim veriliyor
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
Bangladeş'te Müftü Abdul Hannan'a idam cezası onandı

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu