Yılma Durak: O boş bir kavuk

Yılma Durak: O boş bir kavuk


Doğu’nun Başbuğu olarak anılan ünlü Ülkücü Yılma Durak, Akit’e Gülen’i anlatırken şok ifşaatlarda bulundu: “Gülen, kendi babasının bile ne olduğunu çözemeyerek ‘içi boş kavuk’ dediği ve Nur cemaatini bölmek için devlet tarafından kullanılan bir kişidir. Dönemin Diyanet İşleri Başkanına gizli mikrofonla casusluk faaliyeti yapmıştır. Özellikle Ecevit döneminde semirdi. ‘İtalya, Almanya dahil herkesle görüşür işbirliği yaparız’ dediğine şahidim.”

Namı dünya çapına yayılan ünlü Ülkücü Yılma Durak, FETÖ’nün elebaşı Fetullah Gülen’in bozuk yapısını ve sinsi emellerini Akit’e anlattı... 

Durak, rahmetli babası Hüseyin Durak’ın Erzurum’da kurduğu Petek matbaasında Fetullah Gülen ve kardeşlerinin bir dönem çalıştığını belirterek, sözlerine şöyle başladı: “Fetullah bizim matbaada çalıştı bir dönem, Petek matbaası. Rahmetli babam Hüseyin Durak, Erzurum’da ilk matbaayı kuran, ilk gazeteyi çıkaran insandır. Demokrat Doğu gazetesini çıkarıyordu. Nesimi ve Muhammet diye iki kardeşi vardı, onlar da bizim matbaada çalıştılar uzun zaman. Fetullah’ın babası Ramiz Hoca çok muhterem bir insandı, beyaz uzun bir sakalı vardı, matbaaya gelirdi sohbet ederdik. Ben ona ‘Osmanlı kalıntısı, Cumhuriyet uşağı’ diye espriler yapardım. Bir gün kendisine dedim ki ‘ya Hoca, bu Fetullah Hocam maşallah öyle yerlere tırmandı ki… Nedir bu Fetullah Hocanın hali filan’ deyince (bu anlattıklarım  20 seneden fazla olmuştur herhalde). Dedi ki; ‘Oğul ben de bilmiyorum ama doğrusu sana ben bir mesele anlatayım, sen anla’ ve başlattı anlatmaya: ‘Eskiden Erzurum’da hırsızlar hocaların kavuklarını çalar, bezini satarak geçinirlermiş. Bir gün hırsızın biri muazzam bir kavuk görmüş. Demiş; ‘Ya Rabbi şükürler olsun. Bizim bir haftalık nafaka çıktı.’ Kavuğu almış kaçmaya başlamış. Hoca arkasından bağırmış ‘Oğul o kavuğu getir, o kavukta iş yok.’ Hırsız, anlar mı, köşeyi dönmüş bezini almak için kavuğu soymaya başlayınca bakmış ki bir kat bez, içi çul çaput dolu...’ Ramiz Hoca dedi ki; kavuk çok muazzam da içinde ne var ben de bilmiyorum.”

FETULLAH NURCULARI BÖLMEK İÇİN KULLANILDI 

Fetullah Gülen’in babası Ramiz Gülen’in Erzurum’da Caferiye Camii’nde imam ve müezzinlik yaptığını anlatan Durak, şöyle devam ediyor: “Çok fukara bir aile idi bunlar. Bunlar aslında Ahlat’tan Erzurum’a göçmüşlerdir. Daha sonra tabi biliyorsunuz bu Nurcular bizim dönemimizde, yani bundan 30 sene önce Türkiye’de büyük bir tehdit haline geldiler. Devlet bu tehdidi bertaraf etmek için (benim kanaatim ki bunu pekiştiren ve bildiğim bazı şeyler var) Fetullah’ı bu Nur cemaatini bölmek için ciddi şekilde kullandılar. Eskiden biliyorsunuz Okuyucular ve Yazıcılar diye ayrılıyorlardı, Yeni Asyacılar, Fetullahçılar filan, Fetullah böylece devletin kendisine verdiği görevi yüklenerek Fetullah grubunu oluşturdu Nurcuların içerisinde. Bu bölücülerin başında da Fetullah Gülen gelir. Nurcular da Fetullah’ın bu ayrılıkçı davranışına çok ciddi tepki gösterdiler o zaman.”

FETULLAH’I ÖMER NASUHİ BİLMEN’E GÖNDERİP GİZLİ KAYIT ALDIRDILAR

FETÖ’cülerin casusluğuna ışık tutacak ilginç bir bilgiyi de bizimle paylaşan Yılma Durak, “Tabii burada bildiğim çok önemli bir mesele daha var, o da Fetullah’la ilgili. Fetullah Gülen’in devletle olan bir münasebetini çok ciddi şekilde kendisine verilen bir görevden dolayı bilmekteydim, o da şu; Ömer Nasuhi Bilmen Diyanet Başkanı iken, ‘Ömer Nasuhi Bilmen’in kafasında şeriat devleti var mı, yok mu’ diye Fetullah’ın yakasına mikrofon takarak Ömer Nasuhi Bilmen’le röportaja gönderdiler. Fetullah’ı Ankara’ya gönderdiler, gizli kayıt yaptı. Fetullah’ın böyle biraz da tepelere tırmanmasında bunun da etkisi oldu” ifadelerini kullanıyor.

“FİDANLARIMIZI KIRDIRMAMAK İÇİN HER ŞEYİ YAPARIZ” DERDİ

“Türkiye’de bu türlü tehditlerin oluşmasında devletin de payı maalesef var” diyen Yılma Durak, şöyle devam ediyor: “Sonra tabi Fetullah Hoca varlık sahibi olurken, Ramiz Hoca da rahmetli olunca bir camiyi yaptırtarak Ramiz Hocanın adını verdi. Fakat bir şey daha söyleyim; Caferiye Camii dediğimiz o caminin karşısında bir kapı, birkaç basamakla inilen bir yerleri vardı. Böyle fukaralardı. Sadece bu değil ben Fetullah Hocanın kendi ifadesiyle söyleyim; ‘Biz fidanlarımızı kırdırmamak için her türlü şeye rıza gösteririz. Buna İtalya dahil, Almanya dahil, ne olursa olsun, önümüzü açma ihtimali olan, bizi koruma ihtimali olan herkesle görüşürüz’ derdi.”

ECEVİT DÖNEMİNDE SEMİRDİ

Durak, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Şimdi ben bir şey söylemek istiyorum; bana göre Fetullah’ı zirveye taşıyan bu devlettir. Sonra gücünü kontrol edemeyip de bunun karşısında çaresiz kalan da devlettir. Eğer bu son operasyonlar olmasaydı, meselenin gerçek yüzü ortaya çıkmasaydı, Türkiye çok ciddi problemlerle karşı karşıya kalacaktı. Ecevit olsun, Demirel olsun, mesela bizim Türkeş de Fetullah’la görüşüp konuştu. Ecevit tam destek verdi, Fetullahçı bir kızı ve bazılarını da milletvekili yaptı.”

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem
Odalardan İstanbul'daki terör saldırısına tepki
Türkiye
Turizm köyü Türk lirasına sahip çıkıyor
Dünya
Mısır'da patlama: 20 ölü, 30 yaralı

Hava Durumu

12°
Detaylı Hava Raporu