Suriyeli Bir Gencin Mektubudur. Görülmüştür.

Suriyeli Bir Gencin Mektubudur. Görülmüştür.

  • 13 Temmuz 2016 16:32


Suriye'nin Halep kentinden Güngör Yavuzaslan'a ait bir mektup okuyanları duygulandırdı. Suriyelilerin gördüğü ayrımcılığın çelişkisine vurgu yapılan mektupta, iki ülkenin tarihinin, acılarının, sevinçlerinin bir olduğunu anlatıyor.

Ben Suriye dediğiniz ülkenin Halep kentinden bir gencim. Babam Arap, annem Türkmendir. Ailemizde Kürt gelinler ve damatlarda vardır. Ülkemde 100 yıldır acı var.5 yıldır da iç savaş. Dünya bize Suriyeli, Arap, mülteci, sığınmacı, cihatçı, terörist vs derken bir tek Anadolu insanı ‘’MİSAFİR’’ dedi.Çünkü medeniyetimizi besleyen ortak değerlerden biride kapımıza geleni Allah’ın kutsal bir emaneti saymamızdır.

 Türkiye’mizin insanları bize ‘’ENSAR oldu. Bize de muhacir olmak düştü. Bizler ne Avrupa’da, ne başka ülkede yaşamak değil kendi evlerimizde vatanımız SURİYE’de yaşamak istiyoruz.

Mutlu dünya bizi aslında hiç görmedi. AYLAN bebek fotoğrafı ile günah çıkartılar sadece. Hala bizim insanlarımız ölüyor. Bu savaş Suriyelilerin iç savaşı değil mutlu insanların masum halkımın yok edilişini izlemesinin adıdır. Bugün Suriye’de her evden insanlar öldü. Her evden yaralılar ve sakatlar var.Binlerce insanımız savaş şartlarından dolayı yaşadığı hastalıklardan da  öldü ülkemde.Organ kaçakçılığını, köle yapılan insanlarımızı anlatmayacağım.Mutlu dünya bizi anlamaz.Elbette bu dünyada iyi insanlar var bize yardım ediyorlar.’’Ama bize yardım ederken dinini, mezhebini değiştir demeyen tek ülke Türkiye’’….Ben çocukken herkesin  bir takımı vardı. Ama bizler Halep’in sokaklarında BJK, FB, GS formaları ile gezerdik. Neden  Barselona’yı, Manchester United ya da Milan’ı değil de Türk takımlarını tutardık biliyor musunuz? Çünkü sadece Türk takınlarının  formalarında ay yıldız vardı. Bizim buralarda çevre yolarında tırlar geçerdi. Türkiye’den gelen bu tırların plakalarında ki bayrağı görmek için peşlerinden koşardık. Evet biz Suriyeliyiz. Hani hatırlar mısınız? 2002’de Türk Milli Takımı Güney Kore ve Japonya tarafından düzenlenen  Dünya Kupası'nda  Dünya Üçüncüsü olmuştu ya sen Halep sokaklarını gelip gördün mü o zaman? Evet biz Suriyeliyiz. Sen benim annemin  şehit olan Mehmetçikler için ettiği duaları işittin mi? Duymadın mı yoksa Suriyeli diye?

Şimdi sizde bir Suriyelilere vatandaşlık verilmesi tartışması var. Bizler vatandaşı olmadığımız halde Türkiye’mize canı gönülden bağlı olan insanlarız.Ninem ne der bilir misiniz. Osmanlı 100 yıl önce çöktü. Biz çöllerin vahşilerinin elinde kaldık. Bir savaş bizi ayırdı. 100 yıl geçti acıda olsa bu savaş bizi kavuşturdu. Biz Anadolu’muza acı ile kavuştuk.O Ana, biz evladız. Kim ayırabilir ki bizi ölümden başka… Hem mesele vatandaşlıksa Çanakkale Şehitliğindeki Haleplileri, Kerküklüleri, Şamlıları, Gazzelileri, Kudüslüleri hatta taaa Şark-ı Türkistan’dan gelen o çekik gözlü Uygurları ne yapacaksınız.. 1915’te siz bizi çağırdınız koştuk geldik.. 100 yıl sonra bizim size ihtiyacımız oldu bir ANA kucağını açtı. Bizler terörist ya da hain değiliz.İyi ve kötü her yerde var.

Şimdi Suriyelilere vatandaşlık tartışması var. Hıristiyan Avrupa 55 yıldır kapısında beklediğiniz o AB ile birlik olup sınırları kaldırdı. ABD vatandaşları çok rahat Kanada’ya, Meksika’ya sınırdan geçiyorlar. Örnekler çoğaltılır. Bir evlat 100 yıl sonra babasının ocağına, anasının kucağına gelmişiz kavim gardaş sen hala vatandaşlık diyorsun. Mesele verilecek bir kimlik ise böyle kürsülerden, ekranlardan, sosyal medyadan bağırdığınız, sürekli bizi kötülediğiniz. Biz kötüysek verin Çanakkale’deki dedemlerin mezar taşlarını, bizleri canlı canlı gömün Suriye’nin toprağına o zaman… Suriyeliler şöyle Suriyeliler böyle sürekli konuşuyorsunuz..

Aslolan ayrılmamak bir kere savruldun mu ne tarihin kalır ne talihin...

Şimdi bayramdı ya hani ben de bekledim senin gibi
Sırayla gelip, vurdular evlerimizi
Yani anlayacağın, alıştık artık biz her gün ölmeye
Ne yazık ki ÖLÜM , bayramı da tanımadı..!

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Habere 1 Yorum Yapılmış

  • Ali Özek

    15 Temmuz 2016 17:05

    Cevap Ver

    SURİYELİLERE VATANDAŞLIK VERİLMESİ VE AVRUPADAKİ TERÖR
    Bugün Avrupanın bir çok ülkesinde özellikle müslüman ve afrikalı çok sayıda azınlık bulunmaktadır. Son 50 yıldır Avrupa ülkelerinin ekonomik kalkınmasına büyük destek olmuş bu azınlık kitlesi maalesef gerekli karşılığı görememiştir. Birçoğuna vatandaşlık hakkı verilmekle birlikte özellikle sosyal, ırki ve dini nedenlerle hep ötekilileştirilmiş, küçümsenmiş, aşağılanmış ve dolayısıyla üçüncü sınıf insan muamelesine tabi tutulmuştur.
    Bugünkü durumda bu azınlık kitlesi DAEŞ vb terör örgütlerinin görüşlerinde kendilerine değer aramışlardır ve maalesef bulduklarını sanmışlardır. Uğradıkları haksızlıkların intikamını DAEŞ fikirlerinin ve eylemlerinin alacağına inanmaya başlamışlardır. Sonuçta günümüzde çok sayıda örneğini gördümüz üzere, birçok Avrupalı müslüman azınlık, gönüllü olarak DAEŞ adına intikam eylemleri gerçekleştirmiştir.
    Türkiye olarak kucak açtığımız ve misafir ettiğimiz Suriyeli vatandaşlarımızı savaştan sonra kapı dışarı etmek gibi bir seçenek olmamalıdır ve olmayacaktır. Onlar diledikleri kadar bu ülkede kalmaya devam edecek, bu ülkenin değerlerini zenginleştirmeye katkı sağlayacaktır. Ancak Avrupa ülkelerinin düştüğü hataya düşmemek için onları mümkün olduğu kadar bu ülkenin sadık birer vatandaşı olmalarının yolu açılmalı ve sosyo-ekonomik araçlarla Türk vatandaşlarıyla kaynaşmaları sağlanmalıdır. Aksi taktirde Suriyeliler de gün gelecek kendilerini birer terör eyleminin gönüllü elemanı yapacaklardır. Nasıl ki 2000 li yıllara kadar ikinci sınıf insan muamelesi gören kürt kökenli vatandaşlarımız gibi!...
    Suriyelilerin belli kriterler çerçevesinde TC vatandaşlığına kabulünü sonuna kadar destekliyorum. Bu konuda olumlu-olumsuz birçok şey yazıldı-söylendi. Aslında bu konunun tartışma konusu yapılması bile yersiz olmuştur. Nitekim toplumda son günlerde, her siyasi görüşte ve her ırki kökenden vatandaşımızda derin görüş ayrılıkları olmuştur. Durup dururken toplum ikiye bölünmüştür. Bir kısım insanımızda ciddi manada Suriyeli düşmanlığı oluşmuştur. Şimdi devlet yetkililerimiz bu hatanın yol açtığı bölünmeyi ortadan kaldırmak için enerji harcamaktadır. Yapılması gereken şu idi: Belirlenen kriterler çerçevesinde, geçmişi iyice incelenen Suriyeliler, sessiz sedasız vatandaşlığa kabul edilmeli idi. Kaldı ki bunun için yeni bir Kanun çıkarmaya da gerek yok; çünkü 5901 sayılı TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU bunun için yeterlidir.
    Suriyelilere vatandaşlık verilmesi gerektiğini yazanlar ve söyleyenler, görüşlerini haklı çıkarmak için, Fransanın mandası altındaki Hatayın önce bağımsızlığını ilan etmesi, ardından yapılan halkoylaması ile Türkiye Cumhuriyetine ilhak kararını alması örneğini vermektedir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, Hatayın bağımsızlığı ve Türkiye Cumhuriyetine ilhakı için yapılan oylamaya TC vatandaşlığına kabul edilmiş Hataylılar değil, Hatay Devleti vatandaşları katılmıştır. Dolayısıyla vatandaşlığı kabul etmek ile bağımsızlık oylaması arasında bir bağlantı yoktur. Tam tersi TC vatandaşlığına kabul edilen bir Suriyeli, artık kendi ülkesindeki bir oylamaya katılamayacaktır.
    Bu nedenle Suriyelilerin TC vatandaşlığına kabulü konusundaki görüşleri desteklemek maksadıyla Hatay örneğini vermek doğru değildir (çünkü tezin haklılığını zayıflatıyor); buna ihtiyaç da yoktur.
    Onları; “Suriyeli, Arap, mülteci, sığınmacı, cihatçı, vs.” olarak değil ‘’MİSAFİR’’ ve “MUHACİR” olarak görmemiz gerekir. “Çünkü medeniyetimizi besleyen ortak değerlerden biride kapımıza geleni Allah’ın kutsal bir emaneti saymamızdır.”
    Türkiyede misafir edilen bir Suriyeli gencin mektubunu lütfen okuyunuz. Lütfen…

Gündem
CHP'li Çerçioğlu'ndan Türk lirasına destek.
Türkiye
Şırnak'ta terör mağduru ailelere destek
Dünya
Haşdi Şabi, PKK’ya tanksavar ve uçaksavar verdi!.

Hava Durumu

Detaylı Hava Raporu